Hukuk Dairesinin 2017/906 esas, 2017/901 sayılı kararının bulunduğu, bu nedenle sebepsiz zenginleşme ve haksız filden kaynaklı tazminat davalarına genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinin bakması gerektiği anlaşıldığından karşı görevsizlik kararı verilmiştir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda, davacı, davalılardan ...'ün bankacılık şifresi ve diğer kartları kullanarak kendisinin haberi olmadan işlemler yaptığı ve diğer davalılara para gönderdiği iddiasına dayalı alacak talebi olup, davacı tacir olmadığı gibi, davanın davacının kendi bankacılık işleminden kaynaklanmayan, davalının haksız işleminden kaynaklanan tazminat/ alacak davası olduğu, davanın mutlak ticari nitelikte bulunmadığı, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 30....
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir. Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir deyişle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45)....
Bozma Kararı Dairenin 06/04/2021 tarihli ve 2019/1645 Esas, 2021/2045 Karar sayılı kararıyla; “..Somut olaya gelince; dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğiyle açılıp aşamalarda bedele dönüştürülmüş olduğu halde, İlk Derece Mahkemesi ile bölge adliye mahkemesince, uyuşmazlık konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak olduğu ve sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı süresinin geçtiği şeklinde yanılgılı değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiştir....
Dolayısıyla davalı keşideci sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediğinden TTK'nın 732. maddesi uyarınca davacı hamile karşı sorumludur. Davalı keşideci sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre takipten evvel temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatiyle sadece asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, borçlu itirazında haksız olduğundan aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalılar ... ve ... Tarım Gıda Pazarlama San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne açılan davanın REDDİNE, 2-Hakkında red kararı verilen davalılarca ileri sürülen tazminat talebinin koşullarının bulunmaması nedeniyle reddine, 3-Davalı ... Özel Eğitim Egzersiz Merkezi İnşaat Tic. Ve Paz. Ltd. Şti'ne açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, Antalya 5....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmazın malikinin maliye hazinesi olduğu, bulunduğu binanın ruhsatsız ve kaçak inşaat durumunda olduğu, imar yasalarına aykırı ve ruhsatsız inşa edilen binalar nedeniyle ecrimisil talep edilemeyeceği ve davaya konu taşınmazın haksız işgal altında olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı kooperatifin inşa ettiği binalardan davalı ortaklarına teslim ettiği bağımsız bölümlerin bulunduğu binanın sığınak bölümünün, davacı kooperatifçe konut haline getirilmesi sonrasında davalılarca kiraya verilerek gelir elde edildiği ve davacı kooperatife bu gelirin verilmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, imar yasasına aykırı imal edilen bina nedeniyle ecrimisil istenemeyeceği ve davaya konu mahallin haksiz işgal altında olduğunun ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir....
Dava, davalının banka hesabına gönderilen paralar nedeniyle, BK.61. ve devamı maddelerine göre, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafça dosyaya sunulan ve dava konusu taşınmazın satımı için davalı şirkete banka yoluyla gönderildiği iddia edilen dava konusu ödemelere ilişkin olduğu belirtilen 22.07.2009 ve 07.08.2009 tarihli banka dekontlarında belirtilen miktarların davalı şirket hesabına yatırılıp yatırılmadığı ve kim tarafından yatırıldığı hususlarının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....
İtirazın iptali davasının konusu olan 400.000 TL alacak, itirazın iptali davasından önce açılan alacak davası içinde talep edilmiş olduğundan itirazın iptali davasında derdestlik durumu oluşturulmuştur. HMK’nın 114. maddesinin birinci fıkrasının “ı” bendinde düzenlenen aynı davanın, daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olmaması dava şartı olup mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır. Bu itibarla mahkemece öncelikle birleştirilen itirazın iptali davasının derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmektedir. Mahkemece daha sonra davacının alacak davası sonuçlandırılıp karara bağlanmalıdır. Mahkemece davacının alacağının 357.591,00 TL olduğu saptanmıştır. Mahkemece davacının sair alacak taleplerinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalının intifanın kullanılmayan bölümünden doğan iade sorumluluğu sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmaktadır....
sunulduğunu iddia etmesi karşısın da bu hizmetin sunulup sunulmadığı, hizmet sunulmuş ise bedeline ve nihayet takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Sebepsiz Zenginleşme” başlıklı 732.maddesinin 4.fıkrası aynen: “Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir” şeklindedir....
Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. TBK’nın 77 nci maddesi; “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haizdir. 2. Bu yükümlülük özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan ya da gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir nedene dayanması durumunda doğmuş olur. 3. Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir. 4. Sebepsiz zenginleşme hâlinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğmakta olup bu borcun konusu malvarlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir....
Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmişse de, davacının zarar iddiasına konu ilgili yargılama dosyalarından verilen kararlarda yargılama masraf ve vekalet ücretlerinin karşı taraftan tahsiline yönelik hüküm bulunup bulunmadığı, karşı taraftan tahsiline ilişkin hüküm bulunmakta ise bunlara yönelik alacak taleplerinin davacı yönünden sebepsiz zenginleşme oluşturup oluşturmayacağı, leh ve aleyhe hüküm altına alınan meblağların ödenip ödenmediği yönünde inceleme yapılmamış ve bu yönde ek rapor da alınmamıştır. Bu durumda, mahkemece bilirkişilerden hüküm kurmaya ve hükmü denetlemeye elverişli, davalı bankanın somut itirazlarını da karşılayan bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....


