WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın önalım hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davalının temlikin satış olmadığı, miras hakkında bağlı işlem olduğu savunmasında bulunduğu, dosya kapsamında davalının savunmasının, özellikle tanık beyanları ile ispatlandığı gözetildiğinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2....

Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, aslında bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. ./.. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli, 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa sebebiyle geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.11.2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, 20 ve 23 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, davalının 03.09.2014 tarihinde 3/7'şer hisse satın aldığını belirterek önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Davalı, taşınmazlarda fiili taksim olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir....

Fıkrasında “Denkleştirme Talebinden Önceden Vazgeçilemeyeceği” açıkça belirtilmiştir. Yani söz konusu tazminat hakkının acentelik sözleşmesi ile ortadan kaldırlamayacağının vurgulandığı görülmektedir. Acentenin portföy tazminatı hakkına ilişkin olarak Yargıtay 11.HD' in 20.04.1996 tarih ve 1996/2084 E, 1996/4544 K. sayılı acentenin portföy hakkının olduğunu kabul eden çok önemli ve ilkesel kararında; “Sigorta acentesinin temyiz başvurusu neticesinde vermiş olduğu kararında; “Sözleşmesinin 25. maddesinin son fıkrasındaki tazminat talep edilmeyeceğine ilişkin şart ise BK.nun 99/2 inci maddesi hükmü gereğince mahkemece dikkate alınmaması gerekir” - ifadesine yer vererek, sözleşme ile portföy hakkından feragati geçersiz kabul ettiği görülmektedir. 5)-Denkleştirme (Portföy Tazminatı) Hesaplanması 5.1....

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; istenilen alacakların hukuki nedenlerinin Yalova'daki taşınmaz bakımından tenkis davası, miras bırakanın müvekkile kalan mal varlığı değerlerinin davacıya verilmemiş olması yönündeki iddiaların ise haksız eylemlerden kaynaklanan tazminat olarak nitelenmesi gerektiğini, Yalova'daki taşınmazın 1991 yılında miras bırakan Döne’nin ölümünden 20 yıl önce davalının kendi olanakları ile edinildiğini, aksi durumda dahi saklı paya zarar vermek amacı bulunmadığını, bir yıllık hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğunu, murise ait 265.000,00 USD paranın bir kısmının davacının da şuan yarı hissesine ortak olduğu Altınoluk'taki taşınmazın alınması ve döşenmesi (yaklaşık 40.000,00 USD) için kullanıldığını, bir bölümünün ise 10 yıla yakın süre felçli olarak yaşayan murisin bakım giderleri (45.000,00 USD) için harcandığını, toplam 85.000,00 USD alan bu masraflar düşüldükten sonra kalan 180.000,00 USD'nin davacı ile davalıya paylaştırıldığını, murise ait bir miktar altına...

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11/01/2011 gününde verilen dilekçe ile miras hakkından kaynaklanan mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/12/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R 1 Ekim 2011 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yürürlüğe girmiş, anılan Kanunun 450. maddesiyle de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte yasa koyucu uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için, Hukuk Muhakemeleri Kanununda geçiş hükümlerini ayrıca düzenlemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.05.2009 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir....

Davalılar... ve ..., miras hakkından kaynaklanan dava açmamaları konusunda davacılar ile anlaşmaları neticesinde maliki oldukları 13 parça taşınmazı davacı ...’a devir ettiklerini, devri bedel almadan yaptıklarını, ...’ın diğer kardeşlerinin haklarını vereceğini söylediğini, eldeki davanın haksız ve kötüniyetli açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, muris tarafından yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun daha önce açılan davalarda kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, çekişmeli taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve davacıların miras payları oranında ... adına tesciline karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’ın 15.07.1984 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacılar ve davalılar ile dava dışı mirasçılarının kaldığı, eldeki davanın murisin oğlu Asım Aydın’ın mirasçıları ..., ... Gök, ......

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, miras taksiminden kaynaklanan tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, kök mirasbırakan ... adına kayıtlı dava konusu 473 ada 1 nolu parselin mirasçılar arasında yapılan harici ve rızai taksim sonucunda kendi mirasbırakanları ...′e isabet ettiğini, ancak davalıların tapuda ferağ vermeye yanaşmadıklarını ileri sürerek tapu iptali-tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, ..., ve ... davayı kabul ettiklerini bildirmişler, diğer davalılar davanı+n reddini savunmuşlardır. Davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararı Dairece, kök mirasbırakanın dava dışı mirasçılarının davada yer almasının sağlanması gereğine işaret edilerek bozulmuş; mahkemece, bozmaya uyularak taraf eksikliği giderilmiş ve yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; karar, ... dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Getirtilen kayıtlardan, 2608 parsel sayılı ana taşınmazda kök mirasbırakan ......

a muvazaalı olarak devrettiklerini, ortaklığın giderilmesine ilişkin Karaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/459 Esas sayılı kararının kesinleşmesinden sonra 107 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, Satış Memurluğunun 2012/25 Satış sayılı dosyasında yapılan ihale sonrasında 102.000 TL bedelle 3.kişiye satıldığını ve ihalenin kesinleştiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin 18.485 m2 yüzölçümlü 102.000 TL'ye satılan taşınmazdan 5.000 m2'lik kısmını almak için diğer miras hakkından feragat ettiğini, bu itibarla müvekkiline düşen payın (102.000/18485 x 5000 =) 27.604 TL olduğunu, davalıların bu miktar sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek; 27.604 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin 1991 yılında yapıldığını, 10 yıllık sürenin dolması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu