WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

K A R A R Dava dilekçesinde, vekil edenlere ait 16 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece yeşil alan ve yürüyüş yolu yapılmak suretiyle el atıldığını, davalı aleyhine kamulaştırma bedelinin tespiti istemli dava açtıklarını açıklayarak, sözkonusu dava tarihi olan 18.02.2014 tarihininden geriye 5 yıllık dönem için şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin dönem sonu faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, davalı vekili tazminat davasının bekletici mesele yapılması talebiyle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Bozmaya uyularak verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece; bir yıllık kira bedeli 180.000TL tutarındaki cezai şartın davalının ticari hayatının mahvına neden olacağı ve bu sebeple hak ve nesafet kurallarına göre indirim yapılması gerektiği, davacı tarafça bir ay içerisinde yeni ihale yapılmasının mümkün olduğu, davacı tarafın zararının buna göre belirlenmesi gerektiğinden bahisle; davanın kısmen kabulü ile itirazın 45.000 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, her iki tarafça temyiz eidlmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebehlere göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan 24/07/2013 tarihli “kira sözleşmesi tasarısı” başlıklı sözleşmede, kira sözleşmesinin üç yıl süreli olduğu ve yer teslimi ile başlayacağı düzenlenmiştir...

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Somut olayda; davacının fazla çalışma süresinin biri davalı ile husumetli olan tanık beyanları ve ayın birkaç gününe ait davacı tarafından tutulan puantaj kayıtlarına göre hesaplandığı anlaşılmaktadır. Tanık beyanı ve dosya içeriğine göre fazla çalışma alacağından yapılan indirim oranı azdır. Fazla çalışma alacağından % 40'tan aşağı olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir....

Davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlu tarafından süresi içerisinde itiraz edilmeyerek takibin kesinleşmesi üzerine davacı alacaklı vekili icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Davacı alacaklı tahliye istemli olarak davalı borçlu aleyhine başlattığı icra takibi ile kira alacağının tahsilini istemiştir. Ödeme emri borçlunun mernis adresine 19.12.2012 tarihinde tebliğ olunmuş, borçlu 13.03.2013 tarihinde ödeme emrine itiraz etmiştir. İcra müdürlüğünce itirazın, yasal süreden sonra yapılması nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine, davalı borçlu tebligatın usulsüz olduğundan bahisle şikayet yoluyla tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 11.03.2013 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir....

Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının itirazının kaldırılmasına, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir. Davacı alacaklının, davalı borçlu hakkında kira bedellerinin tahsili amacıyla yaptığı tahliye istemli icra takibine, davalı vekili tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine alacaklı, icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur. Davalı borçlu adına icra takibine itiraz, dosyada vekaletnamesi bulunan vekili Av.... tarafından yapılmış olmasına rağmen, mahkemece duruşma günü ve dava dilekçesi vekil yerine davalı asile tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanununun 11.maddesi ve Avukatlık Kanununun 41.maddesine göre vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir....

Y A R G I T A Y K A R A R I Dava dilekçesi ile, kira parasının uyarlanması istemiyle dava açılmış ve mahkemenin davanın reddine ilişkin hükmü davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ve duruşma günü verilmiş ise de; Davacı şirketin, 28.6.2010 havale tarihli dilekçesinde davadan feragat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. HUMK'nun 95.maddesine göre davadan feragat kat'i bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur....

Bu durumda, davacı ... şirketince, sigortalının bu yeri 2001 yılından beri nizasız fasılasız kullandığı ve bu süre zarfında kiracılık ilişkisinin de ihtilaf konusu haline getirilmediği iddia edildiğine göre, kira sözleşmesinin yazılı olması gerekmeyip şifahi olarak da yapılacağı ve davalının bir kamu kurumu olduğu da gözetilerek, dosya içinde bulunan 31.03.2011 tarihli yazı da dahil olmak üzere tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek, sigortalının kiracı olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar tartışılmaksızın yetersiz gerekçeyle, davacı sigortanın yazılı kira sözleşmesi sunamamasına dayalı olarak davanın reddi doğru olmadığı gibi, sigortalının bu yerde fuzuli şagil olması hali de davanın reddi sebebi olmayıp, ancak dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı BK'nın 43. maddesi gereğince hükmedilecek tazminattan indirim yapılması sebebi olarak kabul edilecek bir durum olabileceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması...

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki kira sözleşmelerinin, üst hakkı sözleşmesinin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğunun açıkça kabul edilmesi, sözleşmelerin başlangıcından itibaren davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların "kira bedeli faturası" olarak düzenlenmesi, 2018 yılında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan tebliğ sonrasında, davacı İDTM Yönetim Kurulu tarafından kira bedellerinin TL'ye çevrilerek yaklaşık iki yıl süreyle TL olarak ödenmesi ve Covid salgını nedeniyle kira bedellerinden indirim yapılması birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğunu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmakta olduğunu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nin 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğunu, hal böyle olunca Ticaret Mahkemesinin...

Ancak zararlı sonucun doğmasına zarar veren yanında zarar görenin kusuru veya bazı durum ve davranışları ya da umulmayan olaylar da katkıda bulunmuşsa tazminattan belirli bir indirim yapılması hakkaniyete daha uygun düşmektedir. Bu düşünce ile tazminattan indirim sebepleri 818 sayılı BK (6098 sayılı TBK) ve diğer bazı özel kanunlarda düzenlenmiştir. 19. Tazminattan indirim sebeplerinin en önemlileri 818 sayılı BK’nın 43 ve 44. (6098 sayılı TBK’nın 51 ve 52.) maddelerinde belirtilen sebeplerdir. Tazminattan indirim sebepleri, özel hükümler mevcut olmadıkça akdi sorumlulukta da uygulanacaktır....

Somut uyuşmazlık; gecikme faiziyle birlikte ödenmeyen kira bedellerinin, sözleşmenin idarece feshi nedeniyle cari yıl kira bedeli tutarında tazminatın ve fesih sonrası kiralananın idareye geç teslimi nedeniyle tahliyeye kadar geçen her gün bakımından işleyecek cezai şart bedelinin davalıdan tahsili gerekip gerekmediği hususundadır. Davalı tarafça istinaf dilekçesinde kira bedeli ve yıllık kira bedeli tutarındaki tazminat bakımından yönetmelikle indirim yapıldığı, yine günlük cezai şart bedelinin 0,01 oranında değil 0,005 oranına indirildiği, mahkemece bu yönetmelik hükümleri dikkate alınmayarak hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği belirtilmiştir....

UYAP Entegrasyonu