WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 12/02/2013 gününde verilen dilekçe ile kasten yaralama ve mala zarar verme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kasten yaralama ve mala zarar verme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili; müvekkili ...’in darp edildiğini, ayrıca davalı ...’in müvekkili şirkete ait araca zarar verdiğini belirterek meydana gelen maddi ve manevi zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

Davacı, davalıların, kendisini kasten yaraladıklarını ve aracına hasar verdiklerini, bu eylemleri nedeniyle haklarında yapılan ceza yargılaması sonunda, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiğini belirterek, yaralama ve araç hasarı nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalıların eyleminin ceza dosyası ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının maddi tazminat istemini davalılardan müteselsilen, manevi tazminat istemini ise ayrı ayrı talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Hükümde ise, davalıların hem maddi, hem de manevi tazminat yönünden müteselsilen sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. HMK’nın 26. (HUMK’un 74.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez....

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Bir başka deyişle haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı yoksa bu kalem zarar istenemez. Dava konusu olayda, davalının davacı ...'a karşı mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme, hakaret ve cinsel taciz eylemlerini gerçekleştirdiği sabittir. Ancak bu eylemler nedeniyle davacı ... ile temyize konu maddi tazminat talebi kabul edilen davacı ...'...

Bir diğer husus davacının sektörde mesleki itibarının ciddi olarak sarsılmış olduğunun ileri sürülmesinden kaynaklı manevi tazminat istemidir. Dava dilekçesinde davacı, davalının haklı bir gerekçe olmaksızın sözleşmeden dönmesi sebebiyle davacının ticari itibarının,----- zarar gördüğünü, bu nedenle davacının itibar,--- olduğu manevi zararın tazmininin gerektiğini belirtmiş olduğundan manevi zararın tazmini için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı irdelenmelidir. Manevi tazminat bakımından talep, TBK m. 114/2 hükmüne dayanmakla bu hüküm gereğince “Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler,--- sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.". Dolayısıyla bu atıf gereğince uygulama alanı bulacak hüküm olan TBK m. 58/1 hükmü uyarınca “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat --- bir miktar para ödenmesini isteyebilir."...

mala zarar verme eylemleri nedeniyle maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir....

Dosya kapsamından, davacının şikayeti üzerine davalı hakkında mala zarar verme suçundan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/436 esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; davalının atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın miktar itibari ile kesin karar niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça öldürülen köpeğin, davacıya ait olduğu dosya içeriği itibari ile sabittir. Ceza mahkemesince de, davalının sahipli hayvanı öldürerek mala zarar verme suçunu işlediği kabul edilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca bu kabul, hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Açıklanan nedenlerle, davacının maddi zararının kapsamı belirlenmeli, olay tarihinde köpeğin serbest bırakılmış olması durumu, tazminat miktarından indirim yapılması hususu da gözetilmelidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 25/05/2012 gününde verilen dilekçe ile mala zarar vermeden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 21/09/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Davalılar adına yerel mahkeme kararını temyiz eden Av. ...'na davalılar tarafından verilen vekaletnamelerin incelenmesinde; davalı ... tarafından verilen vekaletnamenin ikinci sayfasının eklenmediği görülmekle bu haliyle kimi vekil tayin ettiği anlaşılamamaktadır, diğer davalılar ... ve ...'...

Dosya kapsamından; manevi tazminat isteminin dayanağı, davacının malına zarar verileceği şeklindeki tehdit eylemidir. Mala zarar verileceğinden bahisle tehdit, 5237 sayılı TCK'nın 106. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi gereği suç oluşturan bir fiil olsa da; davacının veya yakınlarının cismani zararına neden olmadığı gibi, iç huzuru bozacak nitelikte olgulardan değildir. Manevi zararın koşullarını düzenleyen TBK'nun 58. maddesine göre eşya zararı, kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olmadığından, bu eyleme dayanan manevi tazminat isteminin de tümden reddi gerekir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ile aynı apartmanda oturduklarını, aralarında önceden beri bir çok ihtilaf bulunduğunu, evinin dış kapısı üzerine yazdığı yazılar nedeni ile davalının mala zarar verme suçundan cezalandırıldığını belirterek uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazminini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, tehdit suçundan açılan kamu davasında davalının beraatına karar verildiğinden, davalının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki eylemine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesi ile manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki tüm belgelerin, bilirkişi raporlarının ve Lüleburgaz 2....

Davacının eser sahipliğinden kaynaklı manevi haklarından eserin bütünlüğünü koruma hakkı, umuma arz hakkı ve esere ulaşma hakkının davalı yanın eseri sergilendiği yerden kaldırması ve yeniden ulaşılamayacak hale getirmesi suretiyle zarar gördüğü, bu zararın manevi bir zarar olduğu tespit edilmiştir. Eser sahipliğinden kaynaklı manevi hakların nitelikleri itibariyle korunmalarının süresiz olduğu gibi vazgeçilemez ve devredilemez mahiyette oldukları sabittir. Her ne kadar davalı vekili bu noktada zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da devam eden haksız fiil (somut olayda bu eserden kaynaklı manevi haklara tecavüz fiilidir) durumunda, zarar da devam ediyor olacağından zamanaşımı süresinin işlemeyeceği mütalaasıyla, davalının zamanaşımı itirazı kabul edilmemiştir....

UYAP Entegrasyonu