ve işleteninin ----- olduğunu, açıklanan bu sebeplerden dolayı --------- manevi tazminat bedelinin 50.000,00 TL sini davalı sigorta şirketinden, 250.000,00 TL sini davalı araç sürücü ve işleteni ------manevi tazminat talebini davalı araç sürücü ve işleteni------- manevi tazminat talebinin araç sürücü ve işleteni ----- tahsili ile kazaya karışan ilgi plakalı aracın üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz talep ettikleri görülmüştür....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacılara ait taşınmazda oluşan zarar bedeli 2.590,00 TL, kira kaybından kaynaklı 12.060,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ile dahili davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı tarafın kuyuların boşaltılması ve toprakla doldurulmasından kaynaklı tazminat talepleri ile manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, dahili davalı ... vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 02.10.2017 tarih ve 2016/3308 E. - 2017/13104 K. Sayılı ilamı ile, "...Dahili davalı olarak davaya sonradan davalılar yanında dahil edilen ...'nın davada taraf sıfatı bulunmadığından hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ...'...
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05.06.2015 ESAS NO: 2013/21-2215 KARAR NO:2015/1487) 6098 sayılı BK. md. 56 hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/02/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayetten kaynaklı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat isteminin kabulüne dair verilen 14/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir....
Mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin asıl ve birleşen davalarda talep edilen miktarlar dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacının iş kazasımdan kaynaklı %26,20 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının %40, davalının %60 oranında kusurlu oldukları, yerel mahkemenin 15/03/2012 tarihli ilk kararının, Dairemiz'in 11/02/2013 gün ve 2012/11741 Esas 2013/2030 Karar sayılı ilamı ile davacı yararına hüküm altına alınan 30.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu, bunun yanında Kurumca bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin, rücu edilebilecek kısmının hesaplanarak, bilirkişi hesap raporunda belirlenen zarar tutarından indirilmesi gerekirken, tüm peşin sermaye değeri tenzil edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğundan bahisle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır....
Adı geçen davalı şirketin manevi zararlar yönünden bir sorumluluğu olmadığından davalı sigorta şirketi için açılan manevi tazminat davasının reddi gerekmiştir. Diğer davalıların ise, hem araç işleteni olarak hem de haksız fiil faili olarak davacının manevi tazminat talebinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir....
Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (TBK 58). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile TBK’nın 58. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında TBK’nın 58. maddesi uygulanır. TMK’nın 24. ve TBK’nın 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir....
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, davacının araç hasarından kaynaklı tazminat talebinin Yargıtay bozma ilamından önceki hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğinden sadece davalı sigorta şirketi tarafından temyiz edildiğinden usulü kazanılmış hak ilkesi gözetilerek bu talebin reddine, davacının cismani zarardan kaynaklı maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının olay nedeniyle uğradığı iş gücü kaybı bedeli olarak 312,66 TL‘nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin davalı ... ve ...Turizm Seyahat Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulüne, davacının olay nedeniyle uğradığı manevi zarar karşılığı olarak 500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...Turizm Seyahat Ltd....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/433 Esas KARAR NO : 2022/213 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/08/2021 KARAR TARİHİ: 22/03/2022 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; dava şartı olarak davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak yasal süresi içerisinde hiç bir cevap verilmediğini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuruda bulunulduğunu, ancak anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, müteveffa ...'in, müvekkili ...ın eşi, müvekkili ...nın ise babası olduğunu, 25.06.2018 tarihinde davalı ...in maliki bulunduğu diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, dava dışı müteveffa ...'in kullandığı tescilsiz motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen kazada ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/627 Esas KARAR NO : 2021/514 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/05/2016 KARAR TARİHİ : 01/07/2021 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; Müvekkillerinin murisi ...'in 13/02/2016 tarihinde Ankara Bulvarı üzerinde karşıdan karşıya geçerken davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpması sonucu ölümüne sebep olduğunu, kazaya karışan aracın davalı ......


