"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Katılma Alacağı ve Katılma Alacağının Mahsuben Mülkiyet Hakkı Tanınması KARAR 1. Dava konusu ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 140 ada 1-2-3-4 parsel sayılı taşınmazlar ile .. ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 267 ada 7 parsel sayılı taşınmazın muris ... tarafından intikal edilmesine ilişkin akit tablosu ve o aşamadan sonraki devirleri gösterir tapu kaydı ve tedavüllerinin ilgili tapu müdürlüğünden getirtilerek dosyasına eklenmesi, 2. .... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 140 ada 2 parsel sayılı taşınmazın edinilmesine ilişkin izale-i şuyu dava dosyasının taraflardan ve tapudan sorularak ilgili dava dosyası tespit edildikten sonra dava dosyanın mahkemesinden getirtilerek dosya arasına konulması ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi için Yerel Mahkeme'ye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, dava konusu 971 ada 2 parsel sayılı taşınmazda ölen eşi ile birlikte 25 yıl oturduklarını belirterek, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti ile Türk Medeni Kanununun 652. maddesi gereğince taşınmazda kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını talep ve dava etmiş, mahkemece; davacının taşınmazın aile konutu olduğu yönündeki talebi ile ilgili bir hüküm kurulmaksızın, taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürüldüğü ve tereke üzerindeki ortaklığın sona erdiği, özgüleme talebinin ancak terekenin paylaşımından önce istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Başvurma harcı dava dilekçesindeki bütün istekleri kapsar....
Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03/07/2015 tarihinde verilen dilekçeyle tenkis ve miras payına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının tavzih talebi üzerine, 20/07/2020 tarihli tavzih kararının istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ve mirasbırakanı Yaşar Suna Er’in 23.03.2015 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın sağlığında düzenlemiş olduğu İzmir 3....
TMK'nın 652/1. maddesi "Eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadığı konut varsa; sağ kalan eş bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir." hükmüne yer vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-b maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görevi "taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar" olarak tanımlanmıştır. Bu haliyle eldeki uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... ... 21. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 05/07/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 27.06.2005 tarihli ve 2005/1077 Esas, 2005/997 Karar sayılı mirasçılık belgesinde murisin terekesinden 1/2 oranında miras payı verilmiş ise de veraset ilamının iptaline ilişkin olarak açılan dava sonucunda mahkemece davanın kabulü ile murisin eşinin mirasçılarına 1/4 mülkiyet hakkı yanında ayrıca 1/2 oranında intifa hakkının da intikal edeceği belirtilmiştir. İntifa hakkı, intifa hakkı sahibinin ölümü ile sona erer ve çıplak mülkiyet sahibinin hakkı intifa hakkının sona ermesi ile tam mülkiyete dönüşür. Bu nedenle 1980 tarihinde öldüğü anlaşılan murisin eşi ...'ın ölümü ile kendisine miras payı olarak intikal eden intifa hakkının sona ereceği ve 1/4 payın mirasçılarına intikal edeceği kuşkusuzdur....
“Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklemek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır” (TMK m. 240/1). “Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir” (TMK m. 240/3). “Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 652/1). “Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir” (TMK m. 652/2)....
A R A R Davacı ... vekili, dava konusu 13896 ada 3 parselde bulunan 20 nolu bağımsız bölümdeki davacının miras hissesinin ve katkı payı alacağının taşınmazın değerinden mahsup edilerek taşınmazda davalıların paylarına karşılık gelen kısmın tapu kaydının iptali ile taşınmazın mülkiyetinin davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın tarafların sıfatına ve alacağın niteliğine göre malvarlığına ilişkin davalardan olup Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu benimsenerek görevsizlik kararı verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, dava konusu taşınmazın hem TMK'nun 240. maddesi uyarınca katılma alacağına mahsuben, hem de aynı kanunun 652. maddesi gereğince miras hakkı karşılığında davacı adına özgülenmesi isteğine ilişkindir....
Uyuşmazlık ve hüküm, tereke malları arasında bulunan 3 no'lu bağımsız bölümün aile konutu olduğundan bahisle miras hakkına mahsuben sağ kalan eşe intifa hakkı tanınarak özgülenmesi (TMK. md.652) isteğine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 652. madde mirasın taksimi hükümleri içinde yeralmaktadır. İnceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesine aittir. S O N U Ç : Dosyanın görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.11.2009 (Pzt.)...
Görüldüğü gibi, sağ eşin TMK.nun 240. maddesi gereğince aile konutu üzerinde intifa ya da mülkiyet hakkı talep edebilmesi için katılma alacağının olması gerekir. Somut olayda; dava konusu taşınmaz ölen eş Mustafa'nın önceki mal rejiminden kalan ve 4721 sayılı TMK ile getirilen yasal edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel mal olarak tanımlanan mal varlığı olup, sağ eş lehine katılma alacağı doğurmaz. Başka anlatımla, bir eşin kişisel malı kendisine ait olup mal rejiminin tasfiyesine konu edilemez. Tüm bu açıklamalara göre; davanın belirtilen bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken değişik düşünce ve gerekçelerle reddedilmesi doğru değilse de red kararı sonucu itibariyle doğru görüldüğünden bu yön bozma nedeni yapılmamıştır. Kaldı ki; koşullarının gerçekleşmesi durumunda sağ eş, ölen eşi ile birlikte yaşadığı konut üzerinde TMK.nun 652. maddesi uyarınca miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınmasını isteyebilir....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, sağ eş tarafından diğer mirasçılara karşı açılan artık değere katılma alacağı ve katılma alacağına mahsuben aile konutu üzerinde mülkiyet hakkı tanınması isteğine ilişkindir. Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda belirlenecek artık değer katılma alacağı terekeye ait borç olup, mirasçıların miras paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, üçüncü kişilere karşı kişisel olarak müteselsilen (TMK m.641) sorumludurlar. Her ne kadar, davacı temyize konu davayı terekenin alacaklısı sıfatıyla açmış ise de; davacı da dahil davanın tarafları, ortak mirasbırakan ...'ın mirasçısıdırlar ve tereke borçlarından yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler çerçevesinde hepsi de sorumludurlar....


