Alacaklı tarafından, (1 adet) çeke dayalı olarak borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine ... haciz yolu ile ... takipte, borçlunun; mükerrer takip olduğu şikayeti ile anılan takibin iptalini talep ettiği, ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 19.01.2017 tarih ve 2016/186 Esas ve 2017/77 Karar sayılı ilamı ile; şikayetin kabulü ile takibin borçlu yönünden iptaline karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... ... Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2017 tarih ve 2017/1185 Esas ile 2017/717 Karar sayılı ilamında, mahkemece, davacının borca itirazının kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ancak hüküm kısmında şikayetin kabulü ile takibin iptali" ifadesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı/alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b(2) maddesi uyarınca reddine karar verilip, anılan hükmün 2. ve 3. paragraflarında; ‘ ... 8....
Alacaklı tarafından, (1 adet) çeke dayalı olarak borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlunun; mükerrer takip olduğu şikayeti ile anılan takibin iptalini talep ettiği, ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 19.01.2017 tarih ve 2016/187 Esas ve 2017/78 Karar sayılı ilamı ile; şikayetin kabulü ile takibin borçlu yönünden iptaline karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... ... Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 29.03.2017 tarih ve 2017/1150 Esas ile 2017/716 Karar sayılı ilamında, mahkemece, davacının borca itirazının kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ancak hüküm kısmında şikayetin kabulü ile takibin iptali" ifadesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı/alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b(2) maddesi uyarınca reddine karar verilip, anılan hükmün 2. ve 3. paragraflarında; ‘ ... 8....
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı tarafça davalı hakkında takip konusu cari hesap alacağı nedeni ile alacaklı olunduğu iddia edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra taraf defterlerinin incelenmesi ile ... tarihli bilirkişi raporu alındığı, alınan raporda davacının mükerrer faturalandırması olduğunun belirtildiği, davacının taraflar arasında düzenlenen .... tarihli protokoldeki imzasını inkar etmediği ancak bu imzanın baskı altında verildiğini belirtmesine rağmen buna ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu konuda davacı şirket yetkilisinin bir şikayeti olmayıp soruşturmanın da bulunmadığı görülmekle, mükerrer fatura olduğunu davacı bu protokoldeki kendi imzası ile kabul ettiğinden mahkememizce bilirkişi raporundaki mükerrer fatura düzenleme durumuna göre olan değerlendirmeye itibar edilmiş olup, .... tarihli protokol ile davacının mükerrer faturalandırması hep birlikte dikkate alındığında davacının takip nedeni ile alacaklı olmadığı anlaşılmakla...
Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret TEMYİZ EDENLER : Davalı/Alacaklı, Davacılar/Borçlular Taraflar arasındaki kambiyo vasfına ilişkin şikayet, mükerrer takip nedeniyle takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ; davacı ... Tarafından açılan davanın kabulü ile İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2020/28228 Esas sayılı dosyasından yapılan takibin iptaline, davacılar ..., ..., ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlular ve davalı alacaklı tarafından da istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ilamın bölünerek iki ayrı takibe konu edildiği şikayeti nedeniyle takibin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 16 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Somut olayda, davacının icra dairesinin yetkisine itiraz ve mükerrer takip şikayeti ve borca itiraz ile takibin iptali istemli taleple icra mahkemesine başvurduğu, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15.04.2021 tarih ve 2019/319 E. 2021/426 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, davacı tarafından, talebin reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20....
Mahkemesi'nce şikayetin reddine dair verilen karar, Dairemizce yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ... dosyalarının incelenmesinde 02.03.2010 tarihli sıra cetvelinde ....sırada yer alan şikayet olunan idare haczinin 09.07.2007 tarihinde konulduğu bu haczin şikayeti haczinden önce olduğu, sıra cetvelinin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Şikayet olunan Vergi Dairesi'nin borçlu şirketten olan kamu alacağı için, limited şirket olan borçlunun ortak ve yöneticilerinin sorumluluğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 35 ve mükerrer 35. maddeleri ile VUK'nın .... maddelerinde düzenlenmiştir....
İcra Müdürlüğü’nün 2012/12221 E. sayılı dosyasında talep edilen asıl alacak yönünden takas – mahsup talebi nedeniyle takibin iptali kararı bulunmasına rağmen yeniden icra emri gönderilmesinin usulsüz olmakla birlikte, 2. kez gönderilen bu icra emrinin vekalet ücreti yönünden mükerrer ve asıl alacak için istenen işlemiş faizin de fahiş olduğunu ileri sürerek takibin iptali, aksi halde bu dosya borcu ile borçlunun alacaklıya karşı açtığı ve lehine sonuçlanan alacak davalarındaki alacak tutarlarının takas ve mahsubu istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; borçlunun şikayete konu takip dosyasından gönderilen 10.9.2012 tarihli ilk icra emrine yönelik bir şikayeti bulunmamasına rağmen hem bu icra emri hem de 30.5.2014 tarihli ikinci icra emri yönünden ayrı ayrı hüküm kurularak talep edilebilecek vekalet ücreti ve işlemiş faiz miktarlarının tespit edildiği, terditli talep olan takas – mahsuba ilişkin ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği görülmektedir....
Yasa uyarınca çek bedelini ödeyeceğine dair taahhütname veren davalının bu taahhütname ile borcunu ikrar etmiş olduğunu, bu nedenle davalı hakkında Alaşehir İcra Müdürlüğü'nün 2011/2234 sayılı dosyasından genel haciz yoluyla takip yaptıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, yasa gereği ceza mahkemesine infazın ertelenmesi için taahhüt verdiğini, ikrar olmadığını, icra mahkemesince icranın geri bırakılması kararı verildiğinden davacının yaptığı davaya konu takibin mükerrer olduğunu beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %15 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 1998/4865 Esas sayılı takip dosyasından da takip yapıldığını, takibin mükerrer olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece; uyuşmazlığa konu alacağın fon alacağı olduğu, dolayısıyla yirmi yıllık sürenin dolmadığı, ayrıca talep edilen faizin sözleşmeye uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür. Takibin dayanağı kredi sözleşmesi olup borcun muaccel olduğu tarih itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı söz konusudur. .../.../2003 tarih ve 5020 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na eklenen ve 26/.../2003 tarihinde yürürlüğe giren ek 3. maddeyle fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde, zamanaşımı süresi yirmi yıl olarak öngörülmüştür....


