Davalı,davacıyla aralarında İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/348 esasında kayıtlı davasında kira başlangıç tarihinin belirlendiğini,anılan dava dosyasının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini,kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini,ayrıca davacının aynı konuda İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açtığını ,bu davanın da derdest olduğunu savunarak eldeki davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....
Mahkemece;davacı kiracının kiralananı tahliyesinin haklı nedene dayanmadığından bahisle menfi tespit ve tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi neticesinde ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 23.12.2014 tarih ve 2014/3605 E.-2014/14326 K. sayılı ilamı ile ‘’...sözleşmenin özel 19. maddesi çerçevesinde davalının talep edebileceği yoksun kalınan kira parası konusunda inceleme yaparak, bu miktarı aşan kısım yönünden davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi...’’ gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü....
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-) 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HUMK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davacının babasına ait işyerinde davalının kiracı iken kira bedeline karşılık çekler verdiğini, ancak kira süresi dolmadan taşınmazı tahliye ettiğinden fazla ödediği kira bedellerinin tahsili için icra takibi yaptığını ve davacının itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, davacının kiralayan olmadığı için iade etmesi gereken bir kira bedeli de olamadığını belirterek Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2012/615 sayılı dosyası alacağı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir....
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açarak bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacaktır. Zira borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukukî bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez, Hakan/ Atalay, Oğuz/ Özkan, Meral Sungurteki./ Özekes, Muhammet: İcra ve İflas Hukuku, s. 156-164). 31. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir....
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açarak bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacaktır. Zira borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukukî bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez, Hakan/ Atalay, Oğuz/ Özkan, Meral Sungurteki./ Özekes, Muhammet: İcra ve İflas Hukuku, s. 156-164). 31. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından açılan kiraya verenin kira alacağına ilişkin yaptığı takip nedeniyle, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar Dairemizin 04/05/2016 gün ve 2015/9155-2016/3632 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bu kararın tashihen tetkiki davacı tarafından süresi içinde istenilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizce; ‘’ Kiralanana ait 10.01.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini davacı on yıl süre ile müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalı kiraya veren Ocak ila Mayıs 2012 ayları aylık 700 TL'den; Haziran ila Aralık 2012 ayları 800 TL'den olmak üzere 2012 yılına ilişkin 12 aylık 9.100 TL kira bedeli ile aylık %5 oranında olmak üzere 14.074,80 TL işlemiş faiz toplamı 23.174,80 TL alacağın tahsilini istemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/797 Esas KARAR NO : 2022/961 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/11/2022 KARAR TARİHİ : 25/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Yeşilova İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına dayanak yapılan 30.000,00 TL miktarlı bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile müvekkilin takibe dayanak bono sebebiyle borçlu olmaması sebebiyle Yeşilova İcra Müdürlüğü ... E.. Sayılı takibin iptaline ve takibe dayanak yapılan bononun müvekkille teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


