WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Dosyadaki veraset belgesi, tapu kayıtları ve kadastro tutanakları incelendiğinde davalı olarak karar başlığnda yer alan ve Tapu maliki olan ...TC kimlik nolu ...oğlu ...'nun davadan önce ölmüş ve mirasçılarının davaya dahil edilip kendilerine karar tebliğ edildiği halde temyiz etmedikleri ve vekile vekaletname vermedikleri anlaşıldığından ölü ... vekilinin temyiz hakkı bulunmamaktadır. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin yukarıda açıklanan nedenlerle REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan incelemede, dava konusu taşınmazda 474600/129972600 pay sahibi davalı ......

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç tapudaki kayıtların, nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir. Somut olayda; dava konusu taşınmazların tapulama tutanaklarının tespit tarihinin 12-13.5.1977 tarihleri olduğu, davacıların murisinin ise 04.09.1975 tarihinde vefat ettiği ancak tapulama tutanaklarında tespit malikinin “ölüolduğunun belirtilmediği görülmektedir. Mahkemece, dosyadaki veraset ilamına göre ......

nin annesi “... ve ... kızı ... ...” olduğunu iddia etmişse de ;tapulama tutanaklarında “... kızı ...'nin ölümü ile onun hissesinin oğlu ...'e kaldığının ve onun adına tespit yapıldığının” belirtilmesi, tapu kaydında da “...” isminde bir kayıt malikinin bulunması ve dosya içinde tapulama tutanaklarına ekli “Tapu Muemelatına Mahsus İlmühaber” başlıklı belgede de ...'nin açık kimlik bilgisinin “... ve ... kızı 308 doğumlu ... Merkez, ... köyü mesken no:14'de nüfusa kayıtlı ... ...” olduğunun belirtilmesi nedeniyle, tapuda kayıt düzeltme isteminin reddi yerine, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....

Ancak, bazı durumlarda nüfusta kayıtlı olmayan kişilerin de kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmektedir. Böyle durumlarda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararlarında belirtilmektedir. “… Kaydı düzeltilecek kişinin nüfusta kayıtlı olmaması durumunda, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi olanağının bulunup bulunmadığı sorununun çözümlenmesi gerekmektedir....

Davalı idare vekili kararı temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı idare vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Ancak Tapu Sicil Tüzüğünün "Mülkiyet Hakkının Tescili" üst başlıklı 25. maddesinde malike ait hangi bilgilerin tapu kütüğüne yazılacağı bir bir sayılmış olup, bunların arasında malike ait doğum tarihi yer almamıştır. Bu nedenle kütüğe geçirilmesi zorunlu olanların dışında başka bir kimlik bilgisinin somut olayda doğum tarihinin kütüğe işlenmediğine göre kütükte olmayan bir bilgi hakkında olumlu bir durum tespiti de yapılamaz. Şayet kütüğün dayanağı olan belgelerde yapılan bir yanlışlığın düzeltilmesi istenilecek ise, bu istemin tüzüğün 87. maddesine göre Tapu Sicil Müdürlüğünden istenmesi gerekir....

Mahkemece, 96 ve 98 parseller yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar 4. Hukuk Dairesince, "…Davaya konu 56 ve 57 nolu parsel tutanaklarında hissedar olarak geçen ...'nın babasının adının ... oğlu ...olduğu, bu kişinin 1967 yılında yapılan kadastro tespiti tarihinden yaklaşık 35 yıl kadar önce öldüğü, ayrıca geriye ... dışında ..., ..., ...ve ...'i terk ettiği ve bu kişilerin ölüm tarihlerinin de 1933 ile 1943 arasında değişen tarihler olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Yine 1937 tarihli vergi kaydındaki bilgilerden ... oğlu ...evlatları ...ve ...'in bu tarihte ölü, kızlarının ise sağ olduğunun anlaşıldığı, her iki parselde hissedar olan ... ve ...mirasçılarının sırası ile 1998 ve 2005 yıllarında tapuda işlem yaptıklarının anlaşıldığı, davacının murisin ...'...

"Mülkiyet Hakkının Tescili" başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesi hükmünce kütük sayfası malik sütununda yer alacak bilgiler malikin adı, soyadı ve baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, bu bilgiler dışında yer almayan bilgilerin düzeltilmesi dava konusu yapılamaz. Ancak; Somut olayda; çekişme konusu taşınmazın kadastro işlemleri sırasında ekipçe tespit malikli ... oğlu ...'in ölü olduğu saptanarak kütüğün beyanlar hanesine işlenmiş, tapuda sicil oluşturulurken de malik ...'in ölü olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine aynen yazılmıştır. Kayıt malikinin ölü olduğuna dair saptama tapu kaydına işlenmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu durum kütük sayfasında yer alan malik bilgileri arasında yer almıştır....

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi, asli müdahiller ise taşınmazın murislerine ait olduğunun tespiti ile kimlik bilgilerinin buna göre düzeltilmesi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davacının davasının kabulüne, müdahillerin davasının reddine dair verilen 29.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahiller vekili ile davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, maliki olduğu 260 ada 82 ve 83 parsel sayılı taşınmazlarda "... oğlu ...” olarak geçen kaydının “... oğlu ...” olarak düzeltilmesini ve ayrıca beyanlar hanesinde yazılı olan “ ... oğlu ... ölüdür” şerhinin de yanlış olduğunu ve ölü olmadığının tespitini istemiştir....

Bilindiği üzere; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu tür işler, 6100 sayılı HMK’nin 382/(2). fıkrasının ç-1) bendi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür ve işin niteliği itibarıyla maktu harç alınır. Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir....

UYAP Entegrasyonu