WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Hukuk Dairesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.11.2015 tarihinde verilen dilekçeyle önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 15.09.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.01.2019 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekilleri Av. ... ile Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü....

′nın taşınmazdaki hakkından oğlu ... Türk lehine feragat ettiğine dair bir beyanının da bulunmadığı, davayı kabul eden davalılar ..., ... (...) ve ... dışındaki diğer davalıların taşınmazın yarı payı üzerinden kendilerine anne ...′ten intikal edecek miras payları ayrık tutularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamı üzerinden davanın kabul edilmesinin doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur. 3. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/8026 Esas, 2021/5632 Karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. B....

Muris muvazaası ise, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmayı hedefleyen mirasbırakanın gerçek amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazını tapuda yaptığı sözleşmede iradesini satış doğrultusunda açıklamak suretiyle devrini gerçekleştirmesidir. Muvazaa ispat edildiği takdirde sonradan yapılan sözleşme mutlak butlan ile batıl olacağından hiç bir hüküm ve sonuç doğurmayacaktır. Bu durumda, lehine muayyen mal vasiyetinde bulunulan davacıların vasiyetnameden kaynaklanan kişisel hakka dayanarak vasiyetcinin sonradan yaptığı satışın muvazaa nedeniyle iptalini istemekte hukuki yararları vardır(Yargıtay 2.H.D. 21.11.2001 958-1035). Dosya kapsamından, davalının taşınmazı tapuda satın aldığı tarihte öğrenci olduğu, geliri bulunmadığı gibi eşinin de çalışmadığı tanık beyanları ile sabit olduğuna göre, mahkemece; muris muvazaası nedeniyle tapu kaydının iptali ile "vasiyetçi"...... adına tesciline karar verilmesi gerekir....

Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Hemen belirtilmelidir ki, bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır....

Mahkemenin kabul ettiğinin aksine 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının konusu, bir kimsenin mirasçılarını miras hakkından mahrum bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapuda adına kayıtlı taşınmaz malı hakkında Tapu Sicil Memuru önündeki iradesini satış doğrultusunda açıklaması halinde satış işlemi muvazaalı olduğundan, gizli bağış sözleşmesi de şekil şartından yoksun bulunduğundan açılan davalara ilişkindir. Bu tür davalara uygulamada "muris muvazaasından kaynaklanan davalar denilmektedir. Olayımızda davacının babası olan ve muvazaalı işlemin tarafı durumundaki H.Rasim tarafından açılmış bir dava bulunmamaktadır. O yüzden, eldeki davanın 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanması suretiyle çözümüne olanak yoktur. 04.06.1958 tarih ve 15/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesinde açıklandığı gibi hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei talepleri ile bağlıdır....

Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, usul ve yasaya aykırı, hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, yerel mahkemenin maddi vakıanın değerlendirilmesinde ve eldeki ihtilafa uygulanacak hukuk kaidelerin tasnifinde düştüğü benzer hataya istinaf incelemesinde de düşüldüğünü, istinaf dilekçesinde dile getirilen usulsüzlüklerin istinaf incelemesinde göz ardı edildiğini ve değerlendirme dahi yapılmadığını, davacıların kendilerine miras kalan taşınmaz üzerinde ... ...'a güvenerek payını tescil ettirmediğini, aralarında kurulan sözleşmeye güvendiği için hem miras hakkından mahrum kaldığını, hem de dairenin yapımı için ödemiş oldukları meblağı da geri alamadıklarını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....

Denkleştirme talebinde bulunabilmek için sözleşmenin sona ermesi yeterli olup, sözleşmenin hangi sebeple sona erdiğinin bir önemi yoktur. Önemli olan sözleşmenin sona ermesinde denkleştirme tazminatı isteyenin kusurlu bir davranışının olmaması gerekir (----sayılı emsal kararı) Yukarıda izah edildiği üzere sözleşmenin feshinde davacının kusuru yoktur. TTK'nın 122 maddesi uyarınca davacının davalıdan denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için, davacının sözleşme süresince davacıya yeni müşteriler bulması, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra, davacının bulduğu yeni müşterilerden davalının önemli menfaatler elde etmesi gerekmektedir. Davacı, davalının yetkili servisi olarak faaliyette bulunmuş olup, işin niteliği gereği ancak davalının ürünlerini satın alan müşterilerin ürün kurulum ve arıza işlemlerini yapmıştır. İşin niteliği gereği davacının davalıya müşteri kazandırması mümkün değildir....

Anayasa Mahkemesinin 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E: 2003/10, K: 2006/106 sayılı Kararı ile 26. maddedeki “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiştir. 26. maddedeki anılan cümlenin iptali ile Kurumun rücu hakkının yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı yada hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, rücu davasında, ilk peşin değerli gelirin tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinde, açıkça gelirlerde meydana gelen artışların istenemeyeceği belirtilmiştir....

ın 05.11.2007 tarihinde hesabından çekilen 27.097,03 TL'nin bir kısmının babasından miras kalan para olduğu anlaşılmasına rağmen bunun denkleştirmesinin yapılmaması hatalı olmuştur. Tüm bu açıklamalara göre, taşınmazın alınmasında kullanıldığı anlaşılan davalı ... tarafından verilen 19.921,64 TL ile birlikte davalının babasından kalan ve 30.05.2006 tarihinde hesabına yatırdığı 11.972,00 TL'nin de davalı ...'ın kişisel malı kabul edilerek davalı yararına denkleştirme yapılarak artık değere katılma alacağına karar verilmesi gerekirken fazla alacağa hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler....

UYAP Entegrasyonu