WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 559,44 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi Davacı vekilinin 28.01.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağını oluşturan Dörtyol 1....

Mahkemece; davalının haksız eylemi neticesinde davacıların uğramış oldukları maddi zararın tespiti için alınan bilirkişi raporu ile hesaplanan maddi zarar doğrultusunda tazminat miktarı belirlenirken; davacıların duymuş olduğu elem ve üzüntü ile orantılı olarak davalının kusur durumu, tarafların sosyo-ekonomik durumu, hakkaniyet ilkesi ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde de manevi tazminat miktarı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır....

Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir....

davalının meşru hakkı olduğunu, bu imalat yapılırken ne davalıdan ne de yetkili makamlardan bir izin alınmadığını, davalının eyleminin tazminat gerektiren bir eylem olmadığını, yapılan yargılamada Mahkeme'nin makineye zarar vermekten değil demir blokları yıkmaktan davalıyı mahkum ettiğini, davacının, gerçekten iddiasında ifade ettiği gibi önemli bir zararı bulunsa ve makinesi zarar görmüş olsaydı bir tespit yaptırması ve bunu delillendirme yoluna gitmesi gerektiğini belirterek maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesinin talep etmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/716 Esas KARAR NO : 2021/767 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/07/2013 KARAR TARİHİ : 30/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaya olarak bulunduğu sırada 04.04.2011 tarihine davalılardan ...'ün sürücü, ...'ün araç maliki, diğer davalının da güvence hesabı sıfatıyla sorumlu olduğu ... plakalı aracın müvekkiline çarparak bacağından ağır derecede yaralandığını, müvekkilinin sağlık kurulu raporuyla %43 oranında malul olduğunun tespit edildiğini, davalının bu yaralanma nedeniyle herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı araç sürücüsünün İzmir ..Sulh Ceza Mahkemesi'nin ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.03.2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 09.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalı yüklenicinin 08.03.2008 tarihli sözleşmeyle yapımını üstlendiği işleri ayıplı meydana getirdiğini, mevcut ayıplar sebebiyle 6.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi zararı olduğunu ileri sürerek bunların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK' nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilmeyeceği cihetle; tehdit suçundan maddi bir zarar bulunmadığından bu gerekçeyle kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, mala zarar verme suçu yönünden ise sanığın katılanın suçtan kaynaklı zararlarını karşılamaya hazır olduğunu ısrarla beyan etmesine rağmen, katılan ...'...

firması ile olan ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 13.329,76 TL maddi zararının 27.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacının 20.000 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Manevi tazminat koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir....

------Karar sayılı ilamında--------sayılı içtihadı gereği efor tazminatının hesaplanması gerektiğinden bahisle mahkememizce verilen karar kaldırılmış ise de; efor tazminatının sürekli iş göremezlik zararından kaynaklı tazminat isteminin 18 yaşından küçük olanlar için karşılığı olduğu, somut olayda davacının sürekli iş göremezlik oranının 0 olduğu, bu kapsamda sürekli iş göremezlik zararından ve efor kaybından kaynaklı tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılarak maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın maddi tazminat istemi yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir....

Somut olayda; davalılar, kendilerine ait tarladaki bağ evinin taş duvarlarına davacılar tarafından zarar verildiği iddiasıyla şikayetçi olmuşlardır. Davacılar hakkında “mala zarar verme" suçundan açılan kamu davasının yargılamasında dinlenen tanık beyanlarından, davaya esas tarlanın davacılar tarafından önce satın alınmak, sonrasında kiralanmak istendiği, 2009 yılında da B.. S.. tarafından o tarlaya kabak ekildiği, o yılda da taş sökülme olayı olduğu ancak kimin yaptığını gören olmadığı anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesi dosyası içeriğinden şikayet için yeterli emare olması nedeniyle davalıların yasal şikayet hakkını kullandığı anlaşıldığından, mahkemece manevi tazminat istemlerinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, şikayet hakkının hukuka uygun kullanılmadığı gerekçesiyle, davalıların bir miktar manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu