Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/12/2014 NUMARASI : 2013/488-2014/1263 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralanan araçta meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar .. AŞ ve .. Şti. tarafından temyiz edilmiştir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava, kiralanan konutun hor kullanımı iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre, dosyanın temyiz incelemesi, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin görevine girmektedir. SONUÇ : Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, dosyanın görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 16.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davada dayanılan 30.7.2004 ve 15.4.2005 günlü sözleşmeler niteliği itibariyle kira sözleşmeleridir. Sözleşmelerin kiralayan tarafı yukarıda belirtildiği gibi Gençlik ve Spor Vakfıdır. Kira sözleşmelerinin kiracıya kişisel hak sağlayacağı ve sözleşmenin tarafları arasında hüküm ve sonuç doğuracağı kuşkusuzdur. Borçlar Kanununun 249. ve aynı doğrultudaki 272. maddeleri uyarınca kiralayanın temel borcu kiralananı akitte güdülen amaca uygun bir şekilde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmayı sağlamaktır. Bu temel borcun ihlali halinde kiracı sözleşmeye dayanarak sözleşmenin ademi ifası sebebiyle tazminat talebinde bulunabilir ise de bu hak akit olmayan tarafa karşı ileri sürülemez. Diğer taraftan, kiralanan şey geçerli bir sözleşme ile kiracıya teslim edilmişse, ancak o zaman kiracı o şey üzerinde fer’i zilyet durumuna girer ve bu zilyetlik yasa tarafından korunur hale gelir. (TMK. m.974,981,984)....
Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın varlığını kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz. O halde mahkemece, davacı yana fatura içeriği malların teslimine ilişkin belgesi var ise ibrazının sağlanması ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmak sureti ile rapor aldırılıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Mahkemece, bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile salt davacı yanın ticari defterlerine göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Dava, kiralanan aracın hasar görmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacının satın aldığı araçların teslim edilmemesi nedeniyle, araçların kendisine teslimi, bunun mümkün olmaması halinde ise bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir. Tüketici Mahkemesince, davacının iki adet ... satın alması nedeniyle tüketici işlemi bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
-TL bedelli çek düzenleyerek şüpheliye teslim ettiği, müşteki şirket tarafından kiralanan araçların arızalı çıkması nedeniyle şüpheliden yeni araç talep ettiği, şüphelinin yeni araç temin etmemesi nedeniyle aralarında düzenlenen sözleşmenin feshedildiği, şüphelinin müşteki tarafından teminat olarak verilen çeki iade etmediği ve icra takibine koyduğu iddiasıyla açılan dava olduğu ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve belgelere de dayanıldığından davacının ve davalı ... Şti' nin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mali müşavir bilirkişi ... tarafından ibraz edilen ... tarihli raporda sonuç olarak; tarafların defter ve kayıtlarının açılış kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı ve sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, defter ve kayıtların incelenmesinde davacı şirketin davalı şirkete ......
Davacı; şirketine verilen kredinin teminatını teşkil etmek üzere beş adet aracın kaydına rehin şerhi işlendiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle rehinli araçların paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini, bahse konu araçların tarafından olan davalıya teslim edildiğini, tarafından yaptırılan değer tespit tutanağında araçların hareket edemeyecek durumda olduğunun belirtildiğini, yediemin teslim tutanağı ile davalıya tam ve sağlam şekilde teslim edilen araçların, davalının elinde hasara uğradığını ve değer kaybettiğini belirterek uğradığı zararın tazminini istemiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; jandarma vasıtasıyla davalıya teslim edilen araçlardaki zararın, teslim tarihinden sonra ve davalı tarafın kusuruyla oluştuğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Sözleşmenin 1.2. maddesinde '' Kira akdinin hitamından önce kiracı 4 ay öncesinden yazılı olarak haber vermek kaydı ile herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü altında olmaksızın sözleşmeyi her zaman fesih edebilecektir '' düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı–karşı davacı 11.03.2014 tarihinde ihtarname çekerek sözleşmeyi feshetmiş, anahtarı da aynı tarihte emanet tutanağıyla notere teslim etmiştir. Teslim tutanağı davacı -karşı davalıya 13.03.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu tarih davacının da kabulünde olup yasal anahtar teslimi 13.03.2014 tarihidir ve kiracı bu tarihten itibaren 4 ay süreyle kira bedelinden sorumludur. Kiraya verenin daha sonraki bir tarihte anahtarı noterden teslim alması kiracının sorumluluğunu gerektirmez....
Cumhuriyet Başsavcılığının, 2006/1687 Soruşturma – 2009/310 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; trafik kaydına göre dava dışı ...ya ait .......plaka sayılı araç ile dava dışı....ait ..... plaka sayılı araca kaçakçılık suçu nedeniyle el konulduğu, yapılan soruşturma sonunda şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz üzerine 30.04.2009 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 20.05.2009 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, ... plaka sayılı araç için davacı.. 18.12.2006, 19.02.2007 tarihli, dava dışı... 20.04.2007 tarihli ve ..... plaka sayılı araç için davacı... 01.11.2006, 18.12.2006, 03.11.2006 tarihli, dava dışı... 04.03.2009 , 06.04.2009 tarihli dilekçeleri ile araçlarına haksız el koyma nedeniyle mağdur olduklarını ve araçların iadesini talep ettiklerinin görülmesi, bozma ilamından sonra yapılan araştırmalarda araçların davacılar tarafından kullanıldığının belirlenememesi...


