WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Ayrıca, akitte gösterilen bedel ile keşfen saptanan gerçek değer arasındaki fark da tek başına temlikin muvazaalı olduğunu göstermez.6100 sayılı HMK’nin 190. ve 4721 sayılı TMK’nın 6. maddeleri uyarınca herkesin iddiasını ispatla mükellef olduğu kuşkusuzdur.Yukarıda açıklanan ilkeler ve tespit edilen olgular ile iddialar değerlendirildiğinde, davacı taraf, dayandığı deliller ile mirasbırakan ...’in mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak hereket ettiğini kanıtlayamamıştır.Öte yandan, tapu iptal ve tescil talebi kabul edildiği için terditli olan muhtesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır....

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen görülen davada;Asıl davada davacı, mirasbırakan babaannesi ...’nın 295 ada 19 parseldeki 8 no’lu ve 2983 ada 142 parseldeki 12 no’lu bağımsız bölümü mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini, daha önce mirasçı ... tarafından davalı aleyhine açılan ...8....

nun kendisine ait dava konusu 196, 197, 1395, 1396, 1398, 1495, 1496, 1499 ve 1506 parsel sayılı taşınmazlarını kadastro tespiti sırasında, satış suretiyle temlik ettiğini beyan ederek davalılar adına tescil ettirdiğini, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığını, satışın gerçek olmadığı gibi, kadastro tespitinden 10 yıl öncesinde davalıların taşınmazları satın alacak maddi güçlerinin bulunmadığını, amacın kız çocuklarını mirastan mahrum etmek olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini olmadığı takdirde saklı payları oranında tenkisini istemişlerdir. Davalılar, mirasbırakanlarının mevcut borçlarını ödediklerini, karşılığında kendilerine taşınmazların verildiğini, amacın mirastan mal kaçırmak olmadığını, satışın gerçek olduğunu belirtip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, satış işlemlerinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir....

Mahkemesine şikayette bulunduğu ve 06/08/2008 tarihinde talebin reddedildiğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından senetteki yazı ve imzaların sanık, .... ve tanık ... İ....’in eli ürünü olup olmadığı yönünde .........

in, UYAP kanalıyla Mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 01.11.2013 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş, 3- Kabul ve uygulamaya göre de; a- 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması b- Adli emanete kayıtlı suça konu belgenin akıbeti konusunda bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,...

kurulması, 2-) Kabul ve uygulamaya göre de; a-) TCK’nun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendindeki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, b-) Suça konu çekin akıbeti hakkında karar verilmemesi, Yasaya aykırı, c-) T.C....

üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B-Sanık ... hakkında "kimliği hakkında yalan beyanda bulunma" suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; 1-Sanık savunmasında, soruşturma sırasında teyzeoğlusu Orhan Korkulu'nun ismini verdiğini belirttiğinden, Orhan Korkulu'nun gerçek kişi olduğunun tespiti halinde eylemin 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 269. maddesinde belirtilen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, 2- 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz...

E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 50 tam gün olarak tayin edilmesi, 3-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2013 tarihinde...

şahsın araca taktığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların savunmalarında geçen ... isimli şahsın araştırılarak, açık kimlik ve adres bilgisinin tespit edilmesi, sanık savunmalarına karşı diyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, II) Kabul ve uygulamaya göre de; Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a,b,d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C....

Ö..kimlik bilgilerini bilip bilmediğinin sorulması, adı geçenin kimliğinin tespiti halinde tanık olarak dinlenilmesi, suça konu çek üzerinde bulunan hesap bilgilerinin gerçek olup olmadığının ilgili banka nezdinde araştırılarak sahih olması durumunda keşideci şirket yetkilisinin olaya ilişkin beyanın alınması ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu sahte çek aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme...

UYAP Entegrasyonu