in mirasını reddettiğini, mirastan intikal eden pay dışında bir malvarlığı bulunmadığını, mirasın reddi sırasında borçlarına karşılık bir güvencede göstermediğini ileri sürerek, mirasın reddinin iptali ile resmen tasfiyesini; birleştirilen davada da davacılar .... ile ... da aynı gerekçelerle mirasın reddinin iptali ile resmen tasfiyesini istemişlerdir. Davalı, davacıları zarara uğratma kastının bulunmadığını, murisi ile uzun yıllardır görüşmediğini, ayrıca kardeşlerinin edindiği malların da muris adına kaydedildiğini, acz içinde olduğuna ilişkin belge sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar süresinde yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, mirasın reddinin iptali ile mirasın resmen tasfiyesine karar verilmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/239 Esas, 2014/278 Karar sayılı dosyada reddettiğini, davalının murisinin terekesinin borca batık olmadığını, davalının alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla mirasın reddettiğini bu nedenle mirasın reddinin iptali ile, davacıya cebri icra ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, hak düşürücü sürenin geçtiği, davalının murisin sağlığından miras payı aldığı gerekçesiyle mirası reddettiğinden bahisle davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın hukuki niteliği bakımından TMK'nin 617. maddesine dayalı mirası reddin iptali isteği olduğu, iptali istenen ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyada davalının 28.03.2014 mirasın reddi talebinde bulunduğu, mirasın reddinin iptali davasının ise 20.05.2015 tarihinde açıldığı ve 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/09/2014 NUMARASI : 2014/26-2014/515 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.01.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, mirası reddin iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalının murisi ...'ın aleyhinde İzmir 5....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mirası Reddi İptali K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali isteğine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulunun 10.01.2020 tarihli ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı kararı ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilen, 28.01.2020 tarihli ve 31022 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (7.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 06.07.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Esas dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Kural olarak mirasın reddi bağışlama sayılmaz. Ancak borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla mirası reddetme işlemi tasarrufun iptali davasına konu olabilmektedir. Mirasın reddine dair işlem ile terekenin açılmasıyla borçlunun aktifine geçecek olan mal para vs. değerler karşılıksız olarak diğer mirasçılara geçeceğinden borçlunun mirasın reddine ilişkin tasarrufu diğer iptal koşullarının oluşması halinde İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptale konu olabilecek tasarruflardandır....
GÖREVLİ MAHKEMEMİRASIN REDDİNİN İPTALİ 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 605 ] 5235 S. ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADL... [ Madde 6 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 8 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. Mirasbırakan 25.12.2007 tarihinde vefat etmiş, mirasçılarından kızı Pınar, 12.03.2008 tarihinde sulh hakimine başvurarak mirası kayıtsız şartsız reddettiğini bildirmiştir. Bu beyan sulh hakimince 16.06.2008 tarihinde tutanağa bağlanmıştır. İstek, mirası kayıtsız şartsız reddin iptaline ilişkindir (TMK m. 605/1). Sulh Hukuk Mahkemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile diğer kanunlarda belirtilen görevi yerine getirir....
MİRASIN REDDİMİRASIN REDDİNİN İPTALİ 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 617 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler (TMK md. 617). Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir (TMK md. 617/2). Açıklanan yasal hüküm gereğince, mirasçının alacaklılarının reddin iptalini isteme hakkı mevcuttur. O halde, taraflara delillerini sunmaları için mehil verilmesi, göstermeleri halinde delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken "mirasın reddinin şahsi bir hak olduğundan" söz edilerek isteğin reddi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.06.2012 gününde verilen dilekçe ile mirası reddinin iptali talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R I- 7201 sayılı Tebligat Kanununun; 1-"Bilinen Adreste Tebligat" kenar başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır....
ın mirası reddettiğinin tespit ve tesciline 20.04.2005 dair kararın verilmesinden sonra, mirasçılar arasında görülen mirasçılığın tespitine yönelik davalar ile mirasbırakanın itirazın iptali davasının da neticelenmesi sonunda; 20.03.2020 tarihinde ... mirası ret talebinin bulunmamasına rağmen, vekili ... ...'ın vekaletnamesinde mirasın reddi yetkisi de içermediği halde mirasın gerçek reddinin tespit ve tescilini talep ettiğini ileri sürerek mirasın reddedildiğinin tespitine yönelik kararın bozulmasını istemiştir. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince ...'ın mirası ret beyanından dönmesinde diğer mirasçıların muvafakati bulunup bulunmadığının araştırılması, muvafakatlarinin bulunmaması halinde ise dava açıldığı tarihte mirasın reddini talep eden vekilin vekaletnamesinde özel yetki bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama sonucunda ise ...'...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.05.1985 tarihli 1985/11 Esas, 1985/485 sayılı Kararı ve yine Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.02.1985 tarihli, 1984/53 Esas, 1985/1 sayılı Kararı ile mirası reddetmişlerdir. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 2011/1443 Esas, 2011/1373 Karar sayılı muris ...'in veraset ilamında, ... mirasçılarından olan oğlu ...'in ölü olduğu belirlendikten sonra yukarıda belirtilen mirası red kararlarına atıf ile mirasçıların payları gösterilmiş, mirasın reddinin hukuki sonuçlarının terekenin bölüşülmesi sırasında gözetilmesine karar verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/940 Esas, 2010/930 Karar sayılı veraset ilamında muris ... in veraset ilamı talep edilmiş, ..., ..., ...e ve ...'e ait miras payları belirtilmek suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Bu kararda mirası redden bahsedilmemiştir. Davalı ...'...


