Tasfiyeye konu mal elden çıkarılmışsa, mahkemece değer artış payı alacağı hesabında hakkaniyete uygun olarak değer tespiti yaptırılmalıdır(TMK’nun 227/2. m). Artık değere katılma alacak isteği söz konusu olduğunda, davalı eş TMK'nun 229. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda malı elden çıkarmışsa, başkasına devredilen malvarlığı mevcutmuş gibi tasfiye hesabına dahil edilir ve devir tarihindeki değeri esas alınır (TMK'nun 235/2. m). Tasfiyeye konu malvarlığında, katkı tarihinden sonra değerinde azalma olmuşsa, katkının başlangıçtaki değer esas alınır (TMK’nun 227/1. m). Denkleştirmede ise, aksine değer azalması olması durumunda azalmış hali ile değerlendirilir (TMK’nun 230). Somut olaya gelince taraflar, 04.02.1980 tarihinde evlenmiş; 15.07.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 12.04.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son)....
yapmaları bağış olarak değerlendirilemeyeceğine, eşler arasında dayanışma, güven ve sadakat esas olduğuna ve devredene ağır yükümlülük getiren kazandırmanın bağış olarak değerlendirilmesi için, bağış amacını taşıyan davranış ve iradenin duraksamaya yer vermeyecek şekilde olması geretiğine ve bağışa ilişkin olarak takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı-davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b- Birleşen davaya konu 23 nolu meskene ilişkin katılma alacağı yönünden temyiz itirazları incelendiğinde; Tasfiyeye konu taşınmazın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 sayılı TMK'nun 202/1.maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma...
Bu istek mal rejiminin tasfiyesi halinde, istenilecek katkı payı, değer artış payı veya artık değere katılma alacağı olarak nitelendirilemez ve değerlendirilemez. Bu tür eşyalarla İlgili dava, boşanmanın fer'i (eki) niteliğinde davalar olarak da düşünülemez. O halde, eşyaların aynen geri verilmesine İlişkin istihkak davaları her zaman açılabildiğinden zamanaşımına tabi değildirler (8. HD 17.12.2009 tarih, 2009/2348 E., 2009/6173 K.; 2. HD 28.06.2006 tarih, 2006/843-8767 E.K.). Dava konusu eşyaların aynen mevcut olmadığının belirlenmesi halinde ise, eşyaların toplam bedeline karar verilmesi gerekeceğinden bu halde, somut olayda zamanaşımı söz konusu olur. Taraflar 23.09.2002 tarihinde evlenmişler, 30.04.2004 tarihinde açılan ve kabulle sonuçlanan, 05.06.2006 tarihinde kesinleşen boşanma kararıyla boşanmışlardır....
Mal rejiminden kaynaklanan istekler boşanmanın eki niteliğinde istekler olmadığından anlaşma ya da protokol, mal rejimlerini de kapsıyor ise, bu takdirde taşınır ve taşınmaz mal niteliğinde bulunan katkı payı ya da artık değere konu olan bu tür eşyaların açık bir biçimde tek tek, bentler halinde protokolde yer alması gerekir. Somut olayda, herhangi bir açık ibare bulunmamaktadır. Sadece, "tarafların evlilik birliğinin devamı esnasında alınan mallar ile ev eşyalarını aralarında paylaştıkları için bu konuda herhangi bir anlaşmazlıkları bulunmadığını " ibaresi yer almaktadır. Mal tabirinin tüm taşınır ve taşınmazları kapsadığını kabul etmek mal rejimi davalarının mantığına ve hakkın özüne aykırı düşer. Mal tabiri oldukça dar bir kavramdır. Bu nedenle bu tabirin katkı payı ya da edinilmiş mallardan kaynaklanan taşınmaz ya da taşınır niteliğindeki eşyaları da kapsadığının kabulüne olanak bulunmamaktadır....
Tanzim edilen 04.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda 1. ihtimal olarak; kesinleşen hizmet tespiti kararına göre davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı ve davacının davalı eşine işyerinde yardım ettiği hususunda maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği kanaatine ulaşılması halinde, davacının davalıdan işçilik alacaklarına ilişkin bir talebinin olamayacağı, davacının davalı eşinin işyerinde karşılık almadan çalışmasının ancak Aile Mahkemesinde açılacak mal rejiminin tasfiyesi, artık değere katılma, katkı payı ve değer artış payı alacağı davasına konu edilebileceği belirtilmiştir. 2. ihtimal olarak ise davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisinin (hizmet akdinin) bulunduğunun kabulü halinde 6098 sayılı Kanun uyarınca sigortalı çalışmasının bulunduğu 17.01.2012-11.05.2013 dönemine ait olmak üzere ücret alacağı ve ihbar tazminatı hesaplanmıştır. Mahkemece taraflar arasında hizmet tespitine ilişkin davanın ... 1....
Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkıdır (Türk Medeni Kanunu (TMK), Resmi Gazete 24607 (08.12.2001), Kanun No 4721, md. 227,f.1, md. 231, md. 236, f.1) (YİBGK, 1953/8 E., 1953/7 K.). 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkıdır. (4721 sayılı Kanun, md.227/1, md.231 md.236/1), (YİBGK; 1953/18 E., 1953/7K.) 3. Somut olayda, Mahkemece, davanın muvazaaya dayalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan hukuki nitelendirme hatalı hatalı olmuştur. Şöyle ki, davacının dava dilekçesinde taşınmazın mal kaçırmak amacıyla devredildiği belirtilerek kaydın iptali ile önceki malik davalı eş adına değil, davacı adına tesciline karar verilmesi talep edildiği anlaşılmakla, iddianın ileri sürülüş şekline göre, dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan kooperatif kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir....
def'inde bulunulduğuna, Mahkemece uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı vekilinin tüm ve davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalılar vekilllerinin davacı lehine muhdesat tespiti hükmüne yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı hakları doğar....
ile de tescil istekleri kabul edilmez ise, katılma alacağı isteğinde bulunduklarını belirtmiştir....
in mirasçıları olduğu, aralarında 04.02.2013 tarihli kısmi miras taksim sözleşmesi yapıldığı, davanın TMK'nin 236/1. maddesi uyarınca mirasçının sağ kalan eşe karşı açtığı bir dava olduğu, TMK'nin 236/1.maddesi gereğince ölen eşin mirasçılarının sağ kalan eşe mal rejimi tasfiyesi davası açabilecekleri, kısmi miras taksim sözleşmesi gereğince murisin tüm mal varlığının taksim edilmediğinin anlaşıldığı, belirtilen sözleşmenin muristen gelen tüm mal varlığına ilişkin miras payı açısından tarafların birbirini ibra ettikleri anlamına gelemeyeceği, davacının mal rejimi tasfiyesi kapsamındaki haklarından feragat etmediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davaya konu mal varlığının değerleri belirlenerek ve tarafların bildirdikleri deliller değerlendirilerek davacının talep ettiği katkı payı, değer artış payı, artık değere katılma payı alacağı hakkında karar verilmesi için kararın bu yönden kaldırılmasına, belirtilen hususlara...


