WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/216 Esas KARAR NO : 2023/672 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2023 KARAR TARİHİ : 12/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında ... 46. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu satış sözleşmesine istinaden davalı...'a 638.000,00 TL ödendiğini, ...plakalı 2003 model ... aracın satışı gerçekleştirildiğini, daha sonradan aracın arızalandığı, gizli ayıplarından kaynaklı 16.083,40 TL ödendiğini, faturanın ödenmesi için ... 19. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderiliğini, ihtarnameye cevap verilmesi sonucundan ... 3....

Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu'nun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır....

Kaldı ki dosya kapsamından davacı ile davalı arasında kredi sözleşmesi bulunmadığı, kredi sözleşmesinin davacı ile dava dışı ... arasında düzenlendiği, taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukuki bir işlem bulunmadığından dava konusu olayda gerek 4077 gerekse 6502 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 11/11/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Dava, cari hesapta olan ortak alan gider borcundan doğan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamında mevcut sözleşmesinin incelenmesinde, Kira Sözleşmesi olduğu, ... A.Ş ile ... Tic Ltd Şti arasında 17/06/2019 tarihinde akdedilmiş olduğu anlaşılmıştır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/106 Esas KARAR NO : 2024/271 DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Alacak) DAVA TARİHİ : 11/01/2022 KARAR TARİHİ : 18/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 11/01/2022 tarihli dava dilekçesinde; Davacı vekili sunmuş olduğu 11/01/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... A.Ş arasında ... 47.Noterliğinin... tarihli ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi akdedildiğini, temlik sözleşmesine göre dava dışı ... A.Ş'nin ......

Dosya kapsamından; davacı banka ile dava dışı ... ... arasında yapılan kredi sözleşmesinin kredi genel sözleşmesi niteliğinde ticari yeniden yapılandırma kredisi olduğu, davalının anılan kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı anlaşılmaktadır. 13.01.2011 tarihinde kabul edilen ancak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde ticari davaların genel tanımı yapılarak "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" davaların ticari dava olduğu belirtilirken, devam eden fıkrasında, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılacak işler arasında "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına,finansal kurumlara ve diğer ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde" öngörülen hususlardan kaynaklanan davalar da sayılmıştır. Kanunun 5. maddesi ise ticari davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu hükmünü amirdir....

Sözleşmesi" ni gösterdiğinden, bu sözleşmede de müvekkil hiçbir surette şahsen taraf olmadığından müvekkilin davalı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti ile haksız takibin iptali için huzurdaki davayı ikame etmek zarureti hasıl olduğunu, müvekkilin davalı alacaklıya takip talebinde belirtilen sözleşmeden ve sözleşmeye dayanarak yapılan icra takibinden kaynaklanan bir borcu olmadığının tespitine, icra takibinin müvekkil yönünden iptaline, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; Müvekkilin .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine ilamsız takibi başlattığını, ilamsız takibin mesnedi olarak “01.05.2015 tarihli ... Sözleşmesinin” gösterildiğini, sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere sözleşmenin borçlusunun davacı değil ... ......

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188), yemin (HMK.m.225 vd.) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir. Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; Taraflar arasında 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmadığı gibi, karşı tarafın elinden çıkmış “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge de yoktur. Başka bir deyişle davacı taraf, davalı ile aralarında inanç sözleşmesinin varlığını yazılı delil veya delil başlangıcı ile kanıtlayamamışlardır....

Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2022/1051 Esas KARAR NO : 2022/1224 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ: 22/12/2022 K....

İşletmeleri ile işletmenin bulunduğu arazi sahibi olan davalı şirket arasında akdedilen kira sözleşmesinin 10.maddesi ile ... Restoran'a gelen müşteri araçlarına vale hizmeti verilmesi ve otoparkları işletilmesi işinin mal sahibine ait olduğunun belirtildiğinin anlaşıldığını, bu durumda sigortalıya ait aracın otoparktan çalınmasında davalı şirketin sorumluluğu bulunduğundan, sigortalıya yapılan ödemenin zarar sorumlusu olan davalıdan tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 10....

UYAP Entegrasyonu