, olay sırasında kazaya karışan araç sürücülerinde kaza tespit tutanağının olmadığını,---- olay yerine yakın bir yerde şirket merkezleri olduğundan kısa sürede olay yerine intikal ettiğini ve kalabalık bir şekilde hareket ederek baskı ortamı yarattıklarını ve müvekkiline ait aracın sürücüsü ---- baskı altına aldıklarını, --- --- olduğundan ve----- okuma yazması iyi olmadığından davalı şirket yetkililerinin çalışanlarının kaza tespit tutanağını onun yerine taraflı olarak tanzim ettiğini,---- yalnızca kendi beyanlarını tutanağa aktarabildiğini, olay yeri krokisinin çizimine dahi müdahale edemediğini, kaza yerinde çekilen fotoğraflar ve --- maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının incelendiğinde ------aracın park için kullanılmakta olan en sol şeritten seyir ederken arkadan gelerek müvekkilinin eşi ---- sevk ve idaresinde bulunan ---plakalı aracın sol tarafına sürterek çarptığı, çarpma neticesinde müvekkile ait aracın sol tarafının arkadan itibaren çizildiği ve sol ön dikiz aynasının...
Dava,: 16.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen hasar bedelinin ve değer kaybı zararının kazaya karışan karşı taraf araç ZMS Sigortacısı davalı şirketten tahsili istemi açılan tazminat davasıdır. Kaza tarihi itibariyle ... plakalı ve ...plakalı araçlara ait trafik kayıtları, davalı sigorta şirketinden ... plakalı araca ilişkin ZMS Sigorta poliçesi ve davacıya ait ...plakalı araç için düzenlenen hasar dosyası, davacıya ait ...plakalı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosyamız içine alınmıştır. Taraflar arasında kusura ilişkin uyuşmazlık olduğu ve dosya içinde kusur durumuna ilişkin net kanaat uyandırır delil olmadığı görülmekle, kaza tespit tutanağının zemine uygulanması ile kazanın oluş şeklinin zeminde tespiti için kusur bilirkişisi refakatinde 16/11/2023 tarihinde mahkememizce keşif yapıldığı, refakate alınan kusur bilirkişisi tarafından kaza yerinin incelendiği görülmüştür....
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu icra dosyasına zamanında itiraz edildiğini, davacının 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra iş bu davayı açtığını, ceza dosyasında alınan kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı ve kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının ise bu tutanağı dayanak alarak icra takibine başladığını, müteveffanın 8/8 kusurlu olmasının mümkün olmadığını beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkemece, beyanlar, celp edilen ceza ve icra dosyaları, teknik bilirkişi raporu, ATK raporu, hasar dosyası ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayımız açısından; takibe dayanak trafik kazasında davalıların murisi olan ...'nın ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından rapora göre % 70 kusurlu olduğu ve adli tıp kurumunca tespit edilen toplamda 10.700,00 TL'lik hasar miktarın tarafların kusur durumları göz önünde bulundurularak davalıların ... 2....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Mağdurun yaralanmasıyla sonuçlanan olay sonrasında sanığın mağduru hastahaneye götürmesi nedeniyle kaza tespit tutanağının tutulmadığı, dosyada tarafların kusurlarına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, tanıkların beyanlarının çelişkili olduğu hususları dikkate alınarak olayın nasıl meydana geldiğinin tespiti için olay mahalinde keşif yapılarak, kusur konusunda rapor aldırılıp sanığın...
Kaza tespit tutanağında taraflara izafe edilen kusur oranı ile bilirkişi raporunda izafe edilen kusur oranları çelişmiştir. Mahkemece, kaza tutanağı ile çelişen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur. Davalı taraf kaza tespit tutanağında tespit edilen kusur durumunun doğru olduğunu ileri sürmektedir....
Hukuk Dairesi'nin ESAS NO: 2016/17992, KARAR NO: 2017/9638 sayılı kararı da dikkate alınarak, kaza tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğu bu nedenle bu tutanaktaki maddi ve hukuksal olgulara göre kusur dağılımının yapılabileceğinin değerlendirildiği, dosya kapsamında tanık dinlenildiği ancak tanıkların olay esnasında kaza yerinde olmadıkları, bu nedenle beyanlarının kusur dağılımında dikkate alınmadığı, dosya kapsamında kusura ilişkin bilirkişi ..... ile rapora karşı itirazlar üzerine ATK trafik ihtisas dairesinden rapor alındığı, raporların taraf beyanlarına göre raporların seçenekli olarak hazırlandığı, ATK dairesince zarara ilişkin hesaplamanın yapıldığı, davacı tarafa davasını belirli hale getirmesi için süre verildiği, davalı tarafça değer kaybı yönünden davanın belirli hale getirilmediği, mahkememizce seçenekli olarak hazırlanan kusur raporlarında emsal Yargıtay kararı uyarınca kaza tespit tutanağındaki olay oluş şeklinin dikkate alındığı, kusur dağılımının...
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında davalının sorumlu olabileceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davaya konu kazaya neden olduğunun somut verilerle ispatı gerektiğini, kusur raporu alınmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, rücuya esas bir ödeme varsa tespiti ve ardından mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
Civarında olduğunu, sigortalı aracın şerit ihlali yaparak kendi araçlarına vurduğunu, ertesi gün olay yerine geldiğinde karayolları ekiplerinin yolu açmak için araçları kazanın olduğu yerden başka yere çektiklerini gördüğünü, o ana kadar kaza tespit tutanağının tutulmamış olduğunu, araçların yeri değiştirildikten sonra jandarma ekiplerinin gelerek tutanak tuttuklarını belirtmiştir. Bu durumda, adı geçen tanığın her iki ifadesi karşılaştırıldığında, kaza tespit tutanağının kazaya karışan araçların çarpışma anındaki konumlarına göre mi, yoksa araçların karayolları ekiplerinin yolu açmak için kaza yerinden çekildikten sonraki konumlarına göre mi tutulduğu hususunda çelişkiler meydana gelmiştir....
Hukuk Dairesinin 2021/5614 Esas, 2021/9682 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada başvurunun kısmen kabulüne dair verilen 23.06.2022 tarih ve 2019/İHK-569-KIT-2022-838 sayılı kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Dairemizin 02.12.2021 tarih ve 2021/5614 Esas, 2021/9682 Karar sayılı bozma ilamında özetle; somut olayda, dosya içerisinde kaza tespit tutanağının bulunmaması yanında davacının olay sebebiyle iki el bilekleri, yüzünde kanama, alt çene kesisi şeklinde yaralandığına dair rapor düzenlendiği, bu durumda kaza tespit tutanağı dosya arasına alındıktan sonra 2918 sayılı KTK'nın 78. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin hükümleri gereği koruyucu tertibatın kullanıp kullanılmadığının tespiti ile davacının yaralanma şekli dikkate alınarak gerekirse tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği ve kabule göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında...
Bu durumda, mahkemenin hükme esas aldığı kusur bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağının birbirini teyit ettiği dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu dikkate alındığında davalı şirket vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Ayrıca bilirkişinin kusur oranı belirlemesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemenin gerekçeli kararında kararın yazım aşamasında ve onay işleminde sehven onaylandığının belirtilerek tavzih kararı olarak Uyap sisteminde kayıtlanmış olmasına ve taraflara düzeltilen bu kararın tebliğ edilmiş olmasına göre, HMK 297.maddesine uygun olarak gerekçeli kararın yazıldığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... San. Ve Tic. Ltd....


