Davada hükme esas alınan 14.06.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Kiralananın 2886 sayılı Devlet İhale Kanun'u hükümlerine göre kiraya verildiği anlaşılmaktadır Bu sözleşmenin 14. maddesinde “kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmaz idareye teslim edilmez ise,geçen her gün için cari yıl kira bedelinin yüzde biri oranında ceza itirazsız olarak ödenir.”hükmüne yer verilmiştir.Kira sözleşmesi 14.06.2010 yılında sona ermiştir. Taşınmaz süresinde tahliye edilmediğinden. Mahkemece, kira sözleşmesinin 14.maddesi gereğince cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak mahkemece Türk Borçlar Kanun'unun 182/son (B.K'un 16l/son maddesine) göre cezai şarttan indirim yapılıp yapılamayacağı tartışılmamış,cezai şarttan bir indirim yapılmamıştır....
Uzun süreli kira sözleşmesi yapıp, bu sözleşmeye dayanarak çalışır vaziyette olmayan dava dışı şirkete ait fabrikayı faal hale getirmek için bir çok masraf yapan ve tacir olan davacı şirketin şirket adına sözleşmeyi imzalayan kişinin yetkili olup olmadığını araştırması ve TTK.nun 20/2 maddesi anlamında basiretli bir tacir gibi davranması gerekmesi nedeniyle müterafık kusurunun olup olmadığı ve bu nedenle hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması doğru görülmemiştir....” gerekçesi ile bozulmuştur. Davalılardan ... ,..., ... kararın kendilerine usulünce tebliğ edilmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmeleri üzerine Yargıtay Yüksek 11....
Davaya dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.12.2006 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 7.maddesinde, herhangi bir ayın kira bedelinde aksama olması halinde dönem sonuna kadar ki kira bedellerinin muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır....
Mahkemece, asıl davada 4.302,26 TL eksik ve ayıplı iş, 10.000,00 TL kira ve 15.624,50 TL cezai şart alacağının tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2009 tarih ve 2008/7953 E., 2009/6590 K. sayılı ilamıyla, diğer temyiz itirazları reddedilerek, resmi kurumlar nedeniyle doğan gecikmenin teslim süresinden indirilmesinin doğru olmadığı, yükleniciye kaba inşaat bittiğinden taşınmazın % 15'lik kısmının tapu devrinin yapılmaması nedeniyle kira ve cezai şart alacağından makul bir indirim yapılması gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönlerinden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, eksik ve ayıplı iş, kira ve cezai şarta ilişkin olarak önceki karar gerekçesi yazılarak, karşı davaya ilişkin olarak ise, tarafların 21.01.2014 tarihli oturumdaki beyanları nazara alınarak, asıl .../......
Ancak kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulmalarında kabul edilmektedir.Ne var ki bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şartın ödenmesininin tacir olan borçlunun ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağının belirlenmesi gerekir. Her ne kadar mahkemece davalı şirketin sermayesini artırdığı gerekçesiyle ekonomik mahvına sebep olmayacağı belirtilmiş ise de davalı savunmasında 1 yıllık kira bedelini cezai şart olarak ödemesinin ekonomik sarsılma ve çöküntüye sebep olacağını belirtmiş, mağazayı da mali sıkıntılar nedeniyle tahliye ettiğini belirtmiştir....
Eldeki dava 2012 yılında açılmış, yargılama devam ederken davalı tarafça kira sözleşmesinin bahsi geçen 14. maddesine dayalı olarak kira bedelinden indirim yapılması ve kira bedelinin belirlenmesi için açılan davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Mayıs 2010 itibariyle kira bedelinin 6.749 TL olarak belirlenmesine dair 2011/222 E 2012/233 K sayılı kararı22.07.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilince mahkemeye sunulan dilekçe ile kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince taleplerinin aylık 6749 TL kira bedeli üzerinden değerlendirilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar mahkemece, İstanbul 17....
Bu itibarla; hükmü temyiz eden davalı taraftan, temyiz karar harcının alınması için HUMK'nun 434/3. maddesine göre işlem yapılması ve ondan sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 05.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Sözleşmede reklam alanlarının kullanılamaması durumunda kira bedelinde indirim yapılması hususu kararlaştırıldığından davaya konu edilen Ocak-Şubat ve Mart 2009 aylarında ödenecek olan kira miktarının belirlenmesi konusunda görülmekte olan kira parasının tenzili davası önem arz etmektedir. Bu durumda mahkemece anılan dava dosyası bekletici mesele yapılarak o davanın sonucuna göre kira parasının belirlenmesinden sonra kira alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenrle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 750 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 4.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/564 Karar sayılı kararı ile; borçlu kira akdini açık ve kesin olarak reddetmediğinden 2004 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kira sözleşmesinin ve kiracılık sıfatının kesinleştiği, kira akdinin varlığının uyuşmazlık konusu da olmadığı, 28.09.2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 12 nci maddesinde mücbir sebeplerle meydana gelecek zararların kim tarafından karşılanacağı, bu süre içerisinde kira ödemesi yapılamayacağı, kira sözleşmesinin yanında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 301 ve devamı maddeleri uyarınca kiralananın ayıplı olması hâlinde ayıpların giderilmesi ve ne şekilde ve ne oranda kira bedelinden indirim yapılması düzenlendiğine göre, takibe konu binada mücbir sebeplerle güçlendirme ve iyileştirme çalışmasının yapılmasının gerekip gerekmediği, gerekiyorsa borçlu tarafından ne gibi çalışmalar yapıldığı ve bu çalışmaların değeri, alacaklının...
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.02.2006 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde ilk yıl için kira bedelinin 250.350,00 YTL olup takip eden yıllık kira bedellerinin ise önceki yıl kira bedelinin DİE TÜFE oranında arttırılması suretiyle bulunacağı, Yıllık kira bedellerinin üçer aylık dönemler halinde 4 eşit taksitte tahsil edileceği, vadesinde ödenmeyen kiranın geciken kira dönemlerinde 6183 sayılı yasa gereği gecikme cezası alınacağı, sözleşmenin 8. Maddesinde, Lokantada yapılması zorunlu olan değişikliklerin teknik elemanların incelemeleri sonucu hazırlanacak Fenni Uygunluk Raporuna göre İl Encümen Kararı ile yaptırılabileceği, yapılması gerekli işlerin yaklaşık maliyeti üzerinden idare tarafından yaptırılabileceği gibi İl Encümenince belirlenecek bedel üzerinden işletmeciye yaptırılarak bedelinin kiraya mahsup edilebileceği kararlaştırılmıştır....


