WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın, davasını 6100 Sayılı Hukuk mahkemeleri Kanunu Madde:107 uyarınca belirsiz alacak şeklinde açtığını, ancak, davacının davasını belirsiz alacak şeklinde açmış olması HMK' ya açıkça aykırı olduğunu, öncelikle davacı taraf, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tacir sıfatına haiz olup, Müvekkil menfaatine yaptığını iddia ettiği işlerin bedelini bilebilecek veya hesaplayabilecek yegane kişi olduğunu, davacının, anılan talebini belirsiz anılacak davasına konu etmesi, zımni olarak böyle bir mesleki bilgi ve tecrübeye sahip olmadığı anlamı taşımaktadır ki bu husus TTK hükümlerine aykırı olduğunu, davacı, Müvekkile ödemediği ve müvekkil tarafından henüz tahsil edilmeyen bedellerin iadesini talep etmektiğini, müvekkil tarafından bahse konu alacak kalemleri yönünden davacıya toplam 126.600,00TL'lik iki adet e- fatura tanzim edilmiştir....

Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nın 77 ve devamındaki maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir....

Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir....

Şti. yönünden yöneltilen alacak ve tazminat taleplerinin her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan kaynaklı olarak ileri sürülmüş olması gerektiği, temin edilen ve getirtilen ticaret sicil kayıtlarına göre işletmenin ticaret siciline tescilinin yapılmadığı, ticaret siciline kayıtlı olmayan işletmenin ticari işletme olarak nitelendirilmesi ve ticari işletmenin devrinden kaynaklı olarak uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması için devre konu işletmenin ticari işletme sıfatının bulunması gerektiği ve bu işletmenin devrinin ticaret siciline tescil edilmesi gerektiği, ancak az evvel ifade edildiği üzere ticari işletmenin devrine ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı ve devrin ticaret siciline tescil ve ilan şartının yerine getirilmediği, sonuç olarak ticari işletmenin devrine ilişkin bir devir olgusunun bulunmadığı ve taraflar arasında ticari işletmenin devrine ilişkin bir iş ve işlem bulunmadığından TBK m.80 kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine...

Yargıtay kararları uyarınca dönme halinde iade işleminin genel olarak sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında yapılacağı kabul edilmektedir.Davalı, Davacı’nın iddiasının sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olduğunu ve Kanun’da öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçtiğini iddia etmektedir. Sebepsiz zenginleşmeye bağlı taleplere ilişkin zamanaşımı süresi TBK m. 82 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre; “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.”. Görüldüğü üzere kanunda sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak hakkına ilişkin olarak iki tür zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Hak sahibinin sebepsiz zenginleşmeden doğan alacağını talep etme hakkını öğrendiği tarihten itibaren iki yıl geçmekle alacak zamanaşımına uğrar....

DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, şirket ortağı olunmadığının, taraflar arasında geçerli bir şirket hisse senedi satışının yapılmadığının ve taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespiti ve ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesine yönelik alacak davasıdır. Mahkememizce; taraf vekillerinin verdikleri dilekçeler, davacı vekilinin sunduğu şirket hisse senetleri, tahsilat makbuzlarına ilişkin belgeler, mahkememizin ... Esas (bozma sonrası ......

yatırımları tespit edilememiş olsa bile mali müşavirin tarafların kayıtlardan davacı tarafından ödenmeyen bakiye sabit yatırım araçlarının değerinin 8.709,06 TL olduğunu tespit ettiği, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak bunun iadesini talep edebileceği, haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilebilecek ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince 18.09.2010 tarihinden itibaren faize hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.709,06 TL sabit yatırım alacağının davalı Gümüş Bağ Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden verilen husumetten red kararı kesinleştiğinden karar oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir....

Dava dilekçesindeki iddialar çerçevesinde sebepsiz zenginleşme hukuksal durumunun açıklanmasında fayda bulunmaktadır. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı BK)’nun konuya ilişkin 61 ve devamı maddelerindeki (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (Benzer hüküm 6098 sayılı TBK)’nun m. 77 vd.yer almıştır.) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Bu genel açıklamadan sonra sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için aranan şartların açıklanmasında yarar görülmüştür....

Davaya konu 20.000,00 euro bedelin davacı tarafından davalı şirket hesabına aktarıldığı noktasında uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık söz konusu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır. (TBK'nın 77 ve devamı maddelerindeki (Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61. ve devamı maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Taraflar arasında ... plaka sayılı aracın satış bedeli olan 125.590,00 TL bedel için davacının borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davasının yargılamasının yapıldığı ......

na 13/06/2012 tarihinde 107.101,20 TL ödeme yapılmıştır.Dava tarihinde ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 77 vd. maddelerine göre; mal varlığında azalma meydana gelen kişinin, zenginleşen kişiden bunun giderilmesini isteme hakkı hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı ...'nın yaptığı ödemeyi rücu için başlattığı takip üzerine ödeme yapmış ancak daha sonra ...'nın dayandığı ilamda davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda davacı TBK'daki sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davalı aleyhine eldeki davayı açabilecektir....

UYAP Entegrasyonu