WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

Mahkemece kadastro tespitine itiraz süresi olan on yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince meraların tahsis amacının değiştirilmesi usulünün 4342 Sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenmekte olup aynı maddede harman yeri, panayır, sıvat gibi kamu orta malları için de aynı usulün geçerli olduğu, bu madde düzenlemesi gerçek kişilere bu talepte bulunma hususunda bir yetki vermediği gibi mera, yaylak kışlak gibi kamu orta mallarının mülkiyeti Hazineye yararlanma hakkı ilgili köy tüzel kişiliğine ait olmakla, davalı olarak husumetin kaymakamlığa yöneltilmesinde de isabet bulunmadığı, hal böyle olunca davacının davasının açıklanan nedenlerle aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, kadim köy merasının 2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Mahmudiye Köyü Tüzel kişiliği adına tescil edildiğini, daha sonra söz konusu taşınmazın Köy Tüzel Kişiliğinin 03.07.2006 tarih ve 2 numaralı kararıyla düşük bir bedel ile 03.07.2006 tarihinde S.S. ......

Başka bir deyişle dava konusu taşınmazın dört tarafı mera ile çevrilidir. Bu konumdaki yerlerin meranın bütünlüğünü bozarak meradan açıldığı, meranın devamı ve parçası olduğu, öncesinin mera niteliğinde bulunduğunun kabulü gerekir. Taşınmazın dört tarafını çevreleyen meranın kadim mera olduğu bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiştir. Kadim meranın ortasında kalan nizalı taşınmazın mera olarak kabulü gerekmektedir. Meralar 4342 sayılı Mera Kanununun 4.maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülkiyete geçirilemez. Amacı dışında kullanılamaz. Zaman aşımı ile iktisap edilemezler. Davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Kabul şekline göre de, meraların mülkiyeti Devlete, kullanma hakkı bir veya birden çok köy ve belediyeye ait olduğu halde davanın köy tüzel kişiliğine yöneltilmeden sonuçlandırılmış olması da doğru olmamıştır....

sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 4342 sayılı Kanun uyarınca yapılan 26/02/2014 tarih ve 03 sayılı mera tespit, tahdit ve tahsis komisyon kararının iptaline, dava konusu taşınmazın ... niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığı hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, davalı Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir. Dava mera tahsisine ilişkin mera komisyon kararının iptali ile ... vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkindir....

Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır. 4. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmasında ileri sürdükleri kayıtların tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığından sorulması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir. 3. Değerlendirme 1. Davacı, kadim meralarına davalı köyün elatmasının önlenmesini talep etmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mera kaydının iptali ile davacı köyler adına tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa ... olan arazi parçasıdır. Yaylak ise çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 ... Mera Kanunu m. 3,4). 3. Değerlendirme 1. Somut olayda; 106 ada 507 parsel ... taşınmaz kadastroda 13.06.2006 tarihinde dört köyün yaylası olarak tespit edilmiş ve 06.01.2014 tarihli Mera Komisyonu tarafından tahsis kararı verilmiştir....

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 26/04/2021 tarihinde Rize İl Tarım Müdürlüğü'nce yapılan ihalenin mevzuatta aranılan usulü yükümlülüklere uyulmak suretiyle 4342 sayılı Mera Kanunu ile Mera Yönetmeliği'ne dayanılarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51. maddesinde yer alan pazarlık usulü ile yapıldığı; her ne kadar davacı tarafından, köy tüzel kişiliğine ait mera ve ihtiyaç fazlası meralara ilişkin fiili bir tespit yapılmadığı, sadece basit bir kroki üzerinde sınırlar belirtilmek suretiyle kiraya verilecek alanların belirlendiği, krokide belirtilen alanların ihtiyaç fazlası mera olup olmadığı, özel mülkiyete konu edilip edilmediğinin de belli olmadığı, köy sınırları içerisindeki mevcut mera alanlarının köydeki canlı hayvan sayısı için yeterli olmadığı ileri sürülmüş ise de, ilgili alana yönelik olarak davalı idare tarafından gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak suretiyle gerekli teknik rapor ve tahdit rapor düzenlendiği, köy bünyesinde...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.03.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R Davacı; ... Mevkiinde 112 ada 5 parsel sayılı mera vasfındaki taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında sehven davalı üzerine kaydedildiğini, bu yerin uzun yıllardır mera olarak kullanıldığını, bu nedenle tapu kaydının iptaline ve köy merası olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.. Davalı, dava konusu taşınmazı tapu maliki ...'...

Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların Maliye Bakanlığınca, bu maddeyle tüzel kişilikleri kaldırılan belediyelere tahsis edilmiş olanlar, komisyon kararıyla, ihtiyaçlarına göre ilgili il özel idarelerine veya köy tüzel kişiliklerine tahsis edilmiş sayılır. Ancak, köye dönüştürülen belediyelerin ihtiyaç duyulan taşınmazları ile araç ve gereçleri komisyon kararıyla ilgili köy tüzel kişiliğine bırakılır. Mahkemelerde süren davaları ile belediye olarak faaliyet gösterdiği döneme ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda, muhatap ilgili il özel idaresidir.” düzenlemesine yer verildiği açıktır....

Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir....

UYAP Entegrasyonu