WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Düğünde takılan ziynet eşyaları kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Dava konusu edilen ve düğünde takıldığı iddia edilen ziynet eşyalarından 29 adet küçük altının ailenin ortak giderleri için harcandığı davalı-davacı tarafından kabul edilmiştir. Ailenin ortak giderleri için davalı-davacı tarafından bozdurulup harcanan ziynetlerin davacı-davalının rızası ile davalı-davacıya verildiğinin kabul edilmesi gerekir. Ziynet eşyaları ve para nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davacı-davalıda bulunması gereken ziynet eşyalarının ve paranın aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile harcanması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı-davalı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 06.02.2018 tarihinde davacı vekili Av. ... geldi. Davalı adına gelen olmadı....

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davalı-davacı kadında bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davalı-davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davalı-davacı kadına aittir. Davalı-davacı kadının kendisine ait ziynet eşyalarının rızası dışında ve iade şartıyla elinden alınıp bozdurulduğunu ispat etmesi gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı nafaka ve eşya iadesi davasına dair karar davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, eşler arasında boşanma davasından bağımsız olarak açılmış kişisel eşya, mehir senedinden kaynaklanan 350 gr altının iadesi, aylık 300,00 TL tedbir nafakası ve müşterek alınan eşyalara ilişkin olarak katkı payı istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kişisel eşya kapsamında çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili, tarafların birlikte sahip oldukları diğer eşyaların ise yarı bedelinin tahsili istemine ilişkindir....

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davalı-davacı kadında bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davalı-davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davalı-davacı kadına aittir. Davalı-davacı kadının kendisine ait ziynet eşyalarının rızası dışında ve iade şartıyla elinden alınıp bozdurulduğunu ispat etmesi gerekir....

Aile Mahkemesinin 22.09.2020 tarih, 2018/290 Esas, 2020/425 Karar sayılı ilamının hüküm kısmında 12. bent bulunmasına rağmen bölge adliye mahkemesi hükmünün c bendinde, ilk derece mahkemesi hükmüne mükerrer olarak ikinci bir 12. bent eklenerek "Davalı erkeğin manevî tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin REDDİNE" karar verilmesi yanında, ilk derece mahkemesi hükmünde 13. bent bulunmadığı halde bu da dikkate alınmadan hükme 14.bent eklenerek; "Davalı kadının kişisel eşya ve çeyiz eşyalarına yönelik davası hakkında "KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" şeklinde, kanunda yer almadığı şekilde ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek onamaya benzer şekilde eklemeler yapılmak suretiyle, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkmasına ve HMK'nın 297 ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilerek hüküm kurulması doğru olmadığından ve hükmün bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....

AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 13/08/2013 NUMARASI : 2013/710-2013/643 Taraflar arasındaki kişisel eşya iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 02/12/2012 tarihinde evlendiklerini, müvekkilinin 6 aylık hamile olduğunu, kendilerine ait ayrı evde oturma şartına rağmen, tarafların evlendikleri tarihten itibaren davalının alesi ile aynı evde yaşadıklarını, müvekkilinin ayrı eve çıkma niyetini öğrenenen kayınvalidesinin davalı oğlunu da yanına alarak müvekkili için hayatı çekilmez hale getirdiğini, müvekkilinin ailesinin ziyaretlerini de engellediğini, müvekkilinin, davalı tarafından hakarete ve şiddete maruz kaldığını,İstanbul 13.Aile Mahkemesinin 2013/331 D.İş sayılı dosyası ile davalı...

Ancak; düğün takıları kim tarafından takılırsa takılsın kadına ait kişisel eşya sayılır. Bu nedenle ziynet eşyalarının, kadının isteği ve onayı ile iade edilmemek üzere verildiğini, bu eşyayı kadından alan kişi ispat etmelidir. Somut olayda; davacı, onbeş tane cumhuriyet altını, on adet çeyrek altın, altı adet ... burması, üç altın yüzük ile bir altın kolyenin iadesini talep etmiş ise de, gösterdiği kendi delilleri ile bu ziynet eşyalarının düğünde takıldığını ispatlayamamıştır. Ancak, davalı koca, düğünlerinde sadece 4 adet bilezik ile davetliler tarafından bir miktar çeyrek altın takıldığını ve bunlardan bir adet bileziğin davacı tarafından götürüldüğünü, diğerlerinin ise ihtiyaç için bozdurulduğunu ikrar etmiştir. Nitekim, tanık olarak dinlenilen babası Hanifi Bayırlı’da, düğüne katılan davetliler tarafından takılan 10 -15 adet altını davalıya verdiğini ve bu altınların borçlar nedeniyle bozdurularak harcandığını beyan etmiştir....

Dava, kişisel eşya niteliğinde olan ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür. Düğünde kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Ziynet eşyaları rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardan olduğundan, olağan olan bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz....

UYAP Entegrasyonu