WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhtesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu'nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur....

Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. (TBK m.77/1) Davacının, taşınmaza yaptığını iddia ettiği iyileştirme giderlerini sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca davalılardan isteyebilmesi için yaptığı giderlerin mal varlığından çıkmış ve davalı tarafın mal varlığına geçmiş olması gerekir. Somut olayda; davacı dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazda oturmakta olup, taşınmaz davacının kullanımından çıkmamıştır....

Dava, TTK.’nın 644. maddesine dayalı olarak açılan sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir. Dava konusu bonoların vade tarihleri 20/06/2005 olup, Mülga 6762 TTK 690. madde yollamasıyla TTK’nın 661. maddesine göre, hamilin bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıldır. 21/12/2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımı kesilmiş, bundan sonra yapılan takip işlemleri ile zamanaşımında kesilmeler olmuş, 15/01/2008 tarihinde borçlunun adresinin tespiti için yazılan yazı ile de zamanaşımı kesilmiş, 29/06/2011 tarihinde icra takibi alacaklı tarafından yenilenmiş olup, en son zamanaşımı kesilme tarihi 15/01/2008 ile belirtilen yenileme tarihi arasında üç yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan takip konusu bono, kambiyo senedi niteliğini yitirmiştir. TTK.’nın 644. maddesi uyarınca, zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı sebepsiz zenginleşme davasının hamil tarafından keşideciye karşı bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir....

Ancak yüklenici davalı ile davacı arasında yapılan harici satış sözleşmesi gereğince davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayandığı dikkate alınarak şayet yüklenici davalının, arsa sahibi davalıya karşı feshedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yaptığı inşaat bölümü yönünden sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak talep edebileceği bir hakkı varsa davacının, harici satış sözleşmesi ile satın aldığı bağımsız bölüme düşecek hissesi oranında davalı arsa sahibi ...' ten talepte bulunabilir. Ayrıca, davacı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinden sonrada yüklenicinin eksik işleri ile ilgili satın aldığı bağımsız bölüme harcama yaptığını ileri sürmüştür. Bu durumda, davalı arsa sahibinin yapılan faydalı masraflardan dolayı bir zenginleşmesinin olacağı muhakkaktır....

Hâkim hukuki sebebi belirlerken tarafların davada dayandıkları vakıaları esas alacak ve bu belirlemeden sonra delilleri değerlendirerek bir sonuca varacaktır. Borçlar Kanununa göre borcun kaynakları sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmedir. Bunun dışında borcun kaynağı bir kanun hükmü de olabilir. Bu hükümler çok değişik Kanunlarda yer alabilmektedir. Borcun kaynağının bir Kanun hükmü olması, Borçlar Kanunu anlamında bir borç ilişkisi bulunmamasından değil çoğu kez özel bir sebepsiz zenginleşme hükmünün özel bir Kanunda düzenlenmiş olmasından doğmaktadır. Örneğin Kat Mülkiyeti Kanunundaki ortak giderlere katılma borcu Kanundan doğan bir borç olsa da bu hüküm bulunmamış olsa idi Borçlar Kanundaki sebepsiz zenginleşme veya vekâletsiz iş görme hükümlerine göre istenmesi mümkün olabilecek bir alacaktır....

Esasına kaydının yapıldığı, mahkemenin ... tarihinde görevsizlik kararı verilerek karara çıktığı, kararda; sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir alacak davası gibi gözükmekle birlikte uyuşmazlığın temelinde davacının bankacılık faaliyeti sonucunda krdei sözleşmesinden doğan bir hakkın gereği olarak ödeme yapmaktan imtina etmek istenmesine rağmen icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kalması, dolayısıyla 6102 sayılı TTK'nın 4,5 ve19. Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın, salt sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava kabul etmek mümkün olmayıp, yasa gereği ihtisas mahkemesi olan asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği şeklinde karar verildiği anlaşıldı. İstanbul ......

Dava, yersiz ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. TBK. m.77/1'e göre zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK. m. 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir....

Davada, davacının taşınmaza yaptığı imalatın (muhtesatın) davacı tarafından yapıldığının tespiti ile muhtesat bedeli talep edilmektedir. . 818 sayılı BK.'nun 61-66.maddelerine (6098 sayılı TBK.'nun 77-82.maddelerinde) sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Davacının vergi borcundan dolayı dava konusu taşınmazda bulunan payına isabet eden miktar kadar muhtesat değerinden yararlandığı, muhtesat bedelinin geri kalan kısmı ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı tartışmasızdır....

Bu gibi durumlarda tespit davacısını eda davası olarak sebepsiz zenginleşme davası açmaya zorlamak “usul ekonomisi ilkesi”ne aykırı olacaktır. Diğer yandan, bazı durumlarda tespiti istenen muhtesatın, taşınmazın olası satışında sürüm değerine hiçbir etki yaratmayacak nitelikte olması da gerçekleşebilir. Üzerinde yıkılması gerekli harap bir yapı (muhtesat) bulunan taşınmazın sürüm değerinin, sadece arsa değerinden ibaret olduğunun bilirkişice bildirilmesi durumu buna örnek olup; kanımca böyle bir olasılıkta, mahkemece açılan tespit davası reddedilmelidir. Somut davada, mahkemece davacıların meydana getirdiği işlerin mirasbırakandan kalan eski bir eve yapılan tamirat, bakım ve onarım işleri niteliğinde olduğu, bütünüyle kendileri tarafından meydana getirilmiş müstakil bir yapı bulunmadığı, yapılan işlerin ancak sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasına konu edilebileceği gerekçesiyle: tespit davasının reddine karar verilmiş; bu hükmü davacılar temyiz etmiştir....

Davacının alacağı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalıdır. 6098 sy TBK. m.77/1'e göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı TBK. m. 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zengin- leşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödedi- ğini geri isteyebilir. Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunan da bağışlama irade ve arzusunun bu- lunmadığını gösteren bir yanılmadır....

UYAP Entegrasyonu