Davaya konu trafik kazasına yönelik düzenlenen kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının asli kusurlu (kavşaklarda ilk geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) ... araç sürücüsünün ise tali kusurlu (aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) olduğu belirtilmiş, dosya içerisinde bulunan 15/06/2019 tarihli uzman mütalaa bilirkişi raporunda; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen vidanjör sürücüsünün %25, ... plakalı araç sürücüsünün %25, davacının %50 kusurlu olduğu belirtilmiş ve Hakem Heyeti'nce bu rapor esas alınarak Güvence yönünden %50 kusur oranına göre hesaplama yapılmış ve hüküm kurulmuş ise de kusur tespiti açısından yapılan inceleme ve araştırma yetersizdir....
Dosya kapsamında alınan 1 kusur ve 1 aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan 30.11.2021 tarihli raporda, kazanın çarpışma nedeniyle meydana gelmediği, kaza tespit tutanağının tek taraflı kaza olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağına katılmanın mümkün olmadığı, davacı sürücü ...'ın viraja girerken tedbirli davranıp araç hızını azaltıp gerekli tedbirleri almadığından, yanına aşırı derecede yaklaşan araç ile arasında güvenli mesafe bırakmayıp ani doğrultu değiştirdiğinden %50 oranında, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise davacı sürücüye virajda aşırı yaklaşması nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu açıklanmıştır. Davacı vekilince kusur durumuna itiraz edilmiş olup, yerel mahkemece 30.11.2021 tarihli rapordaki kusur tespiti hükme esas alınarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Kaza tespit tutanağı ve kusura ilişkin bilirkişi raporu arasında kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, hasar dosyası getirtilerek ve dosya kapsamı da gözetilerek Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde, kaza tutanağında belirlenen kusur durumunun da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 04/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
in ise sürücüsü olduğu .... plaka sayılı araç ile davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araç maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde müvekkilinin söz konusu kazada bir kusurunun olmadığının anlaşıldığını, davacının iddiası dikkate alındığında ise müvekkiline kusur atfedilerek 12 gün ticari kazançtan geri kaldığını, tazminat talep edildiğini ve başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin istediği anlaşıldığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Komisyon kararında dahi söz konusu trafik kazasında tarafların eşit oranda kusurlu olduğu belirtildiğini, müvekkili aleyhine atfedilen bu kusur oranını kabul etmediklerini, mahkemece yapılacak kusur incelemesinde müvekkilinin kazada kusurunun olmadığı anlaşılacağını, dolayısıyla kaza neticesinde ortaya çıkacak zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, Trafik kazası sırasında müvekkilinin aracı, yolun sağındaki normal şeridinde bulunduğunu, davacıya ait araç ise yasak...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkiline ait araca kusurlu olarak çarptığını, kazadan 2,5-3 saat sonra gelen trafik polislerinin inceleme yapmadan acele bir rapor hazırlayarak olay yerinden ayrıldığını, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kazada asli kusurlu olmadığını, tanıklar dinlenerek, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak kusur tespiti yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın HMK 114/1-h, 115/2 md hükümleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
kaza tespit tutanağının iptali istemine ilişkindir....
Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda; davacının motosiklet sürücüsü olduğu, kaza tespit tutanağına göre kaza sırasında davacının kaskının takılı olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının maluliyet raporunda baş bölgesinden de yaralandığı ve beyin cerrahi servisinde tedavi gördüğü anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının aracı ile müvekkiline ait motosiklete çarparak müvekkili ile eşinin yaralanmasına, aracının hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tutanağının davalı tarafın beyanına göre düzenlendiğini ve müvekkiline kusur verildiğini, kaza tutanağını, kusuru kabul etmediğini, müvekkilinin kurallara uyduğunu, davalının tamamen kusurlu olduğunu belirterek müvekkilinin aracındaki hasar bedeli ile değer kaybının tespitini talep etmiştir. Davalı, kusuru, hasar miktarını kabul etmediğini, davacının olayda kusurlu olduğunu, bu nedenle ..Cumhuriyet Savcılığının 201/365-259 sayılı kararı ile takipsizlik verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....
Adli Tıp Kurumunun 11.05.2022 tarihli raporunda dosyadaki davacı ve tanık ifadeleri ile kaza tespit tutanağının birlikte değerlendirilmesinde hız kadranının 75 km de takılı kalması ve olayın oluş şekli dikkate alındığında davacının mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyri sırasında şerit değiştirme manevrasını gerçekleştirmek istediği esnasında sevk ve idare hatasından dolayı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kazanın gerçekleştiği raporlanmıştır. Gerçekten de kaza mahallinde hız limiti 75 km'dir. Ayrıca kaza tespit tutanağında da belirlendiği gibi davacının aracı kazadan sonra 5. Viteste takılı kalmıştır. Bunlarla birlikte gerek soruşturma dosyasında gerekse mahkememiz dosyasında davacı tarafça bunun aksi ortaya konulamamıştır. Dosyamız kapsamındaki bilirkişi raporu kazadan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile de uyumludur....
Adli Tıp Kurumunun 11.05.2022 tarihli raporunda dosyadaki davacı ve tanık ifadeleri ile kaza tespit tutanağının birlikte değerlendirilmesinde hız kadranının 75 km de takılı kalması ve olayın oluş şekli dikkate alındığında davacının mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyri sırasında şerit değiştirme manevrasını gerçekleştirmek istediği esnasında sevk ve idare hatasından dolayı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kazanın gerçekleştiği raporlanmıştır. Gerçekten de kaza mahallinde hız limiti 75 km'dir. Ayrıca kaza tespit tutanağında da belirlendiği gibi davacının aracı kazadan sonra 5. Viteste takılı kalmıştır. Bunlarla birlikte gerek soruşturma dosyasında gerekse mahkememiz dosyasında davacı tarafça bunun aksi ortaya konulamamıştır. Dosyamız kapsamındaki bilirkişi raporu kazadan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile de uyumludur....


