DAVA 1.2613 Sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu (2613 Sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro sırasında 540 ada 6 parsel sayılı 1990 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz çifte tapu kaydı nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, 1987 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda ise 459 metrekare yüzölçümü ile 1366 ada 11, 674 metrekare ile 1366 ada 12, 224 metrekare ile 1366 ada 13 parsel numarası verilerek Gaziosmanpaşa Belediyesi adına tescil edildikten sonra ayrı ayrı Gaziosmanpaşa Belediyesine de pay kalmak üzere 1366 ada 11 sayılı parsel ..., ..., ... ...; 12 sayılı parsel ...; 13 sayılı parsel ... ve ...'...
Dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/1 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddeleri kapsamında açılan mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak tapu iptal ve tescil davaları kayıt malikine, kayıt malikinin ölmüş olması halinde ise mirasçılarına yöneltilerek açılması gerekir. Eldeki davada, dava konusu taşınmazın kayıt maliki davalı gerçek kişiler olup, davalı ... kayıt maliki olmadığından davada pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK’ nın 114/1-d. maddesi gereğince taraf sıfatı dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re' sen gözetilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca; Mahkemece, davalı ... Müdürlüğünün pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, davalı ... yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 36 ada ... parsel sayılı 38.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... ... adına tespit ve hükmen tescil edildikten sonra satılarak davalı ... adına tescil edilmiştir. Davacı ..., adına kayıtlı bulunan ... Köyü ... parsel sayılı taşınmaz ile çekişmeli taşınmaz arasında mükerrerlik bulunduğu öne sürerek mükerrerlik arzeden kısma yönelik tapu iptali istemiyle dava açmıştır....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Tapu Müdürlüğü tarafından mükerrer kadastro nedeniyle 1389, 1976 ve 3562 parsel sayılı taşınmazlarda miktar tenzilleri yapıldığını, ancak Kartal İlçesindeki tapulama çalışmaları sırasında Hazine adına tescil edilen 55, 58, 155 ve 243 parsel sayılı taşınmazların Hazine mülkiyetinde olmaları nedeniyle 1389, 1976 ve 3562 parsellerle çakışan alanlarının 2981 sayılı Yasa kapsamında belediyelerine devri gerektiği kesinleşmiş mahkeme kararları ile tespit edildiğinden, bu kısımların mükerrer tapulama nedeniyle tapu iptali yoluna gidilemeyeceğini ileri sürerek; 55, 58 ve 243 sayılı parsellerin tamamı ile 155 sayılı parselin Pendik ilçe sınırları içinde kalan kısmının tapu kayıtlarının iptali ve belediye adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının devir talebinde bulunmadan dava açtığını belirterek davanın reddini istemiştir. III....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2014/364 E. 2015/227 K. sayılı ilamı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca yapılan mükerrer kadastro işleminin iptali ile beyanlar hanesindeki şerhin terkinine ilişkin olduğu ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmeksizin 30.10.2015 tarihinde kesinleşmiş ve davacı vekilinin yasal süresi içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında toplam 6.438,76 m2'lik mükerrerlik bulunduğu, dolayısıyla tapu müdürlüğünün işlemi ile davacıya ait 376 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki şerhin birbiriyle örtüştüğü gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir....
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57.maddesinde,tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harclarına tabi olacağı, aynı Kanunu'n 64. maddesinde, tapu ve kadastro harçlarının 4 sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınacağı, 4 sayılı tarifenin 20/d bendinde ise gayrimenkul hükmündeki daimi ve müstakil hakların tesis ve devri için ödenen bedel üzerinden binde 20 oranında harç alınacağının hüküm altına alındığı;4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunla eklenen geçici 23.maddede de, lehine irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni sürelerinin maddede belirtilen şartların sağlanması ve maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde...
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirildiği, 5658 Sayılı Yasaya göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....
Köyünde, 07/02/1962 tarih 1, 2, 3 numaralı çiftlik tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, (tapuların dış hudutlarının ...,...,... Çiftliği, ... dışındaki ...,...,... Beli olduğunu ve bu hudutların askeri haritalarda yer aldığını) geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olarak yazılı tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiğini, bu vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, ancak davalının -2- 2010/16392 - 2011/660 TESCİL DAVASI açarak 03/03/1970 tarih 1 numara ve 9776 m2, keza 15/01/1985 tarih 1 numara ile 1000 m2 yüzölçümü ile adına tescil ettirmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek mükerrer tapu kaydının iptali ile el atmanın önlenmesi istemiyle ......
Öte yandan, kadastro çalışması tamamlanan yerlerde yapılmış ya da yapılacak keşiflerde, tespit edilen taşınmazların tapu kayıtlarının davacı taraftan isteneceği; tapu kayıtlarının bulunmaması halinde ise zilyetlik ve kadastro sonucu arasındaki farkın hangi sebeplerden kaynaklandığını açıklayıcı bilgi ve belgelerin (dava, belge, sözleşme vs.) davacı tarafından sunulması gerektiği, aksi takdirde keşifte tespit edilen tapusuz taşınmazların değerlendirilemeyeceği ve taşınmazlar için mükerrer ödemelerin söz konusu olamayacağı açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ......
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve 148 ada 17 ve 158 ada 1 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile 148 ada 17 sayılı parsel içinde yer alan ve 28.08.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ve 158 ada 1 sayılı parsel içinde yer alan ve aynı krokide (A) harfiyle gösterilen sırasıyla 1917,31 m² ve 16.645,85 m² yüzölçümlü bölümlerinin davacı-tereke temsilcisi ...’nun murisi ... ... ...’nun mirasçıları adlarına miras payları oranında tapuya kayıt ve tescillerine, 148 ada 17 sayılı parselin aynı vasıfta 3.146.577,28 m² ve 158 ada 1 sayılı parselin aynı vasıfta 848.840,20 m² yüzölçümlü olarak tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi ile davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, eski tapu kaydı nedeniyle, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanılarak 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescile ilişkindir....


