WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince verilen, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar, davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli olarak temyiz edilmekle duruşma günü olarak saptanan 09/02/2022 Çarşamba günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I....

Ancak; dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu halde mükerrer kayıt oluşturacak şekilde (C) ile gösterilen bölümünün tapusunun iptali ile yeniden davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olması, kabul edilen ( B) bölümü için tapunun beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman dışına çıkarılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh düşülmemesi, ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasayla 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A fıkrası ile kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; "Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine...

Mahkemece, dava konusu taşınmazla ilgili olarak mevcut olan mükerrer tapu kayıtlarından, gerçek temele dayanan eski tarihli tapu kaydına değer vermek gerektiği, eski tarihli tapu kaydının ise 1986 yılında oluştuğu bu tarihten itibaren 10 yıllık dava açma süresinin geçtiği açıklanarak, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 16.03.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Mahkemece davacı Hazinenin açtığı tapu iptali ve tescil davasının; kanunen aranan 10 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür....

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/11/2009 gün ve 2009/4 - 383 E. - 2009/517 K. 16/06/2010 gün ve 2010/4 - 349 E. - 2010/318 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi; tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK'nın 1007. maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Ancak 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi hükmüne göre, tazminata hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanı sıra, tapu sicilinin tutulması nedeniyle bir zarar doğmuş olmalıdır....

Ayrıca, Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken; kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması, zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenmesi, bu ispatın gerçekleştirilemediği ve tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği; bu anlamda 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gereken bir zararın oluşup oluşmadığına ve mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği de açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1....

Davacı vekilinin, kadastro sırasında, kadastro harici bırakılan taşınmaz hakkında tescil talebiyle açtığı dava, çekişmeli taşınmazın 1367 sayılı orman parseli içinde kalması nedeniyle, tapu iptal ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında 11 numaralı Orman Tahdit Komisyonunca yapılıp 17.12.1948 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılıp 25.12.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır....

Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritasında çalılık niteliğinde olduğu ve eğiminin %12 nin üzerinde olması nedeni ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1/J maddesi gereğince orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1996 yılında yapılan ve çekişmeli taşınmazı 2/B alanında bırakan orman kadastro çalışması, Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/430 Esas ve 2012/254 Karar sayılı ilamıyla, mükerrer kadastro olduğu gerekçesiyle yok hükmünde sayılmış ve karar kesinleşmiş olup, daha önce 1980 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında da, taşınmazın orman olarak sınırlandırılan taşınmaz olmadığı yönünde tutanak tutulmuştur....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/07/2017 tarihli ve 2017/49 E., 2017/661 K. sayılı kararıyla; 1205 ve 1206 parsel plon yerlerinin iptal edilmeden 2620 ve 2621 parsel numaralarını alması sonucu mükerrer kayıtların oluştuğu, mükerrer tapu kayıtlarında doğru esasa dayanan eski tapu kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği bu nedenle mükerrer ve doğru esasa dayanmayan 49 m2'lik 2620 ve 49 m2'lik 2621 parsellerin, tapu kayıtlarının yüzölçümleriyle birlikte iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.İstinaf Nedenleri Davalı vekili, Tapu Sicil Tüzüğü'nün 75. maddesinin son fıkrası gereği kayıt düzeltmeler için Tapu Müdürlüklerine başvuru yapma zorunluluğunun yerine getirilmediğini, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3....

KARŞI OY Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nun 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunun'un 12/3.maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi ve hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, değerli Daire çoğunluğunca hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dava konusu 103 ada 7 sayılı parsel tapuda yapılan satış ve devirle 10.12.1996 tarihinde davalı ... tarafından satın alınmıştır. Bu parselin esası dosya arasında bulunan ... Tapu Sicil Müdürlüğü’nün karşılık yazılarına göre; tesis kadastrosu sırasında kadastro tutanağının düzenlenmediğini, ......

Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile 140 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 416,49 m² büyüklüğündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacının men'i müdahale ve kal' talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi vekili tarafından taşınmazın (A) bölümü dışındaki bölümlere yönelik temyiz edilmiştir. Dava tapu iptali ve tescil, müdahalenin önlenmesi ve kal' istemine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu