AŞ aleyhine 12/01/2016 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine dair verilen 08/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; haksız haciz nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı vekili, davacının trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle manevi zararların ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitini aşan maddi zararlarının davalıların müştereken ve müteselsilen tahsiline talep etmiş olup, talep edilen zmss teminat limiti üzerinde zararın olduğunun yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada zmss limit üzerinde zararın olduğuna dair yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği, manevi tazminat yönünden ise manevi tazminat miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olduğu, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, niteliği, ekonomik, sosyal çevre ve benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmadığından alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması koşulu sağlanamadığından dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, mahkemenin...
Bu sebeple davacının manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür. İlk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminat istemi yönünden davacının ihtiyati haciz isteminin, takdiren belirli bir teminat karşılığında 800.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere hacizde ölçülülük ilkesi uyarınca davalı sürücü .... ve ......
Davacı vekili, davalı bankanın------ iş sayılı dosyasından aldığı ihtiyati haciz kararını -------dosyasına sunduğunu, davacının ticari işletmesinde kiraya vererek gelir elde----sayfasından araçlar hakkında yakalama kararı verildiğinin görülmesi üzerine araçları trafiğe çıkaramadığını, ihtiyati haciz kararına yaptığı itiraz sonucu ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, haczin haksız olduğunun kanıtlandığını, hayatını------ müvekkilinin ---- veremediği için maddi zararının ticari itibarının sarsılması ve bu süreçte haciz baskısı ile yaşamak zorunda kalması nedeni ile manevi zararının oluştuğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 53.400-TL maddi tazminat ile 5.000-TL manevi tazminatın tahsilini dava etmiştir....
Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla; ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür....
Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir." denilmiştir....
Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup... haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesine, UYUŞMAZLIĞIN BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE.." karar verilmiştir. Bu kapsamda Yargıtay 4....
Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep edenler-davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 10/10/2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ihtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 16.010TL toplam maddi tazminat ile davacı ... için 150.000TL. diğer davacılar için ayrı ayrı 100.000TL’şer manevi tazminat olmak üzere toplam 366.010TL alacak için ihtiyati haciz talebinin kabulüne, takdiren %15 teminat alınmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I- İhtiyati haciz talep edenler-davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 1....
Ancak, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafça dava konusu yapılan, fikri ve sınai haklara tecavüz dolayısıyla uğranıldığı iddia edilen, 250.000,00 TL manevi, belirsiz alacak ve şimdilik kaydıyla 500.000,00 TL olduğu belirtilen maddi tazminat istemi olmak üzere toplam 750.000,00 TL alacağı teminen ihtiyati haciz talep edilmiş ve mahkemece de yargılama sırasında alınan ikinci bilirkişi raporu uyarınca davacının eser sahibi olup, davalıdan alacaklı olduğu ve alacağın varlığı hususunda kanaat getirildiği gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiş ise de, manevi tazminat miktarı takdire dayalı olup, maddi tazminat talebi yönünden ise, ikinci bilirkişi raporunda da inceleme yapılamadığı ve ihtiyati haciz talebi için aranan şartlardan yaklaşık ispat koşulunun miktar yönünden sağlanamadığı anlaşılmıştır....
Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Yukarıda belirtilen belgeler de nazara alındığında davacıların destekten yoksunluk ve manevi zararlarının olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Haksız fiil (ölüm) tarihi itibarıyla davacıların maddi (destek) ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir. İhtiyati haciz talep edildiği, davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının net olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmaz. Zaten davacı vekili de fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açmıştır. İİK 257.madde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmünü içermektedir....


