- 2010/2331 tarafından tahsis kararı verilemeyeceği, mera komisyonunun verdiği tahsis kararlarının valilik onayı ile yürürlüğe gireceği ve bundan sonra 13. madde hükmüne göre ilan ve ilgili kuruluşlara tebliğ edileceği, dolayısıyla ister kadastro çalışmaları sırasında, isterse kadastro çalışmalarından bağımsız olarak mera komisyonlarınca verilen TAHSİS KARARLARINDAN sonra 30 günlük ve 5 yıllık sürelerden söz edilebileceği, 1- Somut olayda, Mera Teknik Ekibinin sınırlandırma kararının ilan edilmesinden sonra henüz bir TAHSİS ilanının yapılmadığı, bu nedenle yasada öngörülen hak düşürücü sürelerin geçirildiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki; iddianın ileri sürülüş biçimine göre de yönetimin davası mera olarak sınırlandırılan parsellerin orman savına dayalı tapuya tescile ilişkin olup, bu tür davalar bir süreye tabi olmaksızın yönetimce her zaman açılabileceği gözetilerek Köy tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından köy...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.03.2004 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali ile tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; mülkiyetin tespitine dair verilen 03.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, ... Köyünde bulunan taşınmazı uzun yıllardan beri tarım arazisi olarak kullandığını, bu taşınmazın Mera Komisyonunca 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca mera olarak tespit ve tahsis edildiğini, taşınmazın Hazine ve köy tüzel kişiliği ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle dava konusu edilen taşınmazın mera olarak tespit ve tahsisine ilişkin işlemin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir....
Uyuşmazlık konusunda sağlıklı bir hukuki çözüme ulaşılması bakımından, meranın hukuki statüsü ile ... ve köy tüzel kişiliğinin meralar üzerinde sahip oldukları hakların niteliği üzerinde durulması gerekmektedir. Mera, 4342 sayılı Mera Kanununun, “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yeri ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır....
Mera Kanunu'nun 4. maddesi hukuki durumu, 5-15. maddeleri tespit, tahdit ve tahsisi, 16. madde tescilin iptalini, 19-21. maddeler meraların korunmasını, 22-29. maddeler ise yararlanma ve yükümlülükleri düzenlemiştir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya hâzinenin özel mülkiyeti altındaki araziler; mera, yaylak ve kışlak olarak belirlenmekte, mera vasfının korunarak devletin kullanımından çıkmaktadır. (4342 sayılı Mera Kanunu madde 9) Aynı Kanunun 19. maddesi uyarınca muhtar veya belediye başkanları meraların sınır işaretlerinin korunmasından, tahsis amacına göre en iyi şekilde kullanılmasından sorumludur. Meralardan yararlanan hazine olmayıp, Yasanın 22 ve devamı maddelerine göre meranın tahsis edildiği köyde ikamet eden çiftçi aileleridir. Ayrıca meralardan elde edilen ihtiyaç fazlası ürünler 25. madde uyarınca satılıp geliri köy sandığı veya belediye bütçesinde ayrı bir hesaba gelir kaydedilecektir....
Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -K A R A R- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3.815,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı köy tüzel kişiliğinden alınarak davalı köy tüzel kişiliğine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 08/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ......
Bundan ayrı, dosya içerisindeki hükmün davalı köy tüzel kişiliğine tebliğine dair tebligat parçasında ve köy muhtarlığınca yapılan ilana ilişkin 13.07.2011 hakim havaleli yazıda köy muhtarı olarak Şıho Kaya'nın ismi yeralmaktadır. Anılan kişinin davacı olup olmadığı yönünde duraksama bulunmaktadır. 442 sayılı Köy Kanununun 34-35. maddelerine göre, köy tüzel kişiliğine karşı açılan davalarda, davalı durumunda bulunan köyü köy muhtarı temsil eder. Aynı davada köy muhtarı hem davacı, hem davalı olamaz. Bu durumda 442 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince köy derneği tarafından davada köyü temsil etmek üzere bir temsilci seçilmesi ve bu işlemin yapılması için durumun ilçe Kaymakamlığına bildirilmesi, köyü temsil etmek için seçilen temsilcinin huzuru ile davaya devam edilmesi gerekmektedir....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 23.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.674,38 metrekarelik bölümünün mera kaydının iptali ile, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine temsilcisi ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.674,38 metrekarelik bölümü üzerinde davacı yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; çekişmeli taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiş olup, meraların mülkiyet hakkı Hazineye, kullanım hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine aittir. Bu nedenle, mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda husumetin, Hazine'nin yanında ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine de yöneltilmesi zorunludur....
Köy Kanununun 2. maddesinde; cami, mektep, otlak, yaylak, baltalık gibi orta malları bulunan ve toplu veya dağınık evlerde oturan insanların bağ, bahçe ve tarlalarıyla birlikte bir köy teşkil edecekleri, 8. maddesinde; yaylakların da dâhil bulunduğu köy orta mallarının Devlet malı gibi korunacağı, bu türlü mallara el uzatanların Devlet malına el uzatanlar gibi cezalandırılacağı, 17/12. maddesinde; otlak ve meralardan ihtiyaçtan fazlasının kiralanabileceği bu takdirde kira bedelinin köy parası olarak köy tüzel kişiliğine ait olacağı, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun 3. maddesinde; köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde köy halkından herhangi birinin de yetkili makama başvuruda bulunabileceği, anılan kanunun uygulama şekli ve esaslarına dair yönetmeliğin 46. maddesinde ise köy tüzel kişiliğine ait mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz mallara yapılan ilk tecavüz ve müdahaleler 3091 sayılı Kanuna göre önlenmekle...
Dava, kesinleşen mera kaydının iptali istemi ile, Hazine ile ... Belediye Başkanlığına karşı açılmıştır. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; hüküm tarihi olan 11.06.2014 tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa göz ardı edilerek taraf koşulu sağlanmaksızın karar verilmiştir. Taraf koşulu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartı olup mahkemelerce re'sen gözetilecektir (HMK 115/1). Ayrıca öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre kural olarak mera ve yaylakların çıplak mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı (intifa-ı) ise taşınmazın bulunduğu belde ya da köy tüzel kişiliğine aittir. Bu açıklamalar ışığında; 6360 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca çekişmeli taşınmazın bulunduğu nüfusu 2.000’in altında olan .... Belediyesinin Tüzel Kişiliği kaldırılarak köye dönüştürülmüştür....
Meralar Hazine adına tescile tabi taşınmazlar değillerdir. 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesinde “ Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüz ölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır. Bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmezler.” hükmü getirilmiştir. Bu madde içeriğinden anlaşılacağı gibi meralar kamu malı olmaları nedeniyle Hazine davada davalı sıfatı ile yer almalıdır, ancak bulundukları köy halkının ortak kullanımına tahsis edildikleri de düşünülerek köy tüzel kişiliğine de husumet yöneltilmesi gereklidir....


