WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Davacı dava konusu taşınmazı 26.08.2011 tarihinde satın almış 16.09.2011 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini, ihtiyacı olduğunu bildirerek sözleşmenin bitim tarihi olan 01.01.2012 tarihi itibariyle kiralananın tahliyesini istemiş olmakla davayı akde dayalı olarak açacağını bildirmiştir. Davacı yeni malik olup, davasını isterse 6570 sayılı Yasanın 7/c madedsine göre de açabilir. Buna göre ihtar altı aylık süreyi içermese de 20.01.2012 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Dosyaya sunulan ve karşı çıkılmayan dekorasyon projesine göre kiralananın yapılması istenen restorant işine uygun bulunduğu ve dinlenen tanık anlatımına göre ihtiyacın gerçek ve samimi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece kiralananın ihtiyaç nedeni ile tahliyesine karar vermesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....

Dava, iki haklı ihtar nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6570 sayılı yasanın 7/e maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının yerleşik içtihatlar uyarınca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur. İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde ve bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtar oluşmaz. Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kiranın tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir....

Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde, esaslı tadilat yapılmaksızın kiralananın üçüncü kişiye kiraya verildiğinden bahisle tazminat talep etmiş ise de, davacı kiracının kiralananı tahliyesi yönünde alınmış bir mahkeme kararı bulunmamakta olup kiracı kiralananı kendi rızası ile tahliye etmiştir. Bu durumda 6570 Sayılı Kanun'un 15. maddesinin somut olaya uygulanabilme imkanı yoktur.Mahkemece bu husus gözönünde bulundurularak maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyaç iddiası samimi olmadığından tahliye isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının hali hazırda bir işi olmadığını ve dava konusu kiralananda eskiden iştigal ettiği tekstil işi ile ilgileneceğini, bu bakımdan işyeri ihtiyacı olduğunu, tüm bu hususların davalıya ihtaren bildirildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, davacının halen emlakçılık mesleği ile uğraştığını, mevcut olmayan işyeri ihtiyacı nedeniyle açılan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. 6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesi gereğince işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istenebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, işyerinin de yapılacak işe uygun ve elverişli olması gerekir....

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Hukuk Dairesi         2015/5284 E.  ,  2015/6570 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/02/2015 NUMARASI : 2014/1052-2015/86 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kesinleşen icra takibine dayalı olarak oluşan temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı kiracının itiraz ettiği, davalı kiraya verenin itirazın kaldırılmasını talep etmeden tahliye isteyemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi ve alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralananın tahliyesi ve kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece tahliye isteminin reddine, alacak isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 14.7.2004 tarih, 5219 sayılı kanunla değişik 427.maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2.3.2005 tarih ve 9-82 esas ve 126 karar sayılı ilamı uyarınca temyiz konusu alacak hüküm tarihinde 1.890....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Dava, apartman yönetimi tarafından 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan nedenlerle davalı kiracının taşınmazdan tahliyesi ya da taşınmazın eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. Bu durumda hükmün temyiz incelemesi görevi Dairemize ait olmayıp Yargıtay .... Hukuk Dairesi'ne ait bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Borçlar Kanunu’nun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup başka sebep aramaya gerek yoktur. Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2004 başlangıç, 31.12.2004 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın 151 m²’si kapalı ve 440,67 m² açık alan olarak gösterilmiş, yazlık kışlık çay bahçesi ve çocuk oyun alanı olarak kullanılacağı belirtilmiştir. Bu haliyle kiralananın Borçlar Kanunu’nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın bu kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Olayda 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanma olanağı yoktur....

UYAP Entegrasyonu