WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Bu nedenle, tüm mirasçıların ortak hareket etmediği (MK 640/11), miras ortaklığına temsilci atanmadığı (MK640/III) ya da elbirliğiyle hak sahipliğinin paylı hak sahipliğine dönüştürülmediği (MK 644) durumlarda, bazı mirasçıların mirasçılık belgesine dayanarak murisin işçilik alacakları üzerinde tek başına tasarrufta bulunması mümkün değildir. Somut olayda, davacıların murislerinin, hak kazandığı kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin istemi "terekedeki hakların korunması" ile ilgili olmayıp terekedeki haktan yararlanmaya yönelik bulunmaktadır. Böyle bir durumda ana kural gereğince birlikte hareket etme gereği vardır. Bu durumda alacakların tahsili konusunda mirası reddetmeyen tüm mirasçıların birlikte dava açması veya miras ortaklığına temsilci atanması yahut TMK' nun 644. maddesi uyarınca iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekmektedir....

Mahkemece; yapılan yargılama sırasında; kök muris ... nun diğer mirasçılarının davaya muvafakatlarının sağlanması ya da TMK'nın 640 maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci atanması için dava açılmak üzere, ayrıca 233 parsel ve 191 nolu parselde malik hanesinde adları bulunan ... ,... , ... , ... 'nin baba adlarının ve soyadlarının; ... oğlu ... , ... , ... kızı ... , ... kızı... , ... kızı ... ve... kız... 'in soyadlarının ve ... nın baba adının tapu kütüğünde düzeltilmesi için davacıya Sulh Hukuk Mahkemesinde tapu kaydı düzeltimi davası açması için verilen kesin süreye rağmen istenilen hususların yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....

Kararın süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; davacıların murislerinin, hak kazandığı kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin isteminin "terekedeki hakların korunması" ile ilgili olmayıp terekedeki haktan yararlanmaya yönelik bulunmakla böyle bir durumda ana kural gereğince birlikte hareket etme gereği olduğu, bu durumda alacakların tahsili konusunda mirası reddetmeyen tüm mirasçıların birlikte dava açması veya miras ortaklığına temsilci atanması yahut Türk Medeni Kanunu'nun 644. maddesi uyarınca iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerektiği, davacıların elbirliği ortaklığının müşterek mülkiyete dönüştüğüne dair iddiada bulunmamış olduklarını, diğer mirasçının davaya dahil edilmesi ya da miras ortaklığına temsilci atanması veya elbirliğiyle hak sahipliğinin paylı hak sahipliğine dönüştürülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/2. maddesi uyarınca süre verilmesi, süre sonunda...

Sulh Hukuk ve Görele Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, miras ortaklığına temsilci atanması istemine ilişkindir. İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce, yapılan adres araştırmasında miras bırakanın Mernis adresinin “Kaba Mah. Ulu Kıran Küme Evleri No:84 Görele/Giresun” olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir....

Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi hükmü uyarınca miras bırakan terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter, davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir. Olayımıza gelince ; davacının davada dayandığı pay kendi adına kayıtlı bağımsız bir pay olmayıp miras bırakanı ... adına kayıtlıdır. Sunulan mirasçılık belgesine göre de adı geçen paydaş 10.10.1984 tarihinde vefat ederek geride mirasçı olarak davacı oğlu ile birlikte eşi ..., ile çocukları ..., ... ( ... ), ... ve ...’yü bırakmıştır....

Tüm mirasçıların terekeye dahil olan bir hak veya malın terekeye iadesi için HMK'nın 59. ve 60. madde hükümleri uyarınca birlikte dava açmaları, aleyhlerine birlikte dava açılması, birlikte hareket etmeleri, dava açmayan ya da açılmayan mirasçılar varsa davaya dahil edilmeleri, asıl olarak katılmaları ve davaya ya da savunmaya onaylarının alınması ya da davayı açan ya da savunan vekile usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri, bunlar sağlanamazsa TMK’nın 640. maddesi gereğince miras ortaklığına temsilci atanması ve davanın onun katılımı ile sürdürülmesi gerekir. Davacı mirasçının işbu davayı açabilmesi için, dava açamayan diğer mirasçıların davaya dahil edilmesi, asıl olarak davaya katılmaları, açılan bu davaya onaylarının alınması ya da davayı açan vekile usulüne uygun vekaletname vermeleri; bunlar da sağlanamazsa TMK'nın 640. maddesi gereğince miras ortaklığına temsilci atanıp davanın temsilci marifetiyle sürdürülmesi gerekir....

Bu nedenle, tüm mirasçıların ortak hareket etmediği (MK 640/11), miras ortaklığına temsilci atanmadığı (MK640/III) ya da elbirliğiyle hak sahipliğinin paylı hak sahipliğine dönüştürülmediği (MK 644) durumlarda, bazı mirasçıların mirasçılık belgesine dayanarak murisin işçilik alacakları üzerinde tek başına tasarrufta bulunması mümkün değildir. Somut olayda, davacının murisinin hak kazandığı kıdem tazminatının ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin istemi "terekedeki hakların korunması" ile ilgili olmayıp terekedeki haktan yararlanmaya yönelik bulunmaktadır. Böyle bir durumda ana kural gereğince birlikte hareket etme gereği vardır. Bu durumda alacakların tahsili konusunda mirası reddetmeyen tüm mirasçıların birlikte dava açması veya miras ortaklığına temsilci atanması yahut TMK' nun 644. maddesi uyarınca iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekmektedir. Davacı elbirliği ortaklığın müşterek mülkiyete dönüştüğüne dair iddiada bulunmamıştır....

Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda elbirliği mülkiyetine konu paya dayanılarak açılan bu davaya diğer ortakların muvafakatinin sağlanması, bu mümkün olmadığı takdirde davacıya miras ortaklığına temsilci atanması için süre verilmesi, davanın tayin edilecek temsilci aracılığıyla yürütülüp sonuçlan-dırması gerekirken, bu husus gözardı edilerek İşin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nın 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA) ve bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.2014 gününde verilen dilekçe ile tavzih talebi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin kabulüne dair verilen 09.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi tereke temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, miras ortaklığına temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, muris ...'ın terekesine ...'ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili 24.09.2014 tarihli dilekçesi ile ''tereke temsilcisinin, muris ...'ın terekesinin tamamına atandığı yönünde açıklık getirilmesi'' isteminde bulunmuştur....

ın terekesine temsilci atanmasını talep etmiştir. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, murisin son ikametgahının ... olduğu gerekçesiyle, Mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ve görevli ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, muris ...'ın mirasının en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddedildiği, ortada mirasçı kalmadığından, miras ortaklığının söz konusu olmadığı, bu itibarla da miras ortaklığı olmadığından, miras ortaklığına temsilci atanması da mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Somut olayda; muris ...'ın 18.02.2014'te vefat ettiği, murisin en yakın yasal mirasçıları olan eşi ...'ın ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/16, kızı İrem Yılmaz Avcı'nın ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/17, oğlu ...'ın ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/18 esas sayılı dosyalarıyla muris ...'...

UYAP Entegrasyonu