olarak seçilmesi talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle şirket müdürünün azli hususundaki davanın konusuz kalmış olması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacının şirket yetkilisi olarak seçilmesi talebinin reddine karar verilmiştir....
Dava, haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Davacılar vekili, diğer bazı iddialarına ek olarak davalının şirket yönetimi konusunda gerekli liyakatı göstermediğini ve asli görevlerini aksattığını, davalının şirkete ait fabrikanın çalışanlarını işten çıkarttığını ve beş aydır fabrikanın kapalı konumda olduğunu, fabrika içinde bulunan bir kısım emtiaların gayri resmi olarak satıldığını, davalının ortağı olduğu dava dışı ... Müteahhitlik Ltd. Şti’ye karşı şirketi borçlandırdığını ileri sürerek şirket müdürünün azlini talep etmiştir. Davacıların ... ve ... Sanayi Limited Şirketi'nin ortağı oldukları, davalı ...’ın bu şirketin ortağı olmadığı ancak şirketin münferiden müdürü olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir....
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiş olup şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup,dava,ortaklık aleyhine açıldığı,ortaklığın pasif nusumetinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın,pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur....
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, limited şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım tayini istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davalı şirkette pay sahibi ve şirket müdürü diğer davalının şirketi kötü yönetip yönetmediği, şirketin şirkette pay sahibi olmayan kişiler tarafından işgal edilip edilmediği, davacının şirket kârından faydalanamaması ve şirket atölyesine girişinin engellenmesinin, davalının tutuklu olmasının azil için haklı neden oluşturup oluşturmadığı, TTK 630. maddesi kapsamında şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım tayini için gereken koşulların oluşup oluşmadığı konularından ibarettir....
Dava, haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli ve davalı şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu şirketin müdürü olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, müdür olan davalı ... ...’un bu görevinden azlini gerektirir haklı nedenin var olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir....
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, limited şirket müdürünün azli davası olup, davada husumetin azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin davalı şirket yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin davalı şirket müdürüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı diğer iddialarının yanında davalı müdürün şirkette çalışmayan kişileri sigortalı olarak gösterdiği, bu nedenle davalı müdür'ün Muğla Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/151 Esas sayılı dosyasında yargılandığını ileri sürmüş ve delil olarak bu dava dosyasına dayanmışsa da mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır....
AŞ’ye aktarılan paralar ile ... tarafından şirket hesabından çekilen ve geri iade edilmeyen paraların 2023 yılı ilk yarısı için 114.608.339,15 TL olduğunun tespit edildiğini, dilekçe ekinde sundukları uzman raporundan da anlaşılacağı üzere, ...'nın düzenli olarak ... İnşaattan para çektiğini, yine düzenli olarak ... hesabındaki paralar ... şirketine aktarıldığını, ... davalı ... adına kurulmuş iken, sonradan ...'ya devredildiğini belirterek ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’nin münferiden imzaya yetkili müdürü olan davalı ...’ın şirket müdürlüğü görevinden azline, işbu davanın .... E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA :Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. GEREKÇE :Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Davacı vekili birleştirme talepli olarak dava ikame etmiştir. UYAP sisteminde, .......
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, somut olayda iptali istenen kararın limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olması karşısında 6102 sayılı TTK'nın 364. maddesine atıfta bulunulması doğru değil ise de davada uygulanması gereken 6102 sayılı TKK'nın 630. maddesi gereğince de genel kurul kararı ile müdürün görevden alınabilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
un davalı şirket müdürlüğünden, yönetimde temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektirir haklı sebeplerin bulunmadığı, vazifesini yerine getirirken basiretsizliği, ağır ihmali ya da idarede iktidarsızlığının olmadığı, şirket sözleşmesindeki yükümlülüğünü ihlal etmediği, davalının müdürlükten azlini gerektirir şartların bulunmadığı, her ne kadar önceki kararda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket kayıtlarına ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye itibar edilmediği, şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın esastan reddine, davalı şirket yönünden pasif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....
E. sayılı dava dosyası, -Bilirkişi raporu, -Tüm dosya münderecatı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKÎ NİTELENDİRME: Dava, limited şirket müdürünün azli ile kayyım atanması ve 02/12/2019 tarihli genel kurul kararlarının iptali, istemlerine ilişkindir. Davalı “... Madeni Eşya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.” Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün "..." numarasında kayıtlıdır. Dosyada yer alan ticaret sicili kayıtlarına göre: Şirket 8 Ocak 2004 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilân edilerek kurulmuştur. Kurucuları ..., ..., ..., ... ve ...'dır....


