WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçu kapsamında kalacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi, 2- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılanların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

in soruşturma aşamasındaki ifadesinde, Ziraat Bankasındaki hesabından 3.500 TL çekip sanığa verdiğini, kovuşturma aşamasında ise, 10.000 TL kredi çekerek sanığa verdiğini, ayrıca Eskişehir'de bulunan Sakarya isimli mağazadan sanık adına kefil olarak ev eşyaları aldığını iddia etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, ilgili banka veya bankalardan suç tarihinde katılan A.....

ın ise "müştekiyi telefonla aradığında senedin kendisine ait olup yılbaşında öderim dediğini" ifade etmeleri karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla H.. S.. ve H.. S..'...

Noterliği’nin 07.02.1989 tarih ...... yevmiye nolu vasiyet yolu ile miras hissesinin devrine ait sözleşme ile dava dışı kardeşi ......... lehine, davacılardan ...... ile yapılan ... 3.Noterliği’nin 07.06.1994 tarih ... yevmiye nolu mirastan ...... sözleşmesi ile dava konusu taşınmazlardaki miras haklarından dava dışı kardeşleri ......, ...... ve ...... lehine ...... edildiği anlaşılmaktadır. Oysa mirasbırakan tarafından, davacıların miras haklarından lehine ...... ettikleri dava dışı kardeşlerine yapılan bir temlik söz konusu değildir. Mirasbırakan tarafından lehine mirastan ...... edilmeyen ...’a temlik yapılmıştır. Mahkemece, mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak taşınmazların ...’a temlik edildiği iddiası bakımından hükme elverişli araştırma, inceleme ve bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca gidildiği görülmektedir....

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır....

Y..’a yönelik dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı; sanıklar Y.. Y.. ve K.....

Somut olayda, dava 21/05/2001 tarihinde açılmış, davacılar 1970 tarihli mirastan feragat sözleşmesine dayanmış, taşınmazların kadastro tespiti 1979 tarihinde yapılmış, tespitler 07/07/1982 ile 31/03/1980 tarihlerinde kesinleşmiştir. Tüm bu açıklamalara göre davacı tarafın iddiası; kadastro tespit tarihinden önceki hukuki sebebe dayalıdır. O halde, yukarıda yapılan açıklamalar ve kanun maddesi uyarınca, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildiğinden,hak düşürücü süre davanın her aşamasından gözetilebileceğinden ve kamu düzeninden olmasından dolayı önceki bozmanın taraflar açısından kazanılmış hak doğurmayacağı da gözetilerek davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak mirasbırakan babası ...’ün maliki olduğu ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı, muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, mirasbırakanın 3. kişilere sattığı taşınmazları birden fazla el değiştirdikten sonra baba soyunu devam ettirmek için bedellerini ödeyerek devraldığını, davacının da bizzat kendi payını bedel karşılığında temlik ettiğini, davanın kötüniyetle açıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazların kadastro tespiti sonucu senetsizden davalı adına tespit gördüğü, tapusuz taşınmazlar menkul mal niteliğinde olduğundan satışının herhangi bir şekle tabi olmadığı, muvazanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mirastan feragat sözleşmelerinin hükümsüzlüğünün tespiti ve mirasçılık belgelerinin iptali davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 12.12.2019 gün ve 2019/389 Esas, 2019/8605 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar daha önce temyiz nedeni yapılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay bozma ilamı uyarınca bozmaya uygun olarak verilen mahkeme kararı gerekçesine göre, ilamımız usul ve yasaya uygun olup, düzeltilmesini gerektirir bir neden bulunmadığından, HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....

e temlik ettiğini, 16, 17 ve 24 parsel sayılı taşınmazlarını da kadastro tespiti sırasında davalılar adına tespit ettirdiğini, tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu belirterek, tapuların iptali ile miras payı oranında adına tescilini, aksi takdirde tenkisini talep etmiş, 24 parsele yönelik isteğinden aşamada feragat etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 18 parsel sayılı taşınmaz yönünden muvazaa şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; diğer taşınmazlar hakkındaki dava ise tefrik edilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir....

UYAP Entegrasyonu