WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04/08/2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 23/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Haksız Fiilden Kaynaklanan Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, miras ve satın alma yoluyla 2006 yılında edindikleri 186 ada 21 parsel, 191 ada 38 parsel, 189 ada 30 parsel sayılı taşınmazların davalı kardeşlerince kullanıldığını belirterek, davalılardan 5 yıllık ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiş, bilahare 189 ada 30 parsel ve davalı ...’e karşı olan davasından feragat etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, “somut olayımızda davacının gerek kendi beyanları gerekse dinlenen tanık beyanları sonucunda davacının payına karşılık olarak kullanmış olduğu bir bölüm olduğu kanaatine varılmıştır....

Davalılar, dava konusu 104 ada 65 parsel sayılı taşınmaz hissesinin önalım hakkından kaynaklanan tapu iptal tescil davası sonucu hükmen davalı ... adına kaydedildiğini, davalı ...’nin ölünceye kadar murisle ilgilendiğini belirterek, davanın reddini savundular. İlk derece mahkemesi, ‘murisin ölmeden bir kaç ay önce önce sahip olduğu taşınmazların değer itibariyle çok büyük bir kısmını gelinine ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devretmesinde asıl amacın diğer çocuklarından mal kaçırmak amaçlı olduğu, dava konusu 104 ada 65 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... tarafından 1/6 hissesinin 24/09/2013 tarihinda dava dışı ...'dan satın alınması, 1/3 hissesinin ise açılan ön alım davası neticesinde Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/350 E. 2014/837 K....

TMK.nun 713/6 maddesine göre davaya müdahale etmiş ve taşınmazda miras hakkından kaynaklanan hakkı bulunduğunu açıklayıp payı oranında tescil istemiştir. Davacı ... ve ... annelerinin 2/8 oranında payı bulunduğunu 19.04.2006 tarihli celsede kabul etmişlerdir.Mahalli bilirkişi sözlerine dayanarak Dereyayla mevkiindeki taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. HUMK.nun 275.maddesinde bilirkişilerin bilgisine hangi konularda başvurulacağı açıklanmıştır. Mahalli bilirkişilerin taşınmazın mevkii, hudutları ve niteliği konusundaki özel bilgileri delil olarak toplanabilir. Mahalli bilirkişilerin zilyetlik durumuyla ilgili beyanları tek başına yeterli delil niteliğinde değildir. Zilyetlik olayları maddi vakıalardandır. Şahit beyanlarıyla ispat edilebilir. HUMK.nun 72 ve 75.maddesi hükümlerine göre hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın re’sen bir davayı tetkik ve halledemez. Tarafların söylemediği iddia sebeplerini re’sen nazarı dikkate alamaz....

nın öldüğünü, ancak terekesinin henüz paylaşılmadığını,adi ortaklıktan kaynaklanan ve müvekkili hissesine düşen miktarın 2.538,83 TL olduğunu, bu kısmın davalı tarafından da kabul edildiğini, tüm borcun davalıdan tahsili talebinin kabul edilebilir bir yanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili,davacının 30.061,62 TL alacağı olduğundan bahisle takip başlattığını, davalılardan ...'nın itirazı üzerine 17.368,79 TL lik kısımdan vazgeçilerek davanın 12.692,83 TL üzerinden açıldığını, davalının davacıya şahsi borcunun bulunmadığını, adi ortaklığın davalı ... ve ...'dan oluştuğunu, ...'nın ise ölümü ile terekeye mümessil atandığını, müvekkilinin miras hakkından dolayı şirketin ortağı olduğunu, davaya konu alacağın tasfiye davası sonrasına ait olduğunu ve ancak davacının bizzat muamele yaptığı ortağı bağladığını, müvekkilinin ise davacı şirket ile hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....

Davalı ... vekili, öncelikle satış vaadi sözleşmesinin miras taksim sözleşmesinden önce miras paylaşımına ilişkin yapılan bir sözleşme olduğunu, miras kalan tüm malların paylaşımının ve intikalinin miras paylaşımına göre yapıldığını, miras sözleşmesi ile mirasçıların birbirlerini gayrikabili rücu ibra ettiklerini, davacının kötüniyetli olup dava konusu taşınmazda kiracıların ödediği kira ile ilgili davalı ...’in ihtarına verdiği 27.06.2008 tarihli cevapta yıllar önce yapılan taksim anlaşması, satışlar ve fiili uygulamada hangi bölümlerin kime ait olduğunun belli durumda bulunduğunu kabul ettiğini, taşınmazın tapuda arsa olup mirasçıların miras hisseleri ve taksim sözleşmesine göre malik olduklarını, üzerindeki kaçak ve kamu düzenine aykırı binanın ekonomik değerinden bahsedilemeyeceğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Ön alım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir....

Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler....

Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararına göre, bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıları, görünürdeki satış sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanununun 18.maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek, doğrudan zarar gören kişi sıfatıyla ve kendi hakkına dayanarak dava açabilirler. Somut olayda da, asıl ve birleşen davada davacılar, muvazaa iddiasına dayalı olarak her mirasçı kendi payı için dava açtığı da, belirgindir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat isteklerine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir....

UYAP Entegrasyonu