Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı fabrikasında yaptığı mekanik tesisat aksamındaki taşınırların mülkiyet hakkının tespiti ve iadesi, zararların tazmini, olmadığı takdirde terditli olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemi ile ana taşınmaz üzerinde inşaatçı ipoteği kurulması taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 893 ve 895.madde hükümleri, Türk Borçlar Kanununun 110.madde hükmü, 470. vd. madde hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Yüklenici ipoteği, tescile tabi kanuni ipoteklerden olup, yüklenici ipoteklerinin tescilinde tapu kütüğünün rehin haklarına ait düşünceler kısmında “inşaatçı ipoteği" olduğu belirtilmektedir (TST md. 35). Tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerekir (TMK md. 895/I,II)....
Öte yandan, 2004-2007 yılları arasında mükerrer ödenen ücretlerin iadesi istemiyle 14/07/2015 tarihinde davalı idareye başvurulduğu dikkate alındığında sebepsiz zenginleşme kapsamında zamanaşımı noktasında da bir değerlendirmenin yapılması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlar Kanunu'nun 82. maddesi uyarınca, iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda bu süre 1 yıl) herhalde, bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra sebepsiz zenginleşmeden doğan iade istemi zamanaşımına uğrar....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde ipotek borçlusu tarafından yapılan, mükerrer takip iddiasına dayalı takibin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 16., 150/e., 3. Değerlendirme Şikayetçi ipotek borçlusu tarafından temyiz isteminde emsal olarak gösterilen Dairenin 2021/10344 E. sayılı içtihadında, ilk takipte alacağın haricen tahsil edildiği nedeniyle şikayet konusu takibin mükerrer olduğu ileri sürülmüş ise de, birinci takipte yapılan bir tahsilat olduğu ispatlanamadığından söz konusu içtihadın uygulama yeri bulunmamaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI....
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından davacı ve------- sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne ve araç satımına ilişkin sözleşmenin feshine, bedelinin dosya davalılarından tahsiline, davaya konu ayıplı aracın davacıdan davalılara iadesine karar verildiği, bu hükme istinaden davalı------- Esas sayılı dosya üzerinde ------ para alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, takip kapsamında --- ödendiği ancak tedbir ve yakalamalar nedeniyle aracın davacı adına tescilinin yapılamadığından bahisle takip kapsamında ödenen --- ödenen 1.233,97 TL bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesinin mahkememizden talep edildiği, davalı tarafça alacağın zamanaşımına uğradığı, dava konusu aracın 21/03/2012 tarihinde tutanak ile teslim alındığı,---borcunun aracın tesliminden önce ödendiği beyanla davanın reddinin talep edildiği görülmüştür. Zamanaşımı itirazı yönünden; dava, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak davasıdır....
nin açmış olduğu icra takibi ve akabinde .......esas üzerinden açmış olduğu dava ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili şirketçe . . şirketine meblağın tamamının ödendiği gibi davalı tarafça tahsil edilen meblağın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ......... dayanılarak tahsili istemi ile bu davanın açıldığını, yerel mahkeme kararının aksine süresi geçen bir davanın söz konusu olmadığı gibi devam eden davaların söz konusu olduğu ve bu devam eden davaların açılacak bu davanın sonucunu etkileyeceğinin de gözetilerek öncelikle yapılan ve yapılacak ödemenin gerçekten haksız olup olmadığını yargı kararına göre netleştirdikten sonra mükerrer davaya ve dava kalabalığına mahal vermemek için müvekkili şirketin bu davaya hemen açamadığını, davalı tarafça aynı çekle ilgili açılan itirazın iptali davası dikkate alındığında bir an için bir yıllık süre dikkate alınsa dahi hak düşürücü sürelerin veya zamanaşımının işlemediğinin sabit olduğunu belirterek söz konusu itirazın iptali davasının sonucu...
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, asıl dosyada taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesi uyarınca eksik alım nedeni ile kar mahrumiyeti, cezai şart ve ariyet bedeli istemi; birleşen dosyada ise davacı yanca davalı tarafından kendisinden bu bayilik sözleşmeleri ile mükerrer tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşme kaynaklı alacak davasıdır. Taraf delilleri mahkememizin 2021/... Esas sayılı dosyasında toplanmış ve bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 25.10.2021 tarihli raporu dosyaya sunulmuş ve akabinde Adıyaman 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak rapor tanzim edilmesi istenmiş olup 12/09/2022 tarihli bilirkişi dosyamıza sunulmuştur. Yargılamanın devamı sırasında ... Asliye ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görülmüştür....
İcra Müdürlüğü'nün 2010/162 sayılı takip dosyasının dayanağı ilâmın bozulması nedeniyle, yeniden hükmedilen alacak miktarı ve fer'ileri vekâlet ücretleri, yargılama giderleri ve icra masraflarını dikkate alarak 16.02.2010 haricen ödeme tarihi itibariyle yüklenicinin alacak miktarı ve yapılan ödemeye göre fazla ödeme miktarı gerekçeli ve denetime elverişli olarak hesaplattırılıp, takipten önce temerrüt ihtarı bulunmadığından davacı iş sahiplerinin yaptığı icra takip tarihinden itibaren faiz isteyebilecekleri dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve işlemiş faizi ile birlikte itirazın iptâline karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan bu halde alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılamada alınacak bilirkişi raporuyla saptanacağı işlemiş faiz istemi reddedileceğinden alacak likit ve borçlu yüklenici itirazında tamamen haksız olmayacağından koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı da reddedilmelidir....
Bu durumda taraflar arasında düzenlenen 25/09/2020 tarihli harici araç satış sözleşmesi (geçersiz sözleşme) gereğince davacıya satılan aracın halen davalı adına kayıtlı olduğu ve aracın davalıda bulunduğu dikkate alınarak, TBK'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geçersiz sözleşme nedeniyle, davacının ödediği peşinat bedelinin iadesini talep edebileceği kanaatine varılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve davacı tarafça peşinat bedelinin iadesi istemi ile davalıya çekilen ihtarnamenin, davalı adına 26/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu ihtarnamede davalıya ödeme için 7 günlük mehil tanındığı, bu suretle davalının 03/02/2021 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/615 Esas KARAR NO : 2022/742 DAVA : Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 30/10/2020 KARAR TARİHİ : 30/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... AŞ ile çalıştığını , kendilerine müşteri çeki vererek ticari kredi kullandırıldığını, en son ticari kredi için vermiş olduğu çeklerden ...'na ait ...numaralı 15.03.2009 keşide tarihli 12.825 TL bedelli çek ile ... Bankası 'na ait... numaralı 30.03.2009 keşide tarihli ve 12.150,00 TL bedelli çekleri ödemediğinden bahisle kendisinin , şirketin ve ortaklarının aleyhine İstanbul ......
Borcu ödeyen davacı 3.şahısların borçluya karşı genel mahkemede sebepsiz zenginleşme davası veya menfi tespit davası açabileceklerdir. Anılan durum karşısında ; davacıların menfi tespit ve istirdat istemi yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine " karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 14/02/2023 tarih ve 2021/371 Esas 2023/107 karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 17/07/2023 tarih, 2023/968 Esas 2023/1044 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiştir. BAM ilamında; "Maddi vakıaların anlatımı taraflara ait olup, hukuki nitelendirmeyi yapma görevinin hakime ait olduğu, mahkemece davanın İİK'nun 72.maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit ve istirdat davası olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğu kanaatine varılmıştır. İstirdat davası esasen sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan bir eda davası olup İİK 72/7 maddesinde düzenlendiğinden, davanın icra takibine dayanması dava şartıdır....


