'a ait adresini bildirmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından; ......
Sanığın suça konu aracı kiraladıklarına ilişkin savunması karşısında; araç ruhsat sahibi olan ...... un beyanının alınarak aracı satıp satmadığı, sattığının tespit edilmesi durumunda kime ve ne zaman sattığı hususunun 5 Şubat 2008 tarihli vekaletname de müştekiye gösterilip sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 15/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirastan feragat sözleşmesi geçerli olmamakla birlikte davacıların bu belgeye göre para aldıklarının kabulü gerektiği, tanıkların beyanının da bu yönde olduğu, ödenen bedelin hak dengesine uygun olduğu, mirasbırakanın tüm mirasçıları kapsar şekilde paylaştırma yaptığı, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, eksik inceleme ile karar verildiğini, mirastan feragat sözleşmesinin geçersiz olduğunu, Mahkemece hem sözleşmenin geçersiz kabul edilip hem sözleşme maddelerine göre hüküm tesis edilmesinin çelişkili olduğunu, anne ...'...
in tasarruf ehliyetinden yoksun bulunması sebebiyle hukuken geçersiz olması sebebiyle iptaline, muris ... terekesi adına iştirak halinde mülkiyet olarak tespiti ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; ...'in kendi özgür iradesiyle düzenlediği vasiyetname ile davacıyı mirastan yoksun bıraktığını, yoksun bırakma sebeplerini vasiyetnamede bildirdiğini, davacı ve çocuklarının merhuma kötü davranmalarının sonucu olan bu mirastan yoksun bırakılma kendilerinin büyük kıskançlık öfke ve hırsa kapılmalarına yol açtığını, davalıların mirastan kendisine pay vermek amacıyla korkutmak, sindirmek, caydırmak ve anlaşmaya zorlamak için bu davanın açıldığını, 04/07/2006 tarihinde murisin tam ehliyetli olduğunu, özgür iradesi ile hisseleri müvekkiline devrettiğini, devrin yasaya uygun olduğunu, iddiaların doğru olmadığını, ...'na devredilen hisselerinde yasaya uygun olarak yapıldığını, dava tarihi itibariyle ......
in tasarruf ehliyetinden yoksun bulunması sebebiyle hukuken geçersiz olması sebebiyle iptaline, muris ... terekesi adına iştirak halinde mülkiyet olarak tespiti ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; ...'in kendi özgür iradesiyle düzenlediği vasiyetname ile davacıyı mirastan yoksun bıraktığını, yoksun bırakma sebeplerini vasiyetnamede bildirdiğini, davacı ve çocuklarının merhuma kötü davranmalarının sonucu olan bu mirastan yoksun bırakılma kendilerinin büyük kıskançlık öfke ve hırsa kapılmalarına yol açtığını, davalıların mirastan kendisine pay vermek amacıyla korkutmak, sindirmek, caydırmak ve anlaşmaya zorlamak için bu davanın açıldığını, 04/07/2006 tarihinde murisin tam ehliyetli olduğunu, özgür iradesi ile hisseleri müvekkiline devrettiğini, devrin yasaya uygun olduğunu, iddiaların doğru olmadığını, ...'na devredilen hisselerinde yasaya uygun olarak yapıldığını, dava tarihi itibariyle ......
in tasarruf ehliyetinden yoksun bulunması sebebiyle hukuken geçersiz olması sebebiyle iptaline, muris ... terekesi adına iştirak halinde mülkiyet olarak tespiti ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; ...'in kendi özgür iradesiyle düzenlediği vasiyetname ile davacıyı mirastan yoksun bıraktığını, yoksun bırakma sebeplerini vasiyetnamede bildirdiğini, davacı ve çocuklarının merhuma kötü davranmalarının sonucu olan bu mirastan yoksun bırakılma kendilerinin büyük kıskançlık öfke ve hırsa kapılmalarına yol açtığını, davalıların mirastan kendisine pay vermek amacıyla korkutmak, sindirmek, caydırmak ve anlaşmaya zorlamak için bu davanın açıldığını, 04/07/2006 tarihinde murisin tam ehliyetli olduğunu, özgür iradesi ile hisseleri müvekkiline devrettiğini, devrin yasaya uygun olduğunu, iddiaların doğru olmadığını, ...'na devredilen hisselerinde yasaya uygun olarak yapıldığını, dava tarihi itibariyle ......
Lehdar ... dosyadaki beyanında senedin, mirastan feragat karşılığı düzenlendiğini belirtmiştir. Dava konusu senedin düzenleme tarihi 05.12.2008 olur, mirasta feragat sözleşmesi ile aynı tarihi taşımaktadır. Davacı, dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulünde isabet görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, yukarıda değinilen ilke ve olgular tüm dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde,mirasbırakan ...’nun amacının mirastan mal kaçırma olmadığı, kendisinin yaşlılığı döneminde 6-7 yıl boyunca evine alarak tüm bakım ve gözetimi ile ilgilenen davalıya minnet duygusu ile dava konusu taşınmazı devrettiği, bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu, davacıların mirastan mal kaçırma yönündeki iddialarını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de, Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı hususlarının araştırılmasında ve satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Somut olayda, yukarıda değinilen olgular açıklanan ilkeler ışığında değerlendirildiğinde, mirasbırakan ...... ve ......'nin yapmış olduğu temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, her ki davanın da kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur....
ın dava konusu 1720 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu meskenini mirastan mal kaçırmak amacıyla davalı kardeş...'a devrettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali-tescile, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ise, satışın gerçek olduğunu, satış bedelini ödediğini, muris babasının davacı oğlu ile dava dışı kızına da katkılar sağladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın mirastan mal kaçırmak amacıyla temlik edilmediği, tenkis yönünden de hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Getirtilen kayıt ve belgelerden, davaya konu 1270 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (3) nolu bağımsız bölümünün muris...adına kayıtlı iken, 23.07.1996 tarihli resmi akitle davalı oğlu...'a satış yoluyla temlik edildiği, mirasbırakanın 15.03.2006 tarihinde, eşinin de 12.07.2011 tarihinde ölümleriyle, geride mirasçıları olarak çocukları ...ve ...'ın kaldığı görülmektedir....


