WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davacının artış şartı uygulanmadan ödenen kira paralarını ihtirazi kayıt koymadan alması, kira parasının davalının ödediği miktarda belirlendiği konusunda bir anlaşmanın varlığını göstermez ve davacının artış şartı uyarınca fark kira alacağını istemesine engel teşkil etmez. Genel kural bu olmakla birlikte somut olayda bu şekilde kira bedelinin değişeceği konusunda kesin bir ifade yer almamaktadır. Sadece değişiklik yapılması halinde hangi oranda değişiklik yapılacağı yazılmıştır....

Somut olayda; hükme esas alınan 01.01.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinde kira bedeli aylık 1.500 TL olarak kararlaştırılmış, hususi şartlar 4. maddede "...Kira bedelinden yapılması gerekli kanuni stopaj kiraya verenin vergi numarası da işaret edilerek Vergi Dairesine yatırılacak ve ödemenin belgelerinin fotokopileri düzenli olarak kiraya verene gönderilecektir." hükmüne yer verilmiştir. 3....

Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; itirazın 2.098,26 TL faiz (cezai şart) için takibin kaldığı yerden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Borçlar Kanununun 161/son maddesi uyarınca hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile yükümlüdür.Somut olayda, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin hususi şartlar başlığını taşıyan bölümünün 8. maddesinde, davalı kiracı aleyhine konulan aylık %10 gecikme faizinin aşırı olması nedeniyle cezai şart niteliğinde olduğunun kabulü ve BK.161. maddesine göre indirim yapılması hususu nazara alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.O halde mahkemece yapılacak iş; aylık %10 gecikme faizinde BK. 161/son maddesi uyarınca indirim yaparak, icra inkar tazminatına hükmetmeksizin karar vermek olmalıdır....

Borçlar Kanununun 161/son maddesi uyarınca hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile yükümlüdür.Somut olayda, taraflar arasından akdedilen kira sözleşmesinin hususi şartlar başlığını taşıyan bölümünün 8. maddesinde davalı kiracı aleyhine konulan aylık %10 gecikme faizinin aşırı olması nedeniyle cezai şart niteliğinde olduğunun kabulü ile BK.161. maddesine göre indirim yapılması hususu nazara alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.O halde mahkemece yapılacak iş; aylık %10 gecikme faizinde BK. 161/son maddesi uyarınca indirim yaparak, icra inkar tazminatına hükmetmeksizin karar vermek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Olayımıza gelince; davalı kiracı ile akdedilen 15/10/2014 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesinde ......Tic. Ltd.Şti., ... ve ... birlikte kiraya veren sıfatına sahiptirler. Kira sözleşmesi ile aylık kira bedeli net 40.000,00 TL olarak belirlenmiş ve her ayın 15 i ile 25 i arasında kiraya verenlerin banka hesaplarına hisseleri oranında yatırılacağı kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinin özel şartlar kısmının 2. maddesi ile kira bedelinin %60 ının şirket, %20 sinin ... ve diğer %20 sinin de ...'ın banka hesabına ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm geçerli olup tarafları bağlar. Asıl dava davacıları ... ve ... 13/04/2015 tarihinde başlattığı ...... talepli icra takibi ile 2015 yılı ...... aylarına ait toplam 32.000,00 TL kira alacağı, birleşen dava davacısı Has- Bay İnş. San. Tic....

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlu vekilinin yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalılar hakkında kira alacağı nedeniyle icra takibi başlattığını ancak davalıların yasal süresi içerisinde haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiş, davalı asiller usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmalara katılmamışlardır. Davalı borçlular adına icra takibine itiraz, dosyada vekaletnamesi bulunan vekilleri Av....

Davacı, davalı ile ahşap ve ikiz bir çift yalının sahipleri olduklarını, davalının ikiz yalının kendine ait bölümünü yıkması nedeniyle sahibi olduğu bölümün kullanamaz ve kiralanamaz hale geldiğini, daha önce açtığı davada kira kaybına ilişkin zararın bir bölümünün kabul edilip temyiz aşamasından da geçerek kesinleştiğini, eldeki bu dava ile geriye kalan ve yalının kiralanmasına kadar geçen sürede uğranılan kira kaybı zararının ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının yalısını kiraya verememesinin nedeninin araştırılmasını, yalıda yapılması gereken değişikliklerin yapılmamasının bunda etkili olduğunu, davacının kiracı bulmak için gerekli çabayı göstermediğini, yalının yola bağlantısı olmayıp geçit hakkı için dava açtıklarını, bu sürede yıkılan yalının molozlarını taşıyamadıklarını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur....

Davacı vekilince açıklama yapılması istenmiş, davacı vekili, borçlu ile aralarında kira ilişkisi olduğu, alacağının kira alacağından kaynaklandığını, kendilerinin kiralayan, borçlunun kiracı olduğunu,---- tarihleri arasında borçlunun ---- bulunan -----binayı kiraladığını, ancak borçlunun kira borçlarını ödemediğini , borçlunun fiilen ticareti terk edip gittiğini beyan etmiştir. Gerçekten de davacının kira alacaklarının tahsili için ---- sayılı dosyada --- tarihli takip talebi ile -aylık kira bedeli için ---talep ettiği; ----sayılı dosyada ---tarihli takip talebi ile -------- talep ettiği; ---- tarihli takip talebi ile -- aylık kira bedeli için --- talep ettiği;----takip talebi ile--- aylık kira bedeli için -----talep ettiği, takiplerin derdest olduğu görülmüştür. Bu icra dosyalarından ---- sayılı takip için------- açtığı itirazın kaldırılması davasında ---- sayılı kararla davanın reddine karar verildiği görülmüştür....

Davalı, cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; mecurun bulunduğu alışveriş merkezinin kira sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren hiç bir zaman beklenen doluluğa ulaşmadığını, alışveriş merkezinde yapılan ticaretten beklenen ciroların elde edilememesi ve dolayısıyla ödediği kira bedelinin yüksek olması nedeniyle kira bedelinde indirim yapılması yoluna gidildiğini ve bu nedenle de aralarında ek protokol imzalandığını, ek protokol île 01.01.2013 -31.12.2013 dönemi için asgari aylık kira bedelinin 990 USD’na İndirildiğini, alışveriş merkezindeki durum göz önünde bulundurulduğunda ek protokol ile anlaşılan kira bedelinin de şirketin devamlılığı açısından yeterli olmadığını, beklenen cironun elde edilememesi nedeniyle feshin haklı nedene dayandığındığını ve davacı tarafa ihtar yolu ile de bildirdiğini, 30.04.2013 tarihinde taşınmazı tahliye edeceğini ihıtaren davacı tarafa bildirdiğini, davacının ise 22.07.2013 tarihinde taşınmazı yeni kiracıya ödediği kira bedelinin yarısı oranında...

Kira, sürekli bir akit olduğundan hem sözleşmenin kurulmasından önce var olan, hem de akdin devamı süresince kiracının bir kusuru olmaksızın ortaya çıkan ayıplar kiralayanın tekeffülü altındadır. Diğer bir anlatımla kiraya veren sözleşme süresince kiralananın kullanmaya elverişli halde bulunması için gerekli önlemleri almak durumundadır. TBK.nun 304. maddesinde kiralananın önemli ayıplarla teslimi halinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. TBK.nun 305. maddesine göre kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını isteyebilir. Somut olayda; davada dayanılan ve hükme esas alınan 15/04/2014 - 31/12/2014 tarihleri arasını kapsayan kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu