ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2014 NUMARASI : 2013/539-2014/656 Taraflar arasındaki alacak (sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı F.. Y.. vekili ile davalılar S.. K.. ve F.....
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....
Dava, davalıya fazladan yapıldığı iddia olunan ek ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. HMK.nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerekir. Ancak, bilirkişi seçimi yapılırken düşüncesine başvurulacak kişi veya kişilerin özel ve teknik bilgilerinin yeterli olup olmadığı üzerinde durulması gerekir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez....
göre borçlunun temerrüde düşürülmediği, TBK m. 117/II hükmüne göre sebepsiz zenginleşenin iyi niyetliği olduğu hallerde temerrüt için bildirimin şart olduğu, anlaşma dışı yapılan ödemelerin TBK'da “borç ilişkilerinin kaynakları” arasında sayılan TBK m. 77 vd. hükümlerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye dayalı talep edilebileceği; davalı tarafından davacıya TL. cinsi paranın gönderildiği; taraflar arasında davacıya ödenen bedelin ülke parası dışındaki bir para birimiyle ödeneceğinin kararlaştırılmadığı; ancak icra takibinde davacıdan Euro cinsi üzerinden ödemenin talep edildiği görülmekle davalının, anlaşmaya aykırı olarak ödendiği belirtilen ödemenin TL. cinsinden (ülke parası ile) yapılması sebebiyle iadesini de TL. cinsinden davacıdan talep edebileceği; davacının TBK m. 117 ve 123 hükümlerine göre temerrüde düşürülmemesi nedeniyle de faizin işletilemeyeceği kanaatine varıldığı; yukarıda mali incelemede hesaplamanın yapıldığı, takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu tespit edilmiştir...
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalıların murisi .... arasında 20/10/1984 tarihinde alım-satım protokolü düzenlendiği, düzenlenen protokolün harici satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, hukuken gerekli şekil şartlarını taşımadığı, sözleşmede bahsi geçen binalar ve dükkanların 2558 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, ilgili parselin imar uygulamasına tabi tutularak 9974 ada 2 ve 9975 ada 1 numaralı parsellerin oluştuğu, arazinin satış değeri ile dükkanın rayiç bedeli talep edilmiş ise de harici satış için ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilinin istenebileceği ve bu miktarın da bilirkişi raporu ile hesaplandığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli alacak talebinin kısmen kabulü ile 8.767,30TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine...
Dava; sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkindir. 1-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi ( HUMK'nun 74. maddesi ) hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural, sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır. Aynı Yasanın, 176 ve devamı maddelerinde ise; ıslah müessesi düzenlenmiş olup, ıslah; taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan bir yöntem olup; iddia ile savunmanın genişletilmesi yasağının istisnaların biridir....
yer almakla beraber, evlilik içinde katkı yapılmadığından davacının mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan bir alacak hakkı (değer artış payı veya katılma alacağı) doğmadığı, yargılama devam ederken harç tamamlanmasının usulünce dava açıldığı ve talepte bulunulduğu anlamına gelmeyeceği, ayrıca bu miktarlarla ilgili davacının sebepsiz zenginleşme nedeniyle ayrı bir alacak davası açma hakkı da bulunduğu gözetilerek, eldeki dava tarihi sonrası yapıldığı iddia edilen kredi geri ödemeleri bakımından hüküm kurma imkanı olmadığını dikkate almak olmalıdır....
Prim ödenmesine ilişkin alınan yönetim kurulu kararı Yüksek Denetleme Kurulu tarafından mevzuata uygun bulunmadığından yürürlükten kaldırılmış olmasına göre, gerçekleşememiş alacağa ilişkin verilen avans niteliğindeki primin; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdadı mümkün bulunmaktadır. Mahkemece, yapılan ödemenin haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan bu konuda araştırma ve inceleme yapılmadan yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davacı vekili Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı S......
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....


