ile ilgili yapılacak kesinti işleminin iptali ile 8.625.45TL'nin ödenmesine ilişkindir. Dava dilekçesinde, ilgili dönem faturasından dava tarihi itibariyle henüz kesinti yapılmadığı; Mahkemece, söz konusu bedelin kurum bünyesinde bulunan davacı tahakkuklarından kesilmemesi yönünde 24/10/2014 tarihli ihtiyati tedbir kararı verildiği, bunun üzerine kurum tarafından sunulan 27/10/2014 tarihli cevabi yazıda da, dava sonuçlanıncaya kadar kesinti yapılmayacağı hususunun mahkemeye bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, kurum işleminin iptali yönünden davanın kabulü yanısıra 8.625,45TL'nin de davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamından 8.625,45TL kesinti yapılıp yapılmadığı hususu tespit edilememiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu, ayrıca salt markanın 3. kişilere devrinin engellenmesine yönelik tedbir işlemi uygulandığı, davalı şirkete ait markanın kullanılması veya devir hariç başkaca hukuki işlemlere konu olmasının önünde yasal bir engel bulunmadığı, bu hale göre tarafların durumuna ve tesis edilen ihtiyati tedbir işleminin davalı şirketin telafisi güç zararlara maruz bırakmayacağı, teminat alınmaksızın tedbir işlemi tesisinde de hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir....
Bu nedenle, ihtiyati tedbir kararında, tedbirin, ihtiyati hacizleri de kapsayacağı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması/yapılmaması yönünde verilen tedbir kararı, ihtiyati haczin infazını engellemez. Somut olayda, ihtiyati tedbir kararında; ihtiyati haciz yapılmasına engel bir hüküm bulunmadığına göre, geçerliliğini sürdüren ihtiyati haciz kararına dayalı olarak hacizler konulmasında ve dolayısı ile 3. kişilere haciz ihbarnamesi gönderilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. O halde, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İstinaf Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu, huzurdaki davanın konusu Kurum işleminin iptali olup, halihazırda Kurumun hukuka aykırı işlemi sebebiyle müvekkilin hayli güç durumun içinde bırakıldığı, müvekkilin tek geçim kaynağının dava konusu olan emekli maaşı olduğu, maaşı kesildiği andan itibaren maddi anlamda zor duruma düşen müvekkilin, bu güne kadar eş dost yardımıyla kıt kanaat geçindiği, ihtiyati tedbir verilmesi şartlarından yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılarak ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur. C....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ YRG.GELİŞ TARİHİ: -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava; davalı kurum tarafından davacının 2009 tarihli Eczane protokolü gereği 2 yıl süre ile sözleşmenin feshi işleminin cezai şart ve süre yönünden iptali talebiyle açılmış olup, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının temyizi istemine ilişkindir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 21.01.2013 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 26.01.2013 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2013 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 13.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden 13.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,7.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki fesih işleminin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, eczacı olduğunu, davalı kurum ile yaptığı sözleşmenin soruşturma raporu gerekçe gösterilerek davalı tarafından 9.8.2000 tarihli yazıyla feshedildiğine, feshin iptali için açtığı davanın reddedildiğini, ceza davasının devam ettiğini, davalı kurumun 2003 yılında sözleşme yapmış olmakta feshin haksız olduğunu kabul etmesine rağmen 17.4.2003 tarihli yazıyla sözleşmeyi tekrar feshettiğini ileri sürerek, 17.4.2003 tarihli fesih işleminin haksız olduğunun tesbitiyle iptalini istemiştir....
Mahkemece davanın, seçimlik hakkın satışın iptali yönünde kullanıldıktan sonra tazminat davasına ıslahla dönüştürülemeyeceği, diğer taraftan, “Burdur İcra Müdürlüğü tarafından derece kararı yapılırken mahkememiz dosyasında ihtiyati tedbir konulup konulmadığı hususunun mahkememizce sorulduğu, mahkememizce ihtiyati tedbir kararının konulduğunun belirtildiği, Burdur İcra Müdürlüğünün 2006/2119 esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın satıldığı, Burdur İcra Müdürlüğünce derece kararının davacı vekiline tebliğ edildiği, taşınmazın son maliki Davut Küçük'e taşınmazın İcra Müdürlüğünce satıldığı, hal böyle olunca davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, davacı tarafından davalılara karşı açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir” gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmış ise de; davacı talebi dikkate alındığında, davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceğinden (satış iptal edilmediği gibi, kurum alacağı da karşılanmamıştır...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalı Kurum tarafından iadesi istenen 26.893.08 TL'nin iade isteminin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı Kurum işleminin iptali ile 26.893,08 TL ödemekle yükümlü olmadığının tespitine ve vefat eden babasından ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/240 Esas KARAR NO : 2024/313 DAVA : TMSF İşleminin İptali DAVA TARİHİ : 23/04/2024 KARAR TARİHİ : 24/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan ... İşleminin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 23/04/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hissedarı olduğu ... Ticaret A.Ş.'ye kayyım olarak atanan ... ve "Kayyım Sıfatıyla Tasarruf yetkisini Haiz" yöneticiler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından ......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2....


