Bu durumda, mahkeme kararının manevi tazminat yönünden bozulması nedeniyle daha önce manevi tazminat istemine ilişkin olarak ödenmiş olan tutar davalı uhdesinde sebepsiz zenginleşme oluşturuyorsa da, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereğince açılan dava sonucunda bu ödemenin yapılmış olması nedeniyle, mezkur davada da ilk davadaki gibi yetkili mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmesi gereklidir. Bu itibarla, dava ve takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 2004 sayılı İİK'nın ilamsız icra takiplerinde icra dairelerinin yetkisini düzenleyen 50. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın sözleşmeden doğan davalarda yetki kuralını düzenleyen 10. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın ifa yerine ilişkin 89. maddesi gereğince, konusu bir miktar paranın ödenmesi olduğu anlaşılan dava konusu değere dair talebin, ödeme zamanı itibariyle alacaklının yerleşim yeri mahkemelerinde dava edilmesi veya icra dairelerinde ilamsız icra takibine konu edilmesi mümkündür....
, zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabileceğini, zamanaşımına uğrayan çeke mesnetle keşideciye karşı ilamsız takip başlatan çek hamili, kambiyo hukukundan mütevellit haklarını kullanamaz ise de; kendisiyle doğrudan ilişkisi olmayan keşideci hakkında sebepsiz zenginleşme hükümlerine binaen hak talebinde bulunabilir olduğunu, İİK.33/A maddesinde kast edilen genel mahkemede dava yolu, alacaklı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine ve temel alacak ilişkisine dayanarak dava açması oduğunu, Bursa 1.İHM.2013/ ......
- K A R A R - Davacı vekilince, davalı aleyhine 5.130,00 TL asıl alacak ve 2.082,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.212,89 TL alacak talebiyle ... İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlattıklarını, davacının kooperatife üye olmadığını ve kooperatifle herhangi bir bağının bulunmadığından bahisle takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, kooperatifte gayrimenkul satın almasına rağmen kooperatif üyeliğini devralmayan şahısların kooperatif hizmetinden yararlanmaları nedeniyle genel yönetim giderlerinden ve alt yapı giderlerinden sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava hukuki niteliği itibariyle, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı açılan alacak davasıdır....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Öncelikle, davalı tarafça dava dilekçesinden itibaren tüm tebligatların davalı şirketin elektronik posta adresine çıkarıldığı, tebligatlara işletmesel nedenlerle zamanında muttali olunamadığı, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığı iddia edilmiş ise de, tebligatların şirketin elektronik posta adresine tebliğ edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalının savunma hakkının kısıtlandığına yönelik istinaf istemi yerinde görülmediği gibi, davanın yanlış nitelendirilerek talep aşımı yapıldığı yönündeki istinaf istemi de kararın kaldırılmasına gerekçe yapılacak bir sebep olarak görülmemiştir....
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacının hesabından sehven davalı banka nezdindeki davalı gerçek kişi hesabına yapılan 20.650,00 TL EFT ile yapılan ödeme işleminden kaynaklı sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu işleme ilişkin EFT, dekont, bilirkişi raporu ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. 21/02/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle, davalı ... ...’ın dava konusu GIB2020000000012 Nolu fatura bedelinden alacaklı olmadığı halde, davacı ......
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının alacak miktarının eksik imalat bedeli (yatak odası dolapları ve aspiratör) için 1.070,00 TL, bahçe duvarı eksik imalatı bedeli için 1.776,00 TL, bodrum kat inşaatı ve dükkan niteliği değişikliği nedeni ile davalının sebepsiz zenginleşme tutarından doğan alacak miktarının 12.544,00 TL ve gecikme nedeni ile cezai şart alacak miktarının 4.867,00 TL olmak üzere toplam 20.257,00 TL olduğu gerekçesiyle, anılan miktar alacağın sözleşmenin tarafı olan Er-Sa Ltd. Şti.'den tahsiline, sözleşmenin tarafı olmayıp, davalı şirket adına sözleşmeyi imzalayan diğer davalı şirket müdürlerinin şahsen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir....
Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 vd. maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Diğer taraftan, sebepsiz zenginleşmeden doğan bir alacağa faiz yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun, yani sebepsiz zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacılar tarafından istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında iş yeri kirası sebebiyle ilişki olduğunu ve müvekkili şirket ile davalı arasında kira ilişkisinden başka hiçbir ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin birkaç aylık kira bedeli ödeme borcunun ülkede mevcut ekonomik kriz nedeniyle aksadığını, bunun üzerine davalı taraf ile müvekkilinin davalı tarafa ödemesi lazım gelen kira miktarının .. TL olarak tespit edildiğini, bu rakam üzerinden takibe dayanak senedin keşide edilip davalıya verildiğini, keşide edilen senet bedelinin davalıya ödendiğini, bu ödemeye ilişkin dekontları mahkemeye sunacağını, davalı taraf senet bedeli ödendiği halde kötüniyetli olarak ve sebepsiz zenginleşme elde etme içerisinde bulunarak müvekkillerine karşı icra takibi başlattığını beyanla,.....
Dava zamanaşımına uğramış bonolardan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibinin itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan davacı ile dava dışı keşideci şirket arasında temel ilişki olup, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca aval verenler hakkında zamanaşımına uğramış bono nedeniyle alacak isteminde bulunulamaz ve yine aval verenlere karşı temel ilişkiye dayanılarak başvurulması mümkün değildir. Davalı ... da davaya konu icra takibine dayanak senetler üzerinde ikinci imza sahibi ve avalist konumunda olduğundan izah edilen gerekçeler nedeniyle davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir....


