WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Kira sözleşmesinin 51. maddesi gereğince sözleşmeye 6570 ve Borçlar Kanunu'nun uygulanmayacağı, 67. maddesinde sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine 10 gün süreli ihtar çekileceği, devamı halinde sözleşmenin feshedileceği, 77. maddesinde bu sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda 2886 Sayılı Kanun ile İhale Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Kiralananın bu niteliği itibariyle taraflar arasındaki kira ilişkisi hasılat kirasıdır....

a devredildiği kabul edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesinden önce, devir yasağına rağmen kiralananın üçüncü kişiye kiraya verilmesi halinde üçüncü kişiye karşı açılacak tahliye davasının dayanağı; 6570 Sayılı Kanununun 12/3 maddesidir. 6570 Sayılı Kanununun 12/3. maddesinde "Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne riayet etmeyerek bir gayrimenkule kiracı veya devir alan sıfatiyle girenler veya bu gayrimenkulü işgal edenler hakkında hiç bir ihtara hacet kalmaksızın sulh mahkemelerinde tahliye davası açılabilir." hükmü düzenlenmiş olup, bu hüküm gereği devir alan veya alt kiracıya karşı açılacak tahliye davası için, asıl kira sözleşmesinin fesih veya başka suretle ortadan kalkması şart değildir. 6570 Sayılı Yasanın 12. maddesine göre açılacak tahliye davaları kiraya veren tarafından yalnızca fuzuli şagil aleyhine açılabileceği gibi ayrıca akde aykırılık nedeni ile kiracı aleyhine de açılabilir....

Uyuşmazlık, süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkiline ait taşınmazın taş üretim atölyesi olarak kullanılmak üzere davalıya 01.06.2007 başlangıç tarihli ve 12 ay süreli olarak kiraya verildiğini, ihtara rağmen tahliye edilmediğini, tahliye taahhüdü bulunduğunu ileri sürerek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, tahliye taahhüdünün geçersiz olduğunu, 6570 Sayılı Kanun'a tabi yerler için süre bitimi nedeniyle tahliye istenemeyeceğini, asıl amacın kira parasının arttırılması olup kira tespit davası açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Borçlar Kanunu’nun 263. ve 287. maddeleri, süreli olarak yapılan kira sözleşmelerinde hiçbir sebep göstermeden kiracı ve kiralayana süre sonunda sözleşmeyi fesih yetkisi tanımıştır....

Davacı, davalının taşınmazda kiracı olduğunu kanıtlayamadığına ve davada müdahalenin önlenmesine ilişkin bir talebi de bulunmadığına göre, mahkemece ihtiyaç sebebi ile kiralananın tahliyesi ve kira parasının tespitine yönelik açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez. Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi ve Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeni ile tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine, 1.353,40-TL kira alacağının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, ... Mahallesi, ... asfaltı üzeri ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi ve 8.250-TL kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, 8.250-TL kira alacağının davalılardan müştereken, müteselsilsen tahsiline, davalılardan kiracı ...’nun temerrüt nedeni ile kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Davalılardan ...'nun dosya içeriğine, mahkemece dayanılan gerekçeye göre tahliyeye ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan konulara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-)Davalı ...'...

Bu durumda kiralananın Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğu, uyuşmazlığın bu kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, olayda 6570 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı halde mahkemece taşınmazın 6570 Sayılı Yasaya tabi olması gerektiği ve ihtiyaç iddiasının samimi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece davacının kirada olduğu işyerindeki kira sözleşmesini yenilediği ve ihtiyaç iddiasının samimi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez. Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz....

Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.01.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine göre kiracı olduğunu, davalının bir kira dönemi içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet verdiğinden 6570 Sayılı Kanunun 7/e maddesi gereğince iki haklı ihtar nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiş, davalı vekili ise ödenmemiş kira bedeli bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Hükme esas alınan 01.01.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin her ayın ilk beşinci gününe kadar peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır....

UYAP Entegrasyonu