WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davacı tarafça dava açılmadan arabuluculuğa başvurulmadığını, bu şartın dava şartı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, menfi tespit davası sırasında verilen ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. 18.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Kanun'a eklenen 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması davası şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır....

E. sayılı dosyası ile tarflarınca ihtiyati tedbir talepli menfi tespit davası açıldığını, 09.01.2023 tarihli tensip zaptı uyarınca 12.01.2023 tarihinde teminat da yatırıldığını, menfi tespit dava dosyasında deliller hala toplandığını, iş bu aşamada davalı şirketlerin bağlı bulunduğu Vergi Dairelerinden kayıtlar geldiğini, müzekkere cevaplarında; ... Ltd. Şti....

İcra Dairesi ...sayılı dosyasında icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren taraflarına ödenmemesine karar verildiğini, itirazları üzerine icra takibine konu edilen alacak miktarının 300.000-TL olması nedeni ile mahkemece eksik teminat alındığı anlaşıldığından eksik kalan 100.000-TL yönünden %15 teminat alınmak üzere itirazın kabulüne karar verildiğini, sözleşme de davalı yana ödenecek bedelin 500.000-TL + KDV si olduğunu, davacının 200.000-TL üzerinden menfi tespit talebinde bulunduğunu ve harcı da bu miktar üzerinden yatırdığını, ancak ihtiyati tedbire konu icra dosyasının 300.000-TL olarak açıldığını, menfi tespite konu edilmeyen kısım için tedbir kararı verilemeyeceğini, mahkemenin menfi tespite konu edilmeyen kısım için teminat tamamlanması kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, kalan 100.000-TL nin menfi tespite konu edilmediğini, mahkemece verilen tedbir kararı hakkaniyete uygun olmadığını, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, mahkemeye...

Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir ----------- Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir ------ yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder --------------. Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır....

Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146)....

tedbir kararı talepli iş bu menfi tespit davasını açtığı görülmüştür....

ı icraya koymakta serbest olduğunun açıkça belirtildiğini, icra takiplerinin kesinleşmesinden 7 yıl sonra temyiz kudreti ve fiili ehliyeti yokluğu iddiasıyla menfi tespit davası açılmış olmasının davacının kötü niyetli olduğunun delili olduğunu, davacı tarafın her ne kadar takipte talep edilen gecikme faizi ve cezai şartın geçersiz olduğu iddiasında ise de imzalanan bono senetlerinin gününde ödenmemesi halinde uygulanacak gecikme faizi ve cezai şartı belirleyen muacceliyet sözleşmesi ve içeriğinin yasal mevzuata uygun ve geçerli olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabul edilerek icra takiplerinin durdurulmasına dair verilen kararın yasal mevzuata aykırı olduğunu, davanın reddini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, dava konusu takip tutarlarının %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....

Tarafımızca izah edildiği üzere işbu dava HMK’nun 106. maddesi, “(1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” düzenlemesini içermekte olup, bu madde hükmünde tespit davası genel olarak düzenlenmiştir. İİK’nun 72. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.'' denmek suretiyle huzurdaki davanın tarafımızca ikame edilebileceğinden açıkça bahsedilmiştir....

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır....

Seri numralı 08/08/2022 son odeme tarihli 46.598,19 TL'lik faturadan kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin tahakkukun iptalinin talep ve dava edilmiş olduğu, mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme ile işbu dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmekle dosya kapsamı itibari ile yargılama yapılmıştır. Menfi tespit ve istirdat davaları 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilir. İspat yüküne ilişkin yukarıda açıklanan genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır....

UYAP Entegrasyonu