WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Bu maddeye göre, noterlerin sorumluluğu "Kusursuz sorumluluktur." Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mucbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Davada, davalı noterin yanında çalışan başkatip ....in kusurlu davranışı ile bilerek sahte vekaletname düzenlediği Ağır Ceza dosyası ile sabittir. Ayrıca, davacıların nüfus cüzdanlarını başka bir iş için davadışı emlakçı .... vermiş olmaları, sahte vekalet düzenlenmesinde kusurlu olduklarını göstermez ve illiyet bağını kesmez....

Noterin bir kamu hizmeti ifa ettiği, bir güven kurumu olduğu, hukuki sorumluluğunun, nitelik itibariyle ağırlaştırılmış sebep sorumluluğu olduğu hususları dikkate alındığında, mahkemenin akıl sağlığı yerinde olmayan ve kendisine vasi tayini gereken kişiye vekaletname düzenlemesi nedeniyle noteri sorumlu tutmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; davacının uğradığı zarar miktarı yönünden davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekmektedir. Davaya dayanak yapılan davacı aleyhine hüküm kurulan ilamda, davanın kısmen kabulüne, ....243,08 TL'nin dava tarihinden yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile muris ... .... mirasçılarına veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen beyan ve ibraname başlıklı belge bir kısım ... .... mirasçıları vekilleri tarafından hükmolunan miktarın müvekkillerine düşen payının davacıdan tahsil ettiklerini belirtmiştir. Bedele yönelik davada ... .... mirasçısı ... ....'...

Anılan madde uyarınca noterlerin sorumluluğu için noterin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin görevleriyle ilgili bir eylemleri olmalı; bir zarar bulunmalı; zarar doğuran eylem hukuka aykırı olmalı ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Kusursuz sorumluluk şeklinde düzenlenen noterin sorumluluğu, ancak zarar ile uygun nedensellik bağının kesildiğinin kanıtlanması durumunda ortadan kalkacaktır. Yani zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep halleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması halinde sorumluluktan kurtulunabilecektir (Tekinay S., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt ..., 1985 İst., Sayfa 764 vd; ... B., Noterlerin Hukuki Sorumluluğu ve Kusursuz Sorumluluk, Yargıtay Dergisi, Cilt 24, Sayı 3, Sayfa 340 vd). Uygun illiyet bağı ile belirtilmek istenen noterin veya çalıştırdığı kişilerin yaptığı noterlik işlemlerinden dolayı zarar doğmuş olmasıdır....

Bu maddeye göre noterlerin sorumluluğu Kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumlulukta ise, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Diğer taraftan Noterlik Yasası'nın 72.maddesi gereğince noter; iş yaptıracak kişilerin kimlik ve adresleri ile gerçek isteklerini tam öğrenmekle yükümlüdür. Noterin sahte belgeler ile işlem yapması ve gerçek maliki iyi tespit edememesi, hatalı ve eksik bir işlemdir....

in nüfus cüzdanının verildiği tarihin 2011 olduğu, araç satış sözleşme tarihinden önceki tarihe ait olduğu, bu durumun noterlik işlemi sırasında çıplak gözle dahi ve dikkatli bir araştırmayla fark edilecek hususlardan olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dava; noterin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.1512 sayılı Noterlik Kanununun "Noterlerin Hukuki Sorumlulukları" başlıklı 162.maddesine göre "Stajyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile, noterler, işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar. Noter, birinci fıkra gereği ödediği miktar için işin yapılmaması, hatalı yahut eksik yapılmasına sebep olan stajyer veya noterlik personeline rücu edebilir."Bu maddeye göre, noterlerin sorumluluğu "Kusursuz sorumluluktur." Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur....

-2- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; noterin kusur ve ihmalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Doğrudan doğruya kanundan doğan borç ilişkilerinin en önemlisi, " haksız fiilden doğan borç ilişkileri" dir. Haksız fiili düzenleyen kurallar sorumluluk hukukunu oluşturur. Dolayısıyla, geniş anlamda haksız fiil kavramı, hem kusur sorumluluğunu, hem de kusursuz sorumluluğu içerir. 2. Noterin hukukî sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için, sorumluluğun unsurlarını teşkil eden fiil, hukuka aykırılık, zarar ve illiyet bağının bulunması gerekmektedir. 3. Öncelikli koşul; Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi anlamında bir yapma ya da yapmama fiilinin bulunmasıdır. Buradaki fiil, işlemin usulüne uygun olarak yapılmaması, eksik yapılması ya da hatalı yapılması anlamında olabilir. 4. İkinci koşul; zararlı sonucun hukuka aykırı bir eylemle meydana gelmesidir....

Davalı noterin bu farklılığın sebebini araştırmadan ve diğer olguları da değerlendirmeden satış işlemini gerçekleştirmesinde gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü gösterdiğinden söz edilemez. Bu nedenle, davalı noterin sorumlu olduğu yönündeki gerekçe ve varılan sonuç doğrudur. Ne var ki; davacı da satın aldığı araca ilişkin gerekli inceleme ve araştırmayı eksik yapmıştır. Belgelerde yazılı bilgilerin araçta yer alan bilgilere uygunluğunu denetlemediği gibi belgeler arasındaki farkları da incelememiş olduğundan davacının da bölüşük kusurlu olduğu kabul edilerek, belirlenecek tazminattan uygun bir miktar da indirim yapılması gerekir. Mahkemece yukarıda belirlenen yönler gözetilmeyerek istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....

Anılan madde uyarınca noterlerin sorumluluğu için noterin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin görevleriyle ilgili bir eylemleri olmalı; bir zarar bulunmalı; zarar doğuran eylem hukuka aykırı olmalı ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Kusursuz sorumluluk şeklinde düzenlenen noterin sorumluluğu, ancak zarar ile uygun nedensellik bağının kesildiğinin kanıtlanması durumunda ortadan kalkacaktır. Yani zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun veya mücbir sebep hâlleri gibi illiyet bağını kesen bir durumun varlığının kanıtlanması hâlinde sorumluluktan kurtulunabilecektir. Buna göre noter, gerekli özeni gösterdiğini iddia ederek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Ancak gerekli özeni göstermiş olsa bile, zararın doğmasına engel olamayacağını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Bu husus nedensellik bağının kesilmesidir....

Davada, noterin kusursuz sorumluluğu gereğince uğranılan zararın tazmini talep edilmektedir. Uyuşmazlık; davada, ceza (uzamış) zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağı; burada varılacak sonuca göre davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın hukuksal dayanağı haksız fiildir. Yasanın, zamanaşımı süresinin başlaması için alacaklının belli olguları öğrenmiş olması koşulunu aradığı hallerden biri, haksız fiilden kaynaklanan tazminat borcudur. Buna ilişkin bir ve on yıllık zamanaşımı sürelerini öngören 26.10.2010 dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K. nun 60. maddesinde, bir yıllık zamanaşımı süresinin, zarar görenin, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren başlayacağı açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, alacaklı zararın varlığını ve zarar vereni bilmediği sürece, zamanaşımı süresi başlamayacaktır....

UYAP Entegrasyonu