WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Dava, kişisel eşya niteliğinde olan ev eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Somut olayda; davalı, tv ve kondisyon aleti dışında dava konusu eşyaların uhdesinde olduğunu kabul etmiş, dava konusu kahve makinesi, elektrikli ızgara, ......

DAVA Davacı -davalı kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; evliliğin ilk 2 haftası bile dolmadan ailesi ile irtibat kurmasına engel olduğunu, cep telefonunu kırdığını, hakaret ve küfür ettiğini, darp ettiğini, uyuşturucu müptelası olduğunu, kusurlarını örtbas etmek için iftira attığını. namus ve onurunu ayaklar altına aldığını, eve kilitlediğini, kendisinden çok annesi hakkında suçlamalarda bulunulduğunu iddia ederek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı ve 337 nci maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince davasının kabulüne tarafların boşanmalarına, kadın yararına 30.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminat ile kişisel eşya alacağına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Ziynet Alacağı-Çeyiz ve Eşya Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, takdir edilen nafakaların miktarı, reddedilen tazminatlar, takdir edilen kişisel iişkinin süresi ve reddedilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadın, dava dilekçesinde düğünde takılan ziynetlerin düğünden sonra elinden alındığını iddia etmiş, davalı koca yargılama boyunca ziynetlerin kendinde olmadığı iddiasında bulunmuştur....

Mahkemece; davalının ziynetleri alıp davacıya iade etmediği ispat olunamadığından, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinn sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2)Kural olarak; düğün takıları kim tarafından takılırsa takılsın, kadına ait kişisel eşya sayılır. Bu nedenle ziynet eşyalarının, iade edilmemek üzere kadının rızası ile verildiğini, bu eşyayı kadından alan kişi ispat etmelidir. Davacı kadına ait düğünde takılan bir kısım altınların davalı koca tarafından bozdurulduğu kanıtlanmıştır. Öte yandan; gerçekleşen bu durum karşısında ispat yükü kendisine geçen davalı koca, davacı kadının bu bilezikleri bir daha iade edilmemek üzere kendi rızası ile verdiğini kanıtlayamamıştır....

Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile asıl dava yönünden; 3.204,85 TL maddi tazminatın davalı karşı davacı ... yönünden 04.07.2009 kaza tarihinden, diğer davalı ...Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, kişisel eşya yönünden maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın 04.07.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ... ...'ın manevi tazminat talebinin reddine, karşı dava yönünden; 4.471,50-TL maddi tazminatın 01.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'dan tahsili ile davalı karşı davacı ...'...

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Dava konusu edilen ziynet eşyalarının ailenin ortak giderleri için bozdurulup harcandığı, davalı tarafından beyan edilmiştir. Ailenin ortak giderleri için davalı tarafından bozdurulan ziynet eşyalarının davacının rızası ile bozdurulduğunun kabul edilmesi gerekir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davacıda bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davacıya aittir....

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Davalı-davacı, dava konusu edilen ziynet eşyalarının bir kısmının bozdurulduğunu, bir kısımının ise davacı-davalı kadın tarafından müşterek evden ayrılırken birlikte götürüldüğünü savunmuştur. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davacı-davalıda bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davacı-davalıya aittir....

Bu nedenle ispat yüküne ilişkin genel kuraldan ayrılmayı gerektirecek bir sebepte bulunmamaktadır.Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Dava konusu edilen ziynet eşyalarının bir kısmının ailenin ortak giderleri için bozdurulup harcandığı davalı tarafından kabul edilmiştir. Ailenin ortak giderleri için davalı tarafından bozdurulan ziynet eşyalarının davacının rızası ile bozdurulduğunun kabul edilmesi gerekir.Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davacıda bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür....

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Davalı, dava konusu ziynetlerin müşterek çocuk Tuğba Gökçe'nin beyin kanaması geçirmesi sebebiyle, tedavisi için bozdurulduğunu söylemiştir. İhtiyaçlar için bozdurulan ziynet eşyalarının davacının rızası ile bozdurulduğunun kabul edilmesi gerekir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davalıda bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davacıya aittir....

Davacı-davalı kadına düğünde takılan ve kişisel eşya niteliğinde bulunan çeyrek altınların davalı-davacı erkek tarafından evlilik birliği içerisinde bozdurulup harcandığı ve kadına iade edilmediği ispatlanmıştır. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere erkeğe verildiğinin ispatlanması halinde erkek almış olduğu ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Somut olayda; çeyrek altınlar kadının rızası ile bozdurulmak üzere verilmiş olsa da, tekrar iade edilmemek üzere davalı erkeğe verildiğine dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bozdurulan altınların iade şartı olmaksızın verildiğini davalı erkek ispatlamak zorunda olup, davalı erkek bu durumu ispat edemediğinden dava konusu çeyrek altınları davacı-davalı kadına iade ile mükelleftir. Gerçekleşen bu durum karşısında, davacı kadının çeyrek altınlara yönelik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu