CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı dernek isminin baş harfleri kısaltmasının ....... olması sebebiyle davacı tarafın dava konusu isim ile ilgili olarak dernek ismi iddiasının kabul edilemez olduğunu, davacı tarafın dernek olması sebebiyle ticari faaliyetinin olmadığını, bu bağlamda ticari bir marka değeri olmayan kelimenin hizmet sektörü için bir başkası tarafından tescil edilmesinin markaya tecavüz teşkil etmeyeceğini, dava konusu marka ibaresinin davacı tarafından ticari bir marka olarak kullanılmaması ve 5 yıllık bir sürede aktif olarak kullanılmaması sebebiyle huzurdaki davanın konusunun olmayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
ile maddi tazminat istemini 1.855.572,96 TL'ye yükseltmiştir....
kısa sürede değişmesi ve hakim ortağın ortaya çıkması neticesinde 2013/108830 tescil nolu marka siciline kaydının gerçekleştirildiğini, davacının iddia ettiği üzere haksız ve iltibasa yaratacak şekilde bir kullanımdan bahsedilemeyeceğini, işbu eş zamanlı kullanımdan kaynaklı müvekkili şirketin kazanılmış hakları olması sebebiyle mevcut marka kullanım şekline ilişkin itibarının korunması gerektiğini, haksız bir kullanım olmadığını, davacının davalıya ait markanın kullanıldığını bilmesine rağmen markanın hükümsüzlüğüne dair bir dava açmayarak işbu noktadan itibaren davalıya ait markanın kullanımına zımni rıza gösterdiğini, Yargıtay'ın istikrarlı yaklaşımının, piyasada karıştırılma tehlikesi arz etmediği görülen aynı veya benzer markaların piyasada birlikte var olmaya devam edebileceği yönünde olduğunu, davacılar ve davalı müvekkilininn piyasada bilinen ve birbirinden farklı iş kollarında çalışan şirketler olması sebebiyle ayırt edilebilen şirket olduklarını, maddi tazminat talepleri yönünden...
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/225 Esas KARAR NO : 2024/22 DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 10/11/2022 KARAR TARİHİ : 18/01/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "..." ibareli markaların ve bu markalara ait aşağıdaki amblemlerin sahibi bulunduğu, zikredilmiş olan tüm markaların gerek Türkiye'de gerekse tüm dünyada tanınmış olup mücevherler, saatler, mücevher kutuları ve moda aksesuarları olarak kullanıldığını, davalı tarafından "..." adresinde bulunan "..." isimli işyerinde müvekkiline ait "..." markasını izinsiz ve tecavüz teşkil eder nitelikte kullandığını, "..." ibareli taklit ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, mahkememize tespit için başvurulan ......
ya göre kurulmuş olduğundan atıl duruma geldiğini, davalı şirketin mevcut yedek parça stokunu geri almaktan imtina etmesi nedeniyle yedek parçaların ellerinde kaldığını belirterek haksız ve ani fesih nedeniyle maddi zararlara karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000 TL maddi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında talebini açıklayarak müvekkil şirkette çalışan personelin işsiz kalması sonucu maaş ve kıdem tazminatı zararına mahsuben 10.000 TL, servis müşterilerinin ve ticari itibarının kaybı nedeniyle 10.000 TL, yatırım zararı nedeniyle 40.000 TL, yedek parça bedeline karşılık 30.000 TL , ticari gelir kaybı nedeniyle 10.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL'lik maddi tazminat talebinin olduğunu belirtmiştir....
Davalı vekili, müvekkilinin lokantacılık ticari faaliyeti sebebiyle restaurantta "Kanatçı Haydar'ın Yeri" ismi ile faaliyette bulunmaya kesinleşen kararlar nedeniyle hakkı olduğunu, davacı adına kayıtlı "Kanatçı Haydar'ın Yeri" markasının bölgesel bir marka olduğunu, müvekkilinin çabaları ve kaliteli hizmetleri sonucunda markanın bölgede tanındığını, müvekkilinin lokantasının tabelasının "Kanatçı Haydar'ın Yeri" ticari unvanı önüne "meşhur" kelimesi koymasının reklam amaçlı olduğunu, davacının markasına tecavüz etmesinin söz konusu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da, davacının söylentileri ve kötü niyetli haksız talepleri sebebiyle müvekkilinin ticari itibarının zedelediğini iddia ederek, 100.000.-TL manevi, 20.000.-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir....
Davacı vekiline, dava dilekçesinde açıklık ve yeterli ölçüde açıklama olmaması sebebiyle, aşağıda belirtilen hususlarda iş bu zaptın tebliği tarihinden itibaren HMK 119/1-e,f,g ve ğ maddeleri gereğince aşağıda belirtili hususları açıklamak, netice-i talebini netleştirmek üzere 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde HMK 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş, "- Marka hakkına tecavüzün ne şekilde tezahür ettiği, davalı yanın işlettiği yerin ismi, tabelada geçen isim ve işletilen yerin adres bilgilerinin sunulmasına, -Marka hakkına tecavüze konu yerin tecavüz teşkil eden kullanımlarının hangi tarihte başladığı, ilk olarak hangi tarihte tespit edildiğine ilişkin bilgilerin sunulmasına, -Dava dilekçesinde bahsi geçen Davalı yana gönderilen ihtarnamenin bir suretinin sunulmasına, -Maddi tazminat isteminin dayanağı ve SMK 151/2....
KARAR NO : 2023/64 DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 26/02/2019 KARAR TARİHİ : 28/03/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İ D D İ A /Davacı vekili Esas ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; ----sektöründe faaliyet gösteren en önemli firmalardan biri olan davacının sahibi bulunduğu, 2006'da hizmet vermeye başlayan, ----- plaformunun----- sitesi ve mobil uygulama üzerinden kullanıcılara farklı havayollarının yurtiçi ve yurtdışı uçak seferlerini tek bir ekranda inceleyip ucuz uçak bileti satın alma olanağı sunduğu;----- hizmetinin tanıtımı ve pazarlanması amacıyla her yıl milyonlarca TL reklam ve tanıtım harcamaları yapıldığı; platformun internet sitesinin 2018 itibariyle yılda 64.7 milyon ziyaretçi tarafından görüntülendiği; davacının ---- ibareli -----sayı ile tescilli markaların sahibi bulunduğu; aralarında organik...
hak doğurduğu bu nedenle mahkememizce de bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi sebebiyle tespiti yapılan 583.745,22 TL üzerinden maddi tazminat talebinin kabulü ile neticeten davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
No'lu dosyası ile tecavüz ve delil tespiti istemli dava açıldığını, e İstanbul .. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasından "davalının davacıya ait tescilli tasarım hakkına tecavüzün ve haksiz rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine" karar verildiğini, bu nedenle müvekkilin zararlarının tazmini için maddi ve manevi tazminat davası açma zarureti doğduğunu izah ederek; davaya esas bedel olarak 60.000 Türk Lirası maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, müvekkili manevi olarak zarara uğratıp marka değerinin ve itibarının düşmesi sebebiyle, 20.000 Türk Lirası manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya 02/11/2022 tarihinde meşruhatlı davetiyenin tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır....


