Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davalarında hak düşürücü sürenin düzenlenmediği ve cevap dilekçesi ibraz süresi geçtikten sonra zamanaşımı def'inde bulunulduğundan davalı tarafın usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği, davalı taraf aşama itibariyle savunmalarında sözleşmeye dayansa da, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olması ve davacının da davasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırması karşısında, davalının, imalatların yıkıma muhtaç olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmeyeceği, imalatların maliyetlerinin hesabında işçilik, nakliye gibi kalemlerin yer alması gerektiği, yıpranma sebebiyle imalat bedelindeki azalmanın, imalatı oluşturan tüm harcama kalemlerini kapsayacağı, % 20 yıpranma payı düşüldükten sonra tespit edilen bedel üzerinden davacının imalat bedeline hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temiz etmiştir....
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak nedeniyle takip öncesi dönem için faiz talep edilmesinin ancak borçlunun temerrüde düşürülmesi halinde söz konusu olacağı, davacı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğünü dair ihtar,ihbar vs sunulmadığından dava konusu alacak ile ilgili olarak takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; 02.11.2021 tarihli harici satım sözleşmesine istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete, şirket yetkilileri aracılığıyla sözleşme kapsamına göre banka yolu ile kapora ödemesi yapıldığı, bu ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davacı şirket tarafından iade edilmesi gerektiği, bu kapsamda İstanbul .... . İcra Müdürlüğünün .......
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun malvarlığından bir başkasının aleyhine olarak zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Haklı bir sebep olmaksızın başkası zararına mal edinen kimse onu iade ile yükümlüdür. Sebepsiz zenginleşme kurumunun varlık sebebinde haksız değer kaymalarının önlenmesi amaçlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davalıya yersiz ödeme yapıldığı sabittir. Konunun, sebepsiz zenginleşme hükümleri (TBK 72-82.maddeleri) çerçevesinde değerlendirilerek; davacının davaya konu eksik vergi kesintisi nedeniyle davalıya yaptığı yersiz ödeme miktarını talep edebileceğinden dava konusu miktarın tespiti ile sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken; yanılgılı değerlendirme sonucu dava dışı şirketin sorumlu olduğu benimsenerek davanın reddine ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasınının ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu'nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, tel çit, demir kapı ve yer betonu taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
Davada, dava dışı kiracının tükettiği elektrik borcunun (yeni abonelik tesisi için) davalı idareye ödenmek durumunda kalındığı, oysa kiracının borcundan sorumlu olunmadığı, böylece borçlu bulunmadığı hususunun tespiti ile yapılan ödemenin geri tahsili istenilmiş; mahkemece, istirdat davası için öngörülen 1 yıllık sürede dava açılmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Kural olarak olayları izah taraflara, hukuki nitelemede bulunmak Hakim'e ait bir görevdir (HUMK.mad.76). Somut olayda aslında üçüncü şahsın tükettiği elektrik bedelinin yeni abonelik tesisi için ödendiği ileri sürelerek, iradi olmayan ödemenin geri tahsili istenmektedir. Bu durumda dava, İcra İflas Kanununun 72.maddesi kapsamında istirdat değil, BK.nun 61.maddesine göre, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemidir. Delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek hak düşürücü süreden bahisle istemin reddi doğru görülmemiştir....
Davacı taraf, her ne kadar alacak istemini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırmış ise de sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinin; bir tarafın mal varlığında artma, diğer tarafın mal varlığında azalma ve mal varlığındaki azalma ile mal varlığındaki artış arasında illiyet bağının bulunması koşullarına bağlanmıştır. O halde, dava dışı işçilere ödeme yapılmadıkça bir tarafın mal varlığında artma, diğer tarafın mal varlığında artıştan söz edilemeyecektir. Davacı yan, dava dışı işçilere kıdem tazminatı adı altında iddia olunduğu gibi mükerrer ödeme yapması durumunda, sözleşmeden kaynaklı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talebinde bulunabilecektir. Esasen, sözleşme kapsamında dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının, TBK 167. Maddesi uyarınca rücuen tazminat istemi, sözleşmeden kaynaklı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmaktadır....
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın açıldığı tarihte, 5208/244 parselde (eski 3083), davacının 5/16, davalı ...'nin 1/4, diğer davalı ...'...
Öyleyse, ortaklığın giderilmesi davasında satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise -satış henüz yapılmamış olsa bile- muhtesat tespiti davasının artık dinlenmesinde hukuki yarar kalmayacaktır. Zira, artık hak iddia edenin genel hükümlere dayalı (sebepsiz zeginleşme, TBK.md.77 vd.) bir eda davası açma imkanı devreye girecektir). Ayrıca, paydaş veya miras ortağı olmayanın (üçüncü kişilerin) ortaklığın giderilmesi davasında taraf sıfatı olmayacağından; muhtesat tespiti davası açma hakkının da bulunmadığının da kabulü gerekir....
Hukuk Dairesi ve mahkeme direnme kararında davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. BK 61. ve 62 maddelerince haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının mal karşılığında veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Sebepsiz zenginleşmeden söz edebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Sebepsiz zenginleşen aleyhine zenginleştiği tarafa karşı asgari geri verme borcu altındadır. Sebepsiz zenginleşme alacaklıya ikinci derecede (tabi nitelikte) bir dava hakkı temin eder. Mal varlığındaki azalmanın başka asli nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelmez....


