Bu nedenle 416 ve 378 sayılı parsellere revizyon gören tapu kayıtları ve dayanağı kimlik bilgileri idareden getirtilip incelenerek ve şahitler taşınmaz başında getirtilen kayıtlar ile birlikte keşfen dinlenerek yukarıda belirtilen ilkelere uygun inceleme ve araştırma yapılarak davacılar murisi ile tapu malikinin aynı şahıs olup olmadığı saptandıktan sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; "Mülkiyet hakkının tescili" başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki, bunların arasında malikin doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla, tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.08.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 16.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir....
Bu saptama yapılırkende aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse ... kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
TC kimlik nolu ...’ın ... ile evliliğinden anneleri ...’nün doğduğunu, ...’in ölümü üzerine anneannelerinin İbrahim ile evlendiğini, bu hanede ... TC kimlik nosu ile kaydedilip bu evliliğinden de davalıların doğduğunu, ... TC kimlik nolu ... ile ... TC kimlik nolu ...’ın aynı kişi olduğunun tespiti ile ... TC kimlik nolu kaydın kullanılmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece davanın kabulü ile aynı kişi olduklarının tespiti ile ... TC kimlik nolu kaydın kullanılmasına karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olduğundan mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunda olup, somut olayda iddia ile ilgili olarak davacılar ile dosyaya veraset ilamı sunulan ... TC nolu ......
ın nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı, ölü ise mirasçılarının tespit edilemediği anlaşılmakta olup kim olduğu, nerede bulunduğu tespit edilemeyen sağ ya da ölü olup olmadığı saptanamayan kişinin mal varlığının 3561 sayılı Kanun gereğince kayyım tarafından yönetimi gerekmektedir. Anılan Kanun gereğince ... oğlu İmam...'a ait payın idaresiyle ilgili alınan bir kayyımlık kararının bulunmadığı gözetilmeden bu kişiye ait payla ilgili hüküm tesis edilmiş olması, tapu kayıt maliklerinden Zeynep Özkan (Çiftçi)'nin mirasçılık belgesinde mirasçısı olarak sadece oğlu ... gözükmesine ve başkaca bir belge de olmamasına rağmen mahkemece Zeynep'in diğer çocukları Sıdıka Yayla, ... ve eşi ...'nin mirasçı sıfatıyla davaya dahil edilip, haklarında hüküm kurulması gerektiği ve gerekçeli karar başlığında ölü ...'in ve mirasçı olmayan ... Özkan'ın isimlerine yer verilmesi nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C....
Köyü nüfusuna kayıtlı ... ...” isimli bir şahsa ait nüfus kaydına rastlandığı bilgisinin verildiğinin ve sanığın 17.05.2006 tarihli oturumda beyan ettiği nüfus kayıt bilgilerine göre de farklılık arz eden bu nüfus kayıt bilgisine göre Cumhuriyet Savcısınca iddianamede yer alan sanık kimlik bilgileri düzeltilerek paraf edildiğinin, mahkemece de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısına ekli nüfus kayıt örneğinde yer alan ve sanığa aidiyeti belirlenemeyen kimlik bilgileri esas alınarak hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; soruşturma evrakına onaylı sureti ekli İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün 26.02.2006 tarih ve 2006/2922 sayılı, “kimlik tespiti” konulu bir yazısında, “... ve ... oğlu, Sivas İli Suşehri İlçesi nüfusuna kayıtlı,1987 İstanbul doğumlu ...”e ait parmak izlerinin, 1992 yılında gerçekleştirilen bir bisiklet hırsızlığı suçu şüphelisi “... ...” ve 2004 yılında gerçekleştirilen bir yaralama suçu şüphelisi “... ...”in parmak izleri ile aynı olduğunun belirtilmiş...
Tapu maliklerinden davalılar Dursun Ali Yoğurtçu ve D.. K..'nin TC. kimlik numaraları ve köylerini dava dilekçesinde belirtilmiştir. Mahkemece 7201 sayılı Tebligat Kanunundaki düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2014 gün 2014/14-323 esas 2014/925 sayılı Kararı da gözetilerek adı geçen davalıların TC. kimlik numaralarından mernise kayıtlı adresleri araştırılarak buradaki adreslerine tebligat yapılması, mernis adresleri bulunamadığı takdirde adres araştırması yapılarak adres tespiti yoluna gidilmesi gerektiği gibi; davalılar arasında ölü kişi bulunması halinde de; Kamulaştırma Kanununun 14/5 maddesi uyarınca mırasçılarının davaya dahil edilmesi ile öncelikle taraf teşkili sağlanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir....


