"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Miras ortaklığına temsilci atanması KARAR Dava dosyası, inceleme için Yargıtaya elektronik ortamda gönderilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılarak Yargıtaya elektronik ortamda gönderilen dosyaların, elektronik ortamda incelenebilmesi için, fiziki dosyadaki tüm evrakların ‘'taranma” suretiyle elektronik ortama aktarılmış olması zorunludur (HMK md. 445). Hiç kaydedilmemiş veya sisteme kaydedildiği halde taranmamış, eksik ya da hatalı taranmış veya usulüne uygun tarandığı halde doğru isimlendirilmemiş evrak barındıran dosyaların temyiz ve karar düzeltme incelemelerinin elektronik ortamda incelenebilmesi mümkün değildir....
Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda elbirliği mülkiyetine konu paya dayanılarak açılan bu davaya diğer ortakların muvafakatinin sağlanması, bu mümkün olmadığı takdirde davacıya miras ortaklığına temsilci atanması için süre verilmesi, davanın tayin edilecek temsilci aracılığıyla yürütülüp sonuçlandırılması gerekirken bu husus gözardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Tüm mirasçıların terekeye dahil olan bir hak veya malın terekeye iadesi için HMK'nın 59. ve 60. madde hükümleri uyarınca birlikte dava açmaları, aleyhlerine birlikte dava açılması, birlikte hareket etmeleri, dava açmayan ya da açılmayan mirasçılar varsa davaya dahil edilmeleri, asıl olarak katılmaları ve davaya ya da savunmaya onaylarının alınması ya da davayı açan ya da savunan vekile usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri, bunlar sağlanamazsa TMK’nın 640. maddesi gereğince miras ortaklığına temsilci atanması ve davanın onun katılımı ile sürdürülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, gerekçeli kararın ve davalı kooperatif vekilinin temyiz dilekçesinin davacı dışındaki ...'...
Bu durumda tüm mirasçıların birlikte bankaya müracaat ederek ödeme talebinde bulunmaları veya hazır olmayanların usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri ya da miras ortaklığına temsilci atanması TMK'nun 644. maddesi uyarınca iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.12.1986 tarih ve 1985/11-820 Esas, 1986/1177 sayılı Kararı da bu mahiyettedir. Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Muristen intikal eden vadeli hesaptaki paranın ortaklığının giderilemeyeceğinden, yukarıda açıklanan ilkeler gözönüne alınarak davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Bu nedenle, mirasçılık belgesinde isimleri yazılı diğer mirasçıların açılmış olan davaya katılmaları veya yöntemine uygun biçimde muvakatlarının sağlanması, bu da mümkün olmaz ise, Medeni Yasanın 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci atanması suretiyle davaya devam olunması, davanın görülebilirlik koşulu olup, öncelikle yerine getirilmelidir. Bundan ayrı; yörede orman kadastrosu yapılmamış olduğundan, Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tescil davalarında Orman Yönetimi de davada yasal hasım olduğundan resen davadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması da zorunludur. Bu hususlar yerine getirilmeden işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....
K A R A R Dava, miras ortaklığına temsilci atanması davasıdır. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesince murisin son yerleşim yerinin "... Mah. ... Sk. No: .../... .../..." adresi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise müteveffanın vefat etmeden önce ... mah. ... cad. No: ... .../...” adresinde ikamet ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Türk Medenî Kanununun 589. maddesinde "Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.", 19/1. maddesine göre de; "Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir." Dosya kapsamından, müteveffanın nüfus kayıt sistemine göre yerleşim yeri "... mah. ... Sk. No: .../... .../..." ise de ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 04/01/2016 tarih, 2015/23188 sayılı yazıları ile yapılan araştırma sonunda müteveffa O.....
Tüm mirasçıların terekeye dahil olan bir hak veya malın terekeye iadesi için HMK'nın 59. ve 60. madde hükümleri uyarınca birlikte dava açmaları, aleyhlerine birlikte dava açılması, birlikte hareket etmeleri, dava açmayan ya da açılmayan mirasçılar varsa davaya dahil edilmeleri, asıl olarak katılmaları ve davaya ya da savunmaya onaylarının alınması ya da davayı açan ya da savunan vekile usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri, bunlar sağlanamazsa TMK’nın 640. maddesi gereğince miras ortaklığına temsilci atanması ve davanın onun katılımı ile sürdürülmesi gerekir. Mahkemece, verasette iştirak halinde maliklerden Ş.. E..'...
Davacı vekilinin 15.06.2015 tarihli beyan dilekçesi ile yazı işleri müdürünün davayı sehven hatalı kaydettiğini miras ortaklığına temsilci atanmasına ilişkin yeni dosya numarasının 2015/485 E. sayılı dosya olduğunu belirttiği, beyan dilekçesi ile birlikte sunduğu tevzii formunda ise 12.06.2015 tarihinde yeni 2015/485 E. sayılı dosya ile miras ortaklığına temsilci atanması davasının açıldığı, düzeltmenin yapıldığı görülmektedir. Dosya içerisindeki ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/485 E. 2015/855 K. sayılı ilam incelendiğinde, davacının ..., davalıların...'ın mirasçıları, müteveffanın..., davanın miras ortaklığına temsilci atanması davası, dava tarihinin 12.06.2015, karar tarihinin 03.12.2015 olduğu, mahkemece davanın kabulüne, müteveffa...'ın terekesine...'nun TMK'nin 640. maddesi uyarınca paylaşmaya kadar tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği görülmektedir....
Mahkemece, öncelikle davacıya miras bırakanına ilişkin mirasçılık belgesini ya da nüfus kayıt tablosunu sunması için süre ve imkan verilmesi, sunulacak belgeye göre davacıdan başka mirasçının bulunması durumunda, yerel bilirkişi ve tanıklardan yöntemine uygun olarak tüm mirasçıların katılımıyla taksimin yapılıp yapılmadığının sorulup belirlenmesi, taksimin kanıtlanamaması durumunda ise TMK.nun 701 ve 702 maddeleri uyarınca, elbirliği mülkiyetinde tereke malları tüm mirasçılar arasında ortak olup mirasçıların tereke malı üzerinde belli pay ve paylarının bulunmadığı, kendi adına tescil isteyemeyeceği, somut olayda tereke adına dava açılmadığından, dava dışı mirasçıların sonradan davaya katılmalarının sağlanması veya TMK.nun 640.maddesi hükmü uyarınca miras ortaklığına temsilci atanması yoluyla da davanın yürütülemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinin düşünülmesi gerekir....
Tüm mirasçıların terekeye dahil olan bir hak veya malın terekeye iadesi için HMK'nın 59 ve 60. madde hükümleri uyarınca birlikte dava açmaları, aleyhlerine birlikte dava açılması, birlikte hareket etmeleri, dava açmayan ya da açılmayan mirasçılar varsa davaya dahil edilmeleri, asıl olarak katılmaları ve davaya ya da savunmaya onaylarının alınması ya da davayı açan ya da savunan vekile usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri, bunlar sağlanamazsa TMK’nın 640. maddesi gereğince miras ortaklığına temsilci atanması ve davanın onun katılımı ile sürdürülmesi gerekir. Ne var ki kural, mirasçıların hep birlikte hareket etmeleri olmakla beraber, ortaklığı oluşturan mirasçılar arasında terekenin paylaşımı konusunda usulüne uygun düzenlenmiş bir taksim sözleşmesi bulunuyor ise, bu durumda, diğer mirasçıların katılımı aranmaksızın paylaşım sonucu mal/hak kendisine düşen mirasçı tek başına veya diğer mirasçılar ile birlikte dava açabilirler....


