WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

CEVAP 1.Davalı-davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dayanılan vakıaların gerçeği yansıtmadığını, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, asıl davaya konu taşınmazın 2000 yılında satın alındığını ve kadının mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı bulunmadığını, taşınmaza herhangi bir katkısının olmadığını, kadının çalışmadığını ve herhangi bir gelirinin de olmadığını iddia ederek asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı-davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; tarafların boşandıklarını, birleşen dava konusu taşınmazların evlilik birliği içerisinde satın alındığını, kadın adına tescil edildiğini ve erkeğin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkının olduğunu iddia ederek birleşen davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL mal rejiminden kaynaklanan alacağın yasal faizi ile birlikte kadından alınarak erkeğe verilmesini talep ve dava etmiştir. III....

Genel muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davaları Genel Mahkemelerde bakılmaktadır. Aile Mahkemeleri'nin bu tür davalara bakma görev ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkeme gerekçesinde de yazılı olduğu üzere davaya genel mahkemede bakılması kısmen yerindedir. Hukuk Genel Kurulu’nun 26.09.2012 tarih ve 2012/8-192 E, 2012/629 .... sayılı kararı ile mal rejimi davalarında muvazaa nedeniyle açılan davaların sonucunun beklenmesine de gerek bulunmamaktadır. Muvazaa nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasının olumlu sonuçlanması halinde, davacının mal rejimi nedeniyle alacağı kararla hak ettiği alacağının tahsilini kolayca sağlayabilecektir. Bunun dışında mal rejimi davasına bir etkisi olmayacaktır. Şayet muvazaa iddiasına dayanmayıp sadece tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde, mal rejiminden kaynaklanan alacak denilmiş olsaydı terditli istek kabul edilip birlikte görülmesi mümkün olabilirdi....

Davalılar, 21.03.2014 tarihinde evvela mal ayrılığı sözleşmesi, bilahare ise mal rejimine ilişkin hükümler çerçevesinde yapılan paylaşımı gerekçe göstererek hisse devir sözleşmesi yapmışlardır. Davacılar, mal ayrılığı sözleşmesinin de muvazaalı olduğu gerekçesiyle iptalini ayrıca dava etmişler ise de 8. Hukuk Dairesi’nin “.... davalılar arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesinin yapıldğı tarihten sonrası için geçerli olup.... davacıların haklarını etkilemesinin söz konusu olmadığı ve bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiği” gerekçesiyle bozulması sonrasında dava rededilerek karar kesinleşmiştir. Bu durumda, mal ayrılığı sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonrası için geçerli olduğu hususu kesinleşmiştir. TMK yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini kabul etmiş ise de eşlerin her zaman usulüne göre yapacakları sözleşme ile başka bir kanuni mal rejimine geçmeleri mümkündür. (TMK. 202-203 md.)...

Hukuk Genel Kurulu’nun 26.09.2012 tarih ve 2012/8-192 E, 2012/629 K. sayılı kararı ile mal rejimi davalarında muvazaa nedeniyle açılan davaların sonucunun beklenmesine de gerek bulunmamaktadır. Muvazaa nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasının olumlu sonuçlanması halinde, davacının mal rejimi nedeniyle alacağı kararla hak ettiği alacağının tahsilini kolayca sağlayabilecektir. Bunun dışında mal rejimi davasına bir etkisi olmayacaktır. Şayet muvazaa iddiasına dayanmayıp sadece tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde, mal rejiminden kaynaklanan alacak denilmiş olsaydı terditli istek kabul edilip birlikte görülmesi mümkün olabilirdi. Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince, davacı 13.500 TL’nin davalı ... tarafından karşılandığını kalan 13.500 TL’nin ise kendi birikimleri ile kardeşinin bankadan çektiği kredinin kendisine verilmesiyle ödediğini açıklamıştır....

Mal rejimine ilişkin davalar ise boşanmanın eki (fer'i) niteliğinde davalar olmadığını söylemekteler. Konunun çok tartışmalı olduğu ve henüz bir birlikteliğin gerek doktrinde ve gerekse uygulamada sağlanamadığı görülmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak ... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan davalar (Esasen katkı payı alacağı ve katılma alacağı) ... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan davalar (Esasen katkı payı alacağı ve katılma alacağ) davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ..Aile Mahkemesi'nden verilen 11.12.2013 gün ve 527/955 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... bizzat ve vekili Av. ... ve karşı taraftan davacı ....vekili Av. ... geldiler....

Gerek mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde ve gerekse edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulandığı evrede mal rejiminden kaynaklanan davalarda ayin (mülkiyet) isteme olanağı bulunmayıp, şahsi hak niteliğinde bulunan alacağın istenmesi esastır. Bu nedenle tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Sözü edilen bağımsız bölüm 24.12.2002 tarihinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı ... Kasnak tarafından satış yoluyla edinildiğine göre, bu taşınmazın edinilmiş mal olduğu konusunda bir duraksama bulunmamaktadır. Edinilmiş mal olarak kabul edilen taşınmazlar TMK.nun 235/1. fıkrası uyarınca tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılırlar. Yani karar tarihine en yakın bir tarihte yapılacak bir değer belirlemesiyle saptanacak değerin tasfiyeye esas alınması söz konusudur. Mahkemece, 4.4.2008 tarihinde yapılan keşifte belirlenen değer hükme esas alınmıştır....

Mahkemece, davanın mal rejiminden kaynaklanan katkı payı alacağına ilişkin olup davacı tarafın tapu kaydının iptal ve tescilini istediği, alacak konusunda her hangi bir talepte bulunulmadığı, bu tür uyuşmazlıklarda tapu kaydının iptal ve tescilinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davanın mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin olduğu, bu tür davalarda tapu iptali ve tescil istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu nitelendirmesine katılmak mümkün değildir. Taraflar, 08.05.1984 tarihinde evlenmişler, davacı ... tarafından şiddetli geçimsizlik nedenine dayanılarak 07.03.2007 tarihinde açılan boşanma davası, Sincan 2.Aile Mahkemesi tarafından davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş ve hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 15.04.2009 tarihinde kesinleşmiştir....

Başka mal rejimi seçilmediğinden; evlilik tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nin 170.m.), 01.01.2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği 16.01.2007 tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK'nun 202 ve 4722 sayılı Yürürlük Kanunu m.10/1) Davacı taraf murisin adına ölümünden önce çalıştığı şirket tarafından ... Sigorta AŞ’ye yaptırılan 100.000 TL miktarlı ferdi kaza sigortasından dolayı murisin ölümü nedeniyle yapılan ödemenin edinilmiş mal olduğunu açıklayarak 37.500 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 743 sayılı TKM'nin yürürlükte bulunduğu dönemde mal ayrılığı rejimi söz konusu idi. Mal ayrılığı rejimi için 743 sayılı TKM'de mal rejimi konusunda herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmemişti....

UYAP Entegrasyonu