İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, sağ eş tarafından, diğer mirasçılara karşı açılan katkı payı ve katılma alacağına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması isteğine ilişkindir. Mahkemece tasfiye...
Bu çerçevede kalan bir soruşturma ve değerlendirmenin, mülkiyet hakkının illetini teşkil eden nedenin varlığına ya da yokluğuna delalet edemeyeceği kuşkusuzdur. Türk hukuk sisteminde, tapu kayıtlarının oluşumunda illilik prensibi esastır. İhalenin feshi isteğinin reddedilmiş olması keyfiyeti, temelde yolsuz tescil nedenini ortadan kaldırmaz. Bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği kuşkusuzdur. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 tarih ve 2011/1-321 E., 2011/382 K. sayılı kararında da aynı hususlar vurgulanmış olup, yapılan görüşmeler sırasında tüm bu olgular gözetilmiş ve aynı sonuca oy çokluğu ile varılmıştır. Uyuşmazlık konusuna gelindiğinde ise "yolsuz tescil" kavramının açıklanmasında yarar vardır. Uygulama ve öğretide, eşya üzerinde en geniş yetkiler sağlayan "ayni hak" şeklinde tanımlanan mülkiyet hakkının kazanılması, kural olarak tapu kütüğüne tescil ile mümkündür....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Aile Konutunun İntifa Hakkının Sağ Eşe Özgülenmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm Türk Medeni Kanununun miras hukuku (TMK.3. kitap) hükümlerinden kaynaklanan tereke malları arasında yer alan sağ eşe miras hakkına mahsuben aile konutunun intifa hakkının tanınması (TMK.md.652) istemine ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarihli 2013/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 8. Hukuk Dairesine aittir. Ancak Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 11.10.2013 tarihinde görevsizlik kararı verdiğinden Daireler arasındaki görev uyuşmazlığı giderilmek üzere dosyanın Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesi gerekmiştir....
Mahkemece, mesken ve araç yönünden davacının miras payı tenkis edilerek katılma alacağı hesaplanıp mahsubu yapılmış, eksik kaldığı tespit edilen 17.223,37 TL mahkeme veznesine davacı tarafça depo edilerek aile konutu yönünden mülkiyet hakkı tanınması ile davacı adına tescile karar verilmiştir. Ne var ki ... tarihli hesap bilirkişi raporları incelendiğinde davaya konu 2 nolu meskenin hatalı bir şekilde dava tarihi itibariyle tespit edilen değeri üzerinden davacının katılma alacağı ile davalılara ödenecek miktarın hesaplandığı anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra meskenin tapu kaydına göre ... arsa payı dahil değeri de hesaplamaya dahil edilmemiştir....
Türk Medeni Kanununun 652/1. maddesi, eşlerden birinin ölümü halinde, tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eşin bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebileceğini öngörmektedir. Bu durumda davacı bu konutun miras hakkına mahsuben kendisine özgülenmesi için Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1147 esasında dava açmış olduğuna göre; konutun aile konutu olduğunun tespitini talep etmesinde hukuki yararı mevcuttur. Bu nedenle, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla davaya konu taşınmazın (konutun) mirasbırakanla davacının birlikte yaşadıkları konut niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi için gösterilen delillerin toplanması ve gerçekleşecek sonucuna göre tespit talebi hakkında bir karar verilmesi gerekir....
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.12.2012 gününde verilen dilekçe ile miras hakkına mahsuben intifa hakkının tanınması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 26.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. .......
Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/03/2014 ESAS-KARAR NO : 2012/17-2014/1197 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm Türk Medeni Kanununun "miras hukuku" hükümlerinden kaynaklanan 652/2. madde uyarınca sağ kalan eşin miras hakkına mahsuben aile konutunda oturma hakkının tanınması istemine ilişkin olup, hüküm sulh hukuk mahkemesince verilmiştir. Buna göre, inceleme görevi Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren 19.01.2015 tarihli 2015/8 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 14. Hukuk Dairesine aittir. Ancak, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 19.02.2015 tarihinde görevsizlik kararı verdiğinden Daireler arasında oluşan görev uyuşmazlığı giderilmek üzere dosyanın Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir....
Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları açıklanan sebeple yerinde görülmemiştir. 2-Davacı, taşınmazın tapu kütüğüne "aile konutu şerhi" konulması isteği yanında, bu konut üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet, bunun kabul edilmemesi halinde intifa veya oturma hakkı tanınmasını da talep etmiştir. Bu talep Türk Medeni Kanununun 652. maddesine dayanmaktadır. Türk Medeni Kanununun 652. maddesinde yeralan, tereke malları arasında bulunan eşlerin birlikte yaşadığı konutun veya ev eşyasının sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben özgülenmesi, paylaştırma niteliğinde olup, o mal üzerindeki mirasçıların "elbirliği" şeklindeki ortaklığının izalesi sonucunu hasıl eder. O nedenle Türk Medeni Kanununun 652. maddesine dayanan isteklerde görevli mahkeme, paylaşma isteklerindeki görev kurallarına göre belirlenmelidir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştınlmasına karar verilmesini Sulh Mahkemesinden isteyebilir....
Şubesinde bulunan 145 nolu müşterek kasanın içindeki menkullerin müvekkiline ait olduğunun tespitine, mülkiyet çözülünceye kadar kasa içindeki emtianın satışının önlenmesi açısından İhtiyati Tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. TMK'nın 652/1. maddesi "Eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadığı konut varsa; sağ kalan eş bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir." hükmüne yer vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-b maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görevi "taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar" olarak tanımlanmıştır. Bu haliyle eldeki uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 17....
Asliye Hukuk Mahkemesince, davacının dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu belirterek, davacının ölen kocasından kalan konuta ilişkin olarak kendisine mülkiyet ... tanınmasını talep ettiği davanın Türk Medeni Kanununun 658. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davada, dava konutu taşınmazın aile konutu olarak tespiti ile bu taşınmaz üzerine miras hakkına mahsuben davacı lehine mülkiyet ... tanınması ve bu hususun tapuya tesciline yönelik iki istem bulunduğunu belirtip, talepler yönünden davayı tefrik ederek, taşınmazın aile konutu olarak tespitine ilişkin davanın Türk Medeni Kanununun 194. maddesi ve 4787 Sayılı Kanun uyarınca Aile Mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda, mirasçılar arasında dava konusu konutun aile konutu olup, olmadığı konusunda çekişme bulunmaktadır....


