WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, paydaşın payını karı ve kocaya, çocuklarına yahut akrabaya temlik edildiği hallerde görünüşte satış sözleşmesi yapılsa bile miras hukuku ile ilgili amaçların ya da bağışlama gibi düşüncelerin hakim olduğu durumlarda ön alım hakkının kullanılmayacağı nedeniyle karar bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 08.09.2022 tarih ve 2022/190 Esas, 2022/5005 Karar sayılı ilâmıyla temyiz talepleri reddedilerek karar onanmış, davacı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur....

Ayrıca miras taksim sözleşmesinin 03.08.2009 tarihinde tapuda uygulanarak taksim sözleşmesi gereği intikallerin yapıldığı anlaşılmaktadır....

Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.03.2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu 845 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlarda paydaşlardan dava dışı ...’ın her iki parselde bulunan ½ payını davalı ...’a sattığını satışa konu payın önalım hakkına dayalı olarak iptali ve davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir....

Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237....

Daha açık bir anlatımla, 01.04.1974 tarihli ve 1974/1 Esas, 1974/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere bu muvazaa türünde miras bırakan, mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapuda kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu memuru önünde iradesini satış veya ölünceye kadar bakma akdi şeklinde açıklamaktadır. 12. Bu nedenle, miras bırakanın muvazaalı işlemi yaparken gerçek irade ve amacı mirasçılarından mal kaçırmak olmalıdır. Murisin mirasçılarından mal kaçırma amacının bulunmaması hâlinde 01.04.1974 tarihli ve 1974/1 Esas, 1974/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararını uygulama olanağı bulunmamaktadır. 13. Muris muvazaasına dayalı olarak açılan davalarda ispat yükü ise muvazaanın varlığını iddia eden tarafa aittir....

Davacıların temyizine gelince; yukarıda açıklandığı üzere miras bırakanın temlikinin muvazaalı olduğu açıktır. Muris muvazaasının varlığının kabul edilebilmesi temlikin münhasıran mirasçıya yapılmış olması koşuluna bağlı değildir. Nitekim bu müesseseyi düzenleyen 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca "bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmesi halinde, tüm mirasçılar görünürdeki satış söz-leşmesinin danışıklı (muvazaalı) olduğunu..." ileri sürerek dava açabilirler. Görüldüğü gibi, anılan İçtihadı Birleştirme Kararında temlikin mutlak mirasçıya yapılmış olması koşulu yer almamaktadır. Olayda gözetilmesi gereken husus, miras bırakanın iradesini gerçekte bağış yönünde kullandığı halde işlemin satış biçiminde yapılmasıdır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/244 Esas KARAR NO : 2024/261 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2017 KARAR TARİHİ : 14/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ... Noteri tarafından hazırlanan, 24.05.2016 tarihli, ... yevmiye nolu “Azilname ve Fesih İhbarnamesi” yazısı ile müvekkili acente ve davalı yan arasında akdedilmiş olan ... Noterliğinin 02.05.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı hususi acentelik vekaletnamesinden azledilmiş olduğunu ve taraflar arasındaki tüm acentelik sözleşmeleri ve eklerinin feshedilmiş olduğunu hiçbir haklı neden sunmaksızın bildirdiğini, davalı tarafından yapılan fesih ihbarının taraflar arasında geçerli 02.02.2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi 25....

İstinaf Nedenleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın kadastro tespitine itiraz davası olmadığını, dava dilekçesinde belirttiği gibi davacıya ve davalıya dedelerinden intikal eden aslen miras niteliğindeki bu taşınmazda arazideki doğal sınıra göre paylaşım yapıldığını, bu sebeple 70-80 yıldır nizasız fasılasız kullanıldığını ve bu doğal sınıra göre davacı adına tescil talebinde bulunulduğunu, tarafların miras hakkından kaynaklanan her iki mirasçı arasındaki dava olduğunu, mirasçılar arasındaki miras hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini belirterek, Mahkeme kararının kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 3. Gerekçe ve Sonuç Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6....

Davacı taraf son celsede TTK 121/4 maddesi gereği haklı sebep olmadan ve üç ay ihbar süresine uymadan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle başlanmış işlerin tamamlanmamasına bağlı uğranılan zararlara yönelik talep hakkından feragat ettiği anlaşılmış bu nedenle bu talebine yönelik davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı acentenin TTK 122 maddesi kapsamında denkleştirme tazminatı (portföy tazmlinatı) talep edebilmesi için acentenin kusurlu davranışı olmaksızın müvekkil tarafından acentilik sözleşmesinin feshedilmesi veya müvekkilin kusurlu davranışı nedeniyle acente tarafından acentelik sözleşmesinin feshedilmesi gerekmektedir. Feshedilmesi, acentenin müvekkilen yeni müşteriler sağlaması ve bunların sözleşmenin sona ermesinden sonra da müvekkile önemli çıkarlar sağlaması gerekmektedir....

UYAP Entegrasyonu