WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davacı kadında bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davacı kadına aittir. Davacı kadının kendisine ait ziynet eşyalarının rızası dışında ve iade şartıyla elinden alınıp bozdurulduğunu ispat etmesi gerekir. Davacı da kendisine ait olan ve kural olarak kendisinde bulunması gereken ziynet eşyalarının rızası dışında veya iade şartıyla davalı tarafından elinden alınıp bozdurulduğunu ispat edememiştir....

Kural olarak; düğün takıları kim tarafından takılırsa takılsın, kadına ait kişisel eşya sayılır. Bu nedenle ziynet eşyalarının, iade edilmemek üzere kadının rızası ile verildiğini, bu eşyayı kadından alan kişi ispat etmelidir. Somut olayda; davacı, düğün öncesi kendisine ait olan 6 adet bilezik, 5 adet yüzük, ve 4 adet kolye ucu ile düğünde hediye olarak takılan 1 altın takı seti, 1 inci takı seti, 6 adet tam altın, 11 adet yarım altın, 23 adet çeyrek altın ile değişik ayar ve ağrlıkta 16 adet bileziğin iadesin talep etmiş ise de, gösterdiği kendi delilleri ile bu ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığı iddiasını ispatlayamamıştır. Ancak, davalı taraf cevap dilekçesinde, davacıya düğünde takılan altınların 7.000 TL değerinde olan bir kısmının düğün borçları ve ihtiyaçlar için bozdurulduğunu ikrar etmiştir. Nitekim, dinlenen davalı tanıkları da düğün hediyesi olan altınların düğün sonrası taraflarca bozdurulduğunu beyan etmişleridir....

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davacı kadında bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davacı kadına aittir. Davacı kadının kendisine ait ziynet eşyalarının rızası dışında ve iade şartıyla elinden alınıp bozdurulduğunu ispat etmesi gerekir. Davacı da kendisine ait olan ve kural olarak kendisinde bulunması gereken ziynet eşyalarının rızası dışında veya iade şartıyla davalı tarafından elinden alınıp bozdurulduğunu ispat edememiştir....

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Dava konusu edilen ziynet eşyalarının ailenin ortak giderleri için bozdurulup harcandığı, davalı tarafından beyan edilmiştir. Ailenin ortak giderleri için davalı tarafından bozdurulan ziynet eşyalarının davacının rızası ile bozdurulduğunun kabul edilmesi gerekir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davacıda bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davacıya aittir....

Davacı-davalı kadın vekili 15.12.2021 havale tarihli dilekçesiyle ıslah talebinde bulunmuş, eşyaların aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde ziynet eşyalarına karşılık 55.781,00 TL ve kişisel eşya ve çeyiz eşyalarına karşılık 61.258,35 TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; tarafların boşandıklarını, düğünde hediye edilen altın para, cep telefonu ile çeyiz eşyalarının davalı tarafta kaldığını, davacının evden kovulduğunu, eşyalarını alamadan evden ayrıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ziynet eşyaları ile çeyiz eşyalarının bedellerinin dava tarihinden tibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı; davacının evden eşyalarını aldığını, davacının müşterek eve çeyiz eşyası getirmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Uyuşmazlık, kişisel eşya niteliğindeki ziynet eşyaları ile paranın aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde ziynet eşyalarının bedeli ile paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, ziynet eşyalarının bir bölümünün düğün sırasında, bir bölümünün ise sonrasında iade edilmek üzere davalı tarafından alındığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, ziynet eşyalarının bir bölümünün bozdurularak davacı adına kayıtlı aracın alındığını, diğer ziynet eşyalarının ise davacı tarafından müşterek konuttan götürüldüğünü savunmuştur. Yargılama sırasında dinlenilen bir kısım tanıklar, ziynetlerin bir bölümünün bozdurularak araç alındığını beyan etmiştir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ancak, mahkemece; aracın davacı adına alındığı yönündeki davalı savunması üzerinde durulmamış, araçla ilgili trafik ve sigorta kayıtları getirtilmemiştir....

AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 14/01/2014 NUMARASI : 2011/306-2014/14 Taraflar arasındaki kişisel eşya, ziynet eşyası ve paranın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 26.05.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. A.. D.. geldi. Karşı taraf davalı vekili Av. S.. A.. geldi....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusu, boşanmadan tefrik edilen ziynet alacağı talebine ilişkin olduğu, davacı vekilinin tefrikten sonra 2021/838 sayılı dava dosyasına 25.01.2021 tarihli dilekçe sunarak, tarafların kişisel eşyalarının iadesi noktasında sulh olduklarını, bu nedenle davanın konusuz kalıp davadan feragat ettiklerini bildirdikleri, davalı vekilinin aynı tarihli dilekçesi ile feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebinin olmadığını bildirdikleri, bunun üzerine mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın süresinde yapmış olduğu istinaf başvurusunda taraflar arasında düzenlenen 27.12.2021 tarihli protokolü sunarak protokolde sadece kişisel eşyalar konusunda sulh olduklarını, ziynet alacağı konusunda sehven feragat dilekçesi verdiklerini bildirmiş ise de, boşanma davasında kadın tarafın sadece ziynet alacağı talebinde bulunduğu, kişisel eşya talebinin...

. -2- Düğünde takılan ziynet eşyaları ve paralar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Bu eşyaların iade edilmemek üzere kocaya verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup müşterek ihtiyaçlar için harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, koca bu eşyaları iadeden kurtulur. Davacı, 57 adet çeyrek altın, 1 adet yarım altın, 1 adet gram altın, tanesi 10 gram 10 adet 22 ayar bilezik ve düğünde takılan 17.345,00 TL’nin iadesini talep etmiş ve bileziklerin kuyumcuda kasada saklandığı, diğer ziynet ve paranın davalı tarafından bozdurularak davalının borçları için harcandığını ileri sürmüş, davalı ise düğünde takılan 17.345,00 TL’nin düğün masrafı için harcandığını, 30 çeyrek altının davacının babasına verildiğini, bileziklerin ise davacı tarafından kuyumcudan alındığını savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu